Sonu UY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uy" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uy ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında uy olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

KÜÇÜKTUY

6 harfli kelimeler

HAYHUY, TOMBUY, SİMRUY, KONÇUY

5 harfli kelimeler

ABRUY, URGUY

4 harfli kelimeler

ABUY, OBUY, UKUY

3 harfli kelimeler

BUY, KUY, HUY, SUY, DUY, TUY, UUY, VUY, ZUY

2 harfli kelimeler

UY

Bazı kelimelerin anlamları

UY

Korku, acı, acıma bildirir ünlem.

HAYHUY

Boş ve sonuçsuz iş veya çaba.

KÜÇÜKTUY

Erzurum ilinde, Pasinler ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

DUY

Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer.

ABUY

Şaşma ve korku ünlemi. Acıma, keder bildirir bir ünlem.

URGUY

Sivrisinek.

HUY

İnsanın yaradılış ve ruh özelliklerinin bütünü, mizaç, tabiat. Alışkanlık.

BUY

Vay gibi, şaşma, alay bildirir ünlem. Endişe ve şaşma ifade eden ünlem; oy!.

KUY

Şal ve bez dokunan dokuma aygıtı. Suyun akarak ağaçlar altında yaptığı oyuklar. Kuyu, bk. kuyi. Şal dokuma tezgahı. (Yavuz Şavşat Artvin).

KONÇUY

Prenses.

ABRUY

Yüz suyu. Irz, namus, şeref, haysiyet.

SUY

Su.

TOMBUY

Bir avuç, bir tutam.

UKUY

Uyku.

SİMRUY

Gümüş yüzlü, gümüş gibi parlak, ışıltılı yüzü olan.

OBUY

Şaşma ünlemi.

  -   -   -  

Anlamında UY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ACUZE

Huysuz, yaşlı kadın.

ABARTICI

Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

ACIKMAK

Yemek yeme gereksinimi duymak.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.