Sonu VES ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ves" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ves ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ves olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ves olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

VES

Huy, davranış. Fes.

KEVES

Başaklı iri saman.

HEVES

İstek, eğilim, arzu, şevk. Gelip geçici istek.

MUKAVVES

Kavisli, eğri, eğmeçli.

AVES

Bütün kuşların içinde bulunduğu sınıf.

MÜLEVVES

Kirli, pis. Karışık, düzensiz.

  -   -   -  

Anlamında VES bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VES geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİLEK

Gülgillerden, sapları sürüngen, çiçekleri beyaz bir bitki. Bu bitkinin güzel kokulu, pembe, kırmızı renkli meyvesi.

ARZULU

İstekli, hevesli.

CİLVESİZ

Cilvesi olmayan.

AYVA

Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.

CEPHELEŞMEK

Farklı düşünce ve istekler çerçevesinde zıt birlikler oluşturmak.

ASKILIK

Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

ARMUT

Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.

AYTIŞMAK

Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.

ANANAS

Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç (Ananas sativus). Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi.

BELGE

Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb., vesika, doküman.

ÇİTLEMBİK

Kara ağaçgillerden, düz kabuklu, kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç, çıtlık, menengiç (Celtis australis). Bu ağacın mercimekten büyük, yuvarlak, buruk lezzette meyvesi.

CİLVELİ

Cilvesi olan, cilve yapan, cilvekâr, cilvebaz.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ARZU

İstek, dilek. Heves.

BRİZBİZ

Pencerelerin çerçevesine, içeriden tutturulan bir tür ince perde.

ÇERÇEVELEME

Çerçevelemek işi. Filmi çekilecek başlıca cismin gerek büyüklük gerek yer bakımından görüntü çerçevesine göre düzenlenmesi işi.

AMATÖR

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.

BERGAMOT

Turunçgillerden bir ağaç (Citrus bergamia). Bu ağacın, kabuklarından reçel yapılmış olan ve esans çıkarılan meyvesi.