Sonu VARE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vare" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vare ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vare olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BİNMİRVARE

7 harfli kelimeler

FEVVARE, NEVVARE, ZELVARE

6 harfli kelimeler

CİVARE, HAVARE, KAVARE, ŞİVARE

5 harfli kelimeler

AVARE

4 harfli kelimeler

VARE

Bazı kelimelerin anlamları

VARE

Çekiç.

NEVVARE

Ağaç çiçeği.

ZELVARE

Mutaflara çuval, torba dokurken gerekli olan, tezgâhtaki çözgü iplerine ağızlık açan 125 cm. boyunda bir ağaç.

AVARE

İşsiz, işsiz güçsüz, başıboş, aylak.

CİVARE

Sigara.

ŞİVARE

Türkü.

KAVARE

Kabara, büyük ayakkabı çivisi.

HAVARE

Gelin baba evinden alınırken söylenen bir türkü.

FEVVARE

Fıskiye.

BİNMİRVARE

Hiç durmadan.

  -   -   -  

Anlamında VARE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYMANA

Avare, başıboş, aylak.

AYLAK

İşsiz, boş gezen, avare (kimse).

AYLAKLIK

Aylak olma durumu, işsizlik, avarelik.

AVARACI

Şaşkın, kararsız, beceriksiz, işsiz, avare. Avara şeyler toplıyan kimse: Bizim bağa giren avaracılar asmaları hep kırmışlar.

BERHAY

Feryat, acı acı bağırış, haykırış, çığlık, ağıt. Derebeyi, mütegallibe, zorba. Serseri, avare.

AVARELEŞME

Avareleşmek durumu.

AVATALİ

Şaşkın, kararsız, beceriksiz, işsiz, avare.

AYLAKÇILIK

Aylakçı olma durumu. İşsizlik, avarelik.

AVARELEŞTİRME

Avareleştirmek işi.

ÇARPANA

Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil. Zilli def. Zilli maşa. Eski ayakkabı. Eski deri parçası. Deri kırıntıları. Dört beş metre uzunluğunda yün kuşak. Araba tekerleğine konulan sert bir tabla. Serseri, avare. Tavukların kaçmasını önlemek için ayaklarına takılan şey. Dokuma tezgahının bir parçası olan dört delikli kare biçiminde bir tahta. (Yenikent Aksaray Niğde; Saçıkaralı ve Sarıkeçeli aşiretleri Adana).

SUNEPA

Onun bunun kapısında amaçsız dolaşan, avarelik eden : Sunepa köpek koyun beklemez.

VAGUS

Beyinden çıkan ve iç organlara giden onuncu sinir. Böceklerde iç organlara giden yardımcı sink sistemi. Serseri, başıboş, avare. Beyinden çıkan onuncu sinir. Böceklerde iç organlara giden yardımcı sinir sistemi.

NABEKAR

Yararsız, işe yaramaz. Serseri, haylaz, avare, işsiz.

PITIRPITIR

Kibrit gibi eczalı bir çeşit nesne: Çocuklar bir pıtırpıtırı divare çalıp yakarak karıların arasına atup kaçtılar.

AVARELEŞTİRMEK

Avare duruma getirmek.

ÇULTUTMAZ

Giysi ve mal değeri bilmeyen, derbeder, serseri, avare (kimse).

AZMIRTI

Soyu bozuk, dejenere, yoz. Geçim kaygısı duymayan, mesuliyetsiz, avare.

AĞARA

Avare, işsiz, boş gezen.