Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uv" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uv ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uv olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TALAĞAURUV, KIZILAVRUV
TELAURUV
TIŞIRUV
ABARUV, ZUVZUV, SIRKUV
AVRUV, DİDUV, GILUV, ARYUV
ARUV, ALUV, AÇUV, ABUV, UZUV
HUV, KUV, SUV, YUV
UV
UV
Av.
GILUV
Eşek yavrusu, sıpa.
ABARUV
Şaşma ve korku ünlemi.
ARYUV
Güzel.
SIRKUV
Sırnaşık.
DİDUV
Köpek yavrusu.
TIŞIRUV
Kadın, hanım.
AÇUV
Hiddet, gazap, öfke.
ZUVZUV
Geveze.
TALAĞAURUV
Şarbon hastalığı.
ARUV
Güzel.
KIZILAVRUV
Kuşpalazı, difteri.
ALUV
Üzüntü ile karışık şaşkınlık, korku bildirir ünlem.
ABUV
Şaşma ve korku ünlemi. Acı bildirir bir ünlem.
TELAURUV
1.Tifüs. 2.Beyin humması.
AVRUV
Hasta.
Bu bölümde tanımı içerisinde UV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
ALMAÇ
Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
AĞAÇDELEN
Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek.
ALÇICI
Alçı taşını çıkaran kimse. Tavan ve duvarların alçı ile kaplanmasında çalışan işçi.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.
AĞNAMAK
Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.
AMİTOZ
Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.
AÇIT
Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.
ABDESTHANE
Tuvalet.
AKTÜALİZM
Edimselcilik. Kuvveden fiile geçmiş olan hâl.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
AMETİST
Süs taşı olarak kullanılan, mor renkte bir kuvars türü.
ALTINBAŞ
Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
AĞINMAK
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.