VER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ver" olan, toplam 177 adet kelime bulunmaktadır. ver ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ver ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ver olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

VERİMSİZLEŞTİRMEK

16 harfli kelimeler

VERGİLENDİRİLMEK, VERİMSİZLEŞTİRME

15 harfli kelimeler

VERGİLENDİRİLME, VERÜGELİPDURMAK

14 harfli kelimeler

VERGİLENDİRMEK, VERHOEFFBOYASI, VERİMSİZLEŞMEK

13 harfli kelimeler

VERDİNİKTERUS, VERESİYECİLİK, VERGİLENDİRME, VERİMSİZLEŞME, VERMİKÜLASYON, VERNALİZASYON

12 harfli kelimeler

VEREVİLENMEK, VERİBİNİLMEK, VERİLEBİLMEK, VERNİKLENMEK, VEROSİTOKSİN

11 harfli kelimeler

VERDOFLAVİN, VEREPLENMEK, VERİLEBİLME, VERİMSİZLİK, VERİŞTİRMEK, VERİYERŞİNA, VERMİFORMİS, VERMİNASYON, VERNİKLEMEK, VERNİKLENME, VERTEBRALİS

10 harfli kelimeler

VEREBİLMEK, VERECEYHLİ, VEREPLEMEK, VERESİYECİ, VERGİCİLİK, VERGİLEMEK, VERİKLEMEK, VERİLDEMEK, VERİMLİLİK, VERİNİLMEK, VERİŞTİRME, VERİVERMEK, VERMEYİŞİN, VERMİFUGAL, VERMİKULİT, VERMİKULOZ, VERMİKÜLER, VERMİKÜLÖZ, VERMİNOTİK, VERMİNOZİS, VERMİSİDAL, VERMİYECAM, VERNİKLEME, VEROTOKSİN, VERTEBRATA, VERTİKALİS, VERTİKİLUS, VERÜGELMEK

9 harfli kelimeler

VERAPAMİL, VERDİRMEK, VEREBİLME, VEREBİMEK, VERECEKLİ, VERGİLEME, VERİCİLİK, VERİLMEME, VERİMLEME, VERİVERME, VERMİSSİM, VERNİKSİZ, VERSATİLE, VERYANSIN

8 harfli kelimeler

VERDİMDİ, VERDİNAZ, VERDİRME, VEREBİNE, VERENDAR, VERESİYE, VEREVİNE, VERGİNEN, VERGİSİZ, VERİLMEK, VERİMCEK, VERİMKAR, VERİMSİZ, VERİŞMEK, VERİYNEN, VERLEMEK, VERMİFUJ, VERMİFÜJ, VERMİKÜL, VERMİNAL, VERMİNÖZ, VERMİSİT, VERNİKLİ, VERONİCA, VERONİKA, VERRUKÖZ, VERRÜKÖZ, VERSİYON, VERTEBRA, VERTİKAL

7 harfli kelimeler

VERANDA, VERASET, VERECEK, VEREGEN, VEREĞAN, VERELLİ, VEREMLİ, VERESET, VERGİCİ, VERGİLİ, VERİLER, VERİLİŞ, VERİLME, VERİMAY, VERİMLİ, VERİNTİ, VERİŞİK, VERİŞİM, VERKSİT, VERNİYE, VERRUKA, VERSSİZ, VERTEKS, VERTİGO

6 harfli kelimeler

VERANE, VERESE, VERESİ, VEREVİ, VERGEL, VERGİN, VERİCİ, VERİGA, VERKAÇ, VERKER, VERMEK, VERMİN, VERMİS, VERMİŞ, VERMUT, VERNİK, VERONE, VERSEK, VERŞAN, VERTEP, VERUGA, VERVEÇ

5 harfli kelimeler

VERAL, VERAM, VERAN, VERAŞ, VERDA, VERDİ, VEREB, VEREF, VEREK, VEREM, VEREN, VEREP, VEREŞ, VERET, VEREV, VERGİ, VERHA, VERİK, VERİM, VERİŞ, VERİT, VERME, VERNİ, VERRÜ

4 harfli kelimeler

VERA, VERE, VERİ, VERO

3 harfli kelimeler

VER

Bazı kelimelerin anlamları

VER

Çapalama, ayıklama: Ver zamanı geçiyor, bostana bakamadım.

VERNALİZASYON

Çiçek açma ya da erken çiçek vermek üzere bitkinin ya da tohumlarının soğuğa maruz bırakılması.

VERGİLENDİRMEK

Bir kimseyi veya bir şeyi vergiye bağlamak.

VERDİNİKTERUS

Safra stazından doğan ve derinin yeşil renk aldığı sarılık.

VERİMSİZLEŞME

Verimsizleşmek durumu.

VERGİLENDİRİLMEK

Vergilendirme işi yapılmak.

VEREVİLENMEK

Eğrilmek.

VERGİLENDİRME

Vergilendirmek işi.

VERİMSİZLEŞTİRME

Verimsizleştirmek durumu.

VERİMSİZLEŞMEK

Verimsiz duruma gelmek.

VERÜGELİPDURMAK

İleriden beri vermek, veregelmek, devamlı surette vermek.

VERMİKÜLASYON

Solucana benzer hareket, peristaltik.

VERGİLENDİRİLME

Vergilendirilmek işi.

VERESİYECİLİK

Veresiyeci olma durumu.

VERİMSİZLEŞTİRMEK

Verimsiz duruma getirmek.

VERHOEFFBOYASI

Elastik dokunun ortaya konmasında kullanılan histolopatolojik boya.

  -   -   -  

Anlamında VER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

ADLANDIRMAK

Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.

AGANTA

Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.

AFERİST

Dalavereci.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ABRA

Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

ADAMAK

Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ADLANMAK

Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.