Sonu VER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ver" olan, toplam 150 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ver ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ver olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ver olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

CUMHURİYETPERVER

15 harfli kelimeler

TELEVİZYONSEVER

14 harfli kelimeler

HÜRRİYETPERVER, MİLLİYETPERVER

13 harfli kelimeler

EDEBİYATSEVER, HAMİYETPERVER, MENFAATPERVER, MİLLİYETSEVER, MİSAFİRPERVER, TERAKKİPERVER

12 harfli kelimeler

KARINCASEVER, TİYATROSEVER

11 harfli kelimeler

HAYIRPERVER, İYİLİKSEVER, MİLLETSEVER, SİNEMASEVER, ŞİKEMPERVER, VATANPERVER, YARDIMSEVER, HAYALPERVER, HAYVANSEVER, KROSİNGOVER

10 harfli kelimeler

ALMANSEVER, BARIŞSEVER, BİÇERDÖVER, ÇİÇEKSEVER, HAYIRSEVER, KİTAPSEVER, KONUKSEVER, MUTASAVVER, MÜZİKSEVER, SANATSEVER, SULHPERVER, VATANSEVER, DIŞKISEVER, BİLİMSEVER, DEMİRDÖVER, DÖNERDÖVER

9 harfli kelimeler

DOĞASEVER, SPORSEVER, SULHSEVER, ULUSSEVER, YURTSEVER, AĞAÇSEVER, CANPERVER, EKİNDÖVER, TANRIÖVER

8 harfli kelimeler

BAŞYAVER, DİLSEVER, HAKSEVER, MUSAVVER, MÜDEVVER, MÜNEVVER, REVOLVER, SERYAVER, CANSEVER, CENGAVER, ÇAHCAVER, ÇAKCAVER, GÖKSEVER, GÜLSEVER, ĞOÇĞOVER, HOLDEVER, LÜVELVER, MAHDÜVER, MÜSEVVER, ŞEMSAVER, TANSEVER, YAĞDÖVER

7 harfli kelimeler

DİLAVER, ÖZSEVER, SEMAVER, AYSEVER, ERSEVER, GÜLAVER, HOLEVER, HÜDAVER, İLSEVER, İŞSEVER, KADAVER, KAĞAVER, KELEVER, LALAVER, MÜCÜVER, NEŞEVER, NİNAVER, OKSEVER, ŞİNAVER, ÜNSEVER

6 harfli kelimeler

MİHVER, MÜCVER, MÜRVER, ELÖVER, GELVER, GÜLVER, GÜNVER, HAZVER, HİZVER, KANVER, KOLVER, MUTVER, MÜZVER, NURVER, NÜYVER, PELVER, PERVER, SANVER, SELVER, SERVER, SONVER, ŞANVER, TACVER, TANVER, TİLVER, TRUVER

5 harfli kelimeler

DÜVER, SEVER, YAVER, ALVER, AYVER, BÜVER, DAVER, DÖVER, DUVER, ELVER, ENVER, FEVER, GEVER, GOVER, GÖVER, GUVER, GÜVER, HAVER, HEVER, KEVER, KOVER, KÖVER, KUVER, LİVER, LOVER, LÖVER, LÜVER, OKVER, ÖZVER, ROVER, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ÖVER

3 harfli kelimeler

VER

Bazı kelimelerin anlamları

VER

Çapalama, ayıklama: Ver zamanı geçiyor, bostana bakamadım.

İYİLİKSEVER

Hayırsever.

KARINCASEVER

Karınca yiyerek beslenen ve karınca yuvası çevresinde yaşayan böcek.

HÜRRİYETPERVER

Hürriyetçi.

MİSAFİRPERVER

Konuksever.

MENFAATPERVER

Çıkarcı.

TELEVİZYONSEVER

Televizyon sanatını, kültürünü benimsemiş, televizyona bundan dolayı bağlı olan kimse; televizyonu bilerek seven izleyici.

CUMHURİYETPERVER

Cumhuriyetçi.

TERAKKİPERVER

İlerici.

MİLLİYETPERVER

Ulussever.

HAMİYETPERVER

Hamiyetli.

HAYIRPERVER

Hayırsever.

TİYATROSEVER

Tiyatro tutkusu olan, tiyatroyu seven kimse. Tiyatro tutkunu. Tiyatro sanatına sıkıca bağlı, tiyatro kültürü edinmiş kişi. Tiyatro sanatını, kültürünü edinmiş, tiyatroya köklü olarak bağlı olan kişi.

MİLLİYETSEVER

Milliyetçi.

EDEBİYATSEVER

Edebiyata tutkun.

MİLLETSEVER

Milletini seven (kimse).

  -   -   -  

Anlamında VER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

AFERİST

Dalavereci.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ADLANMAK

Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

ADLANDIRMAK

Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.