Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vare" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vare ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında vare olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİNMİRVARE
FEVVARE, NEVVARE, ZELVARE
CİVARE, HAVARE, KAVARE, ŞİVARE
AVARE
VARE
VARE
Çekiç.
AVARE
İşsiz, işsiz güçsüz, başıboş, aylak.
ZELVARE
Mutaflara çuval, torba dokurken gerekli olan, tezgâhtaki çözgü iplerine ağızlık açan 125 cm. boyunda bir ağaç.
KAVARE
Kabara, büyük ayakkabı çivisi.
CİVARE
Sigara.
HAVARE
Gelin baba evinden alınırken söylenen bir türkü.
BİNMİRVARE
Hiç durmadan.
FEVVARE
Fıskiye.
ŞİVARE
Türkü.
NEVVARE
Ağaç çiçeği.
Bu bölümde tanımı içerisinde VARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVATALİ
Şaşkın, kararsız, beceriksiz, işsiz, avare.
VAGUS
Beyinden çıkan ve iç organlara giden onuncu sinir. Böceklerde iç organlara giden yardımcı sink sistemi. Serseri, başıboş, avare. Beyinden çıkan onuncu sinir. Böceklerde iç organlara giden yardımcı sinir sistemi.
PITIRPITIR
Kibrit gibi eczalı bir çeşit nesne: Çocuklar bir pıtırpıtırı divare çalıp yakarak karıların arasına atup kaçtılar.
AYMANA
Avare, başıboş, aylak.
AYLAKÇILIK
Aylakçı olma durumu. İşsizlik, avarelik.
ÇARPANA
Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil. Zilli def. Zilli maşa. Eski ayakkabı. Eski deri parçası. Deri kırıntıları. Dört beş metre uzunluğunda yün kuşak. Araba tekerleğine konulan sert bir tabla. Serseri, avare. Tavukların kaçmasını önlemek için ayaklarına takılan şey. Dokuma tezgahının bir parçası olan dört delikli kare biçiminde bir tahta. (Yenikent Aksaray Niğde; Saçıkaralı ve Sarıkeçeli aşiretleri Adana).
NABEKAR
Yararsız, işe yaramaz. Serseri, haylaz, avare, işsiz.
AYLAKLIK
Aylak olma durumu, işsizlik, avarelik.
AVARACI
Şaşkın, kararsız, beceriksiz, işsiz, avare. Avara şeyler toplıyan kimse: Bizim bağa giren avaracılar asmaları hep kırmışlar.
AVARELEŞTİRME
Avareleştirmek işi.
AVARELEŞTİRMEK
Avare duruma getirmek.
AĞARA
Avare, işsiz, boş gezen.
AVARELEŞME
Avareleşmek durumu.
BERHAY
Feryat, acı acı bağırış, haykırış, çığlık, ağıt. Derebeyi, mütegallibe, zorba. Serseri, avare.
ÇULTUTMAZ
Giysi ve mal değeri bilmeyen, derbeder, serseri, avare (kimse).
AYLAK
İşsiz, boş gezen, avare (kimse).
AZMIRTI
Soyu bozuk, dejenere, yoz. Geçim kaygısı duymayan, mesuliyetsiz, avare.
SUNEPA
Onun bunun kapısında amaçsız dolaşan, avarelik eden : Sunepa köpek koyun beklemez.