Kelimeler arşivi içinde; başında "vant" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. vant ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vant ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vant olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VANTİLATÖR, VANTİRATOR
VANTRİLOK
VANTUZ
VANT
VANT
Giysinin, eşyanın dış yüzü.
VANTİRATOR
Fransızca kökenli ventilateur: vantilatör.
VANTUZ
Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet, çekmen.
VANTRİLOK
Karnından konuşan.
VANTİLATÖR
Sıcak ve durgun havayı dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet. Motorlu taşıtların iç havasını değiştirmeye yarayan düzen. Mekanik veya elektronik bir aletin soğutma düzeneği. Bazı tarım alet veya makinelerinde tohumları savurmak, temizlemek için içeriye hava çeken alet.
Bu bölümde tanımı içerisinde VANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOLONYA
İçinde, limon, lavanta, tütün vb. bitkilerin yağı bulunan, hafif kokulu alkollü bir madde.
KAZANIM
Kazanma işi. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak, avantaj.
LAVANTİN
Lavanta çiçeğinin bir başka türü.
LAVANTALIK
Lavanta kokusunu koymaya yarayan şişe.
FAN
Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.
MACERA
Baştan geçen ilginç olay veya olaylar zinciri, serüven, sergüzeşt, avantür. Olmayacakmış gibi görünen iş.
DEZAVANTAJ
Avantajlı olmama durumu.
ÜSTÜNLÜK
Üstün olma durumu, faikiyet, rüçhan, avantaj.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
YARAR
Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.
AFANTA
Avanta. Bedava, beleş.
YARARLI
Yarar sağlayan, yararı olan, yarayışlı, faydalı, nafi, avantajlı.
YARARSIZ
Yarar sağlamayan, yararı olmayan, işe yaramayan, yarayışsız, faydasız, nafile, avantajsız.
LAVANTACI
Lavanta yapan kimse. Gezici olarak esans satan kimse.
BALLIBABAGİLLER
Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.
AVANTAJLILIK
Avantajlı olma durumu.
LAVANTA
Lavanta çiçeğinden yapılmış olan ispirtolu esans.
AVANTACILIK
Avantacı olma durumu.
ASETABULUM
Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. Böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. S.Arachnida'da koksanın cebi. Şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. Sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. Trematodların arka çekmeni. Böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. Arachnida'da koksanın cebi. Sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. Sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar.
ALAVANTI
Telâş ve hiddet: Bir alavantı ile geldi.