VİY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "viy" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. viy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu viy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde viy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

VİYOLONSELİST

12 harfli kelimeler

VİYOLONSELCİ

11 harfli kelimeler

VİYOLACILIK

10 harfli kelimeler

VİYAKLAMAK, VİYOLONSEL, VİYOLONİST

9 harfli kelimeler

VİYAKLAMA

8 harfli kelimeler

VİYOLACI

7 harfli kelimeler

VİYOZİN, VİYADÜK

6 harfli kelimeler

VİYALE, VİYOLA

5 harfli kelimeler

VİYOL, VİYAL, VİYAK

4 harfli kelimeler

VİYA

3 harfli kelimeler

VİY

Bazı kelimelerin anlamları

VİY

Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.

VİYOLA

Kemana benzer, kemandan büyük bir çalgı, alto.

VİYOLONİST

Viyolacı.

VİYOL

Satış sırasında yumurtayı korumayı amaçlayan, atık malzemeden yapılmış özel kap.

VİYOZİN

tRNA'da bulunan, guanozinin üç azot içeren çok fazla değişmiş bir şekli, urasil ya da sitozin ile çift yapabilen bir nükleosit.

VİYOLONSEL

Viyoladan büyük, kontrbastan küçük, dört sürtme telli bir orkestra çalgısı, çello.

VİYALE

Söğüt ağacı.

VİYOLONSELCİ

Viyolonsel yapan veya satan kimse. Viyolonsel çalan sanatçı, viyolonselist.

VİYADÜK

Köprü yol.

VİYAKLAMA

Viyaklamak işi.

VİYAL

Isıya dayanıklı plastik malzemeden yapılmış çoğunlukla vida kapaklı plastik numune saklama tüpü.

VİYOLONSELİST

Viyolonselci.

VİYOLACILIK

Viyola çalma işi.

VİYOLACI

Viyola çalan kimse, viyolonist.

VİYAKLAMAK

"Viyak" diye ses çıkararak bağırmak, ağlamak.

VİYAK

Bebeğin ağlarken çıkardığı ses.

  -   -   -  

Anlamında VİY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VİY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇELLO

Viyolonsel.

ÇASAR

Viyana'da oturan Alman imparatoruna verilen unvan.

DÜZEYSİZ

Düzeyi, değeri düşük, bayağı olan, seviyesiz.

DÜŞÜKLÜK

Düşük olma durumu. Kurallara uymama durumu. Adilik, bayağılık, seviyesizlik.

FİZİKÇİ

Fizik bilgini veya fizikle uğraşan kimse. Fizik tedaviyle uğraşan doktor. Fizik öğretmeni.

DÜZEÇLEME

Aynı düzeye getirme, yüzey ayrımlarını ölçme, tesviye. Bir yerin değişik noktalardaki yükseltisini, deniz yüzeyi göre belirlemek için yapılmış olan işlemlerin bütünü.

GÖKÇÜL

Maviye çalan renk. Gökle ilgili, semavi. Bu renkte olan.

DÜZLEMEK

Düz duruma getirmek, tesviye etmek.

DÜZEY

Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

DÜZEYSİZLİK

Düzeyi, değeri düşük, bayağı olma durumu, seviyesizlik.

DÜZEYLİ

Düzeyi, değeri olan, seviyeli.

BERKİTMEK

Sağlamlaştırmak, tahkim etmek, takviye etmek.

DÜZEÇ

Bir yüzeyin eğiklik derecesini anlamaya yarayan araç, tesviye aleti.

AÇISAL

Açı ile ilgili, zaviyevi.

FASILASIZ

Kesintisiz. Durmadan, ara vermeden, biteviye.

GÖKŞİN

Maviye yakın renk. Bu renkte olan.

DÜZLEME

Düzlemek işi, tesviye.

BERKİTME

Sağlamlaştırma, tahkim, takviye.

ALTO

Viyola. Kontralto.

GOFRET

Üzeri petek biçiminde, arasında krema bulunan, bisküviye benzer tatlı, hafif bir yiyecek.