Kelimeler arşivinde; içinde "vari" olan, toplam 51 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vari bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vari ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vari olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
LEVARİKEPENBESİ
PASKUVARİYELLO
VARİKOZİTELER, PEYGAMBERVARİ
AMERİKANVARİ, PERİOVARİTİS
VARİSEKTOMİ, MAHALLEVARİ, NEOVARİKAİN
YENGEÇVARİ, SLOGANVARİ, VARİKOSİTE, ÇAPRAZVARİ
SÜVARİLER, SUVARİLİK, VARİDATLİ, VARİKOSEL, VARİKÖZİS, VARİMİSSE, KAVARİLİK, BALONVARİ, VARİYETLİ, KUKLAVARİ, SÜVARİLİK, HAVARİLİK, VARİDATÇI
OVARİKUS, OVARİTİS, VARİSSİZ, TÜRKVARİ, VARİYETE, VARİKOİT
VARİSLİ, HAÇVARİ, VARİDAT, SVARİTA, VARİYET, VARİKÖZ, PERVARİ
HAVARİ, VARİKS, KUVARİ, SÜVARİ, SUVARİ, SİVARİ, VARİDE
VARİK, VARİS, VARİL, VARİT
VARİ
VARİ
Maymunlar (Primates) takımının, makigiller (Lemuridae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 50 cm kadar kuyruğu olan, kara, beyaz ya da kanşık renkli, Madagaskar'da yaşayan bir tür. (Lemur variegatus) Maymunlar (Primates) takımının makigiller (Lemuridae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 50, kuyruğu 50 cm. Kara, beyaz ya da karışık renklidir. Madagaskarda yaşar.
AMERİKANVARİ
Amerikalıya yakışan bir biçimde, Amerikalı gibi.
SÜVARİLER
Sivas şehri, İmranlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
LEVARİKEPENBESİ
Mor renk.
VARİKOSİTE
Flebektazi. Varis. Varisten etkilenmiş toplardamar.
PASKUVARİYELLO
İtalya halk doğaçlama tiyatrosunda yaşlı bir âşık tipi. Genellikle uşaktır.
MAHALLEVARİ
Mahalle yaşayışına uygun.
ÇAPRAZVARİ
Çaprazlama.
SUVARİLİK
Pantolon ya da don dizlerine vurulan yama.
PERİOVARİTİS
Yumurtalık etrafındaki dokuların yangısı, periooforitis.
NEOVARİKAİN
Etanol amine verilen ad.
VARİSEKTOMİ
Varisin operasyonla çıkarılması.
VARİKOZİTELER
Postgangliyonik miyelinsiz sinir liflerinin efektör hücrelerle kavşak yapan uç kısımlarında tespih dizisine benzer biçimde sıralanmış düğümler.
SLOGANVARİ
Basmakalıp. Slogana benzer.
YENGEÇVARİ
Yengeç yürüyüşüne benzer bir biçimde.
PEYGAMBERVARİ
Peygamber gibi. Peygamberce.
Bu bölümde tanımı içerisinde VARİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YOKSUL
Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
ATLI
Atı olan. Ata binmiş kimse, süvari. Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı).
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya.
CERİDE
Gazete. Tutanak, kayıt defteri. Süvari kolu.
SÜVARİLİK
Süvari olma durumu. Pantolonun dizine ve arkasına konulan parça.
ORDUBOZAN
Oyunbozan. Arabozan. Varis.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
VARİSSİZ
Varisi olmayan.
HAVARİLİK
Havari olma durumu.
SUBAŞI
Şehirlerin güvenlik işlerine bakan görevlilerin başı. Osmanlılarda kapıkulu süvarileri arasından, savaş zamanı güvenlik işlerine bakmak, barış zamanı da vergi toplamak işleri için ayrılan kimse. Rumeli'de çiftlik kâhyası. Acemi ocaklarında küçük aşamalı subay.
BASMAKALIP
Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan, harcıâlem, klişe. Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan bir biçimde, sloganvari.
GELİR
Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.
APOTR
Yardımcı, koruyucu, havari.
YOKSULLUK
Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.
BASUR
Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit.
ÇIRÇIL
Gemilere fıçı, varil vb. yükü yükleme, boşaltma sırasında kullanılan iki tarafı kancalı sapan.
ÇARKACI
Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker.
LEJYON
Eski Romalılarda piyade ve süvarinin oluşturduğu askerî birlik. Fransa'da genel olarak yabancılardan kurulu, birkaç takımdan oluşan piyade birliği.
VARLIK
Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.