Sonu UZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uz" olan, toplam 564 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında uz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KARACAKILAVUZ, KOMBİNEZONSUZ

12 harfli kelimeler

PROVİZYONSUZ, ERKEKKILAVUZ, PROMOSYONSUZ, RADYASYONSUZ, YILANLICAKUZ

11 harfli kelimeler

KALSİYUMSUZ, BALLIBOYNUZ, DEDİKODUSUZ, DEPOZİTOSUZ, DESTURUNSUZ, HOLDURHOLUZ, KURTULUŞSUZ, PANTOLONSUZ, YUKARIKOPUZ, YUKARISUSUZ

10 harfli kelimeler

BERDELACUZ, HOMURTUSUZ, İSKONTOSUZ, KURUNTUSUZ, OPSİYONSUZ, DELİBOYNUZ, AŞAĞIKOPUZ, BAŞLIYORUZ, CARAŞUVSUZ, CİHANEFRUZ, DİRİLÇOĞUZ, FİYASKOSUZ, HELEZONSUZ, İSPİRTOSUZ, KÜÇÜKSUSUZ, MANYETOSUZ, MOLLATOPUZ, PİYANGOSUZ, RANDEVUSUZ, SAYINTUSUZ, TELEFONSUZ, VURUNTUSUZ

9 harfli kelimeler

ABAJURSUZ, ANASONSUZ, BASTONSUZ, BONCUKSUZ, BOYNUZSUZ, DESTURSUZ, FOSFORSUZ, HOŞNUTSUZ, KONFORSUZ, KURŞUNSUZ, KUSKUNSUZ, KUYRUKSUZ, MİKROPSUZ, MUSLUKSUZ, SORGUÇSUZ, YAĞMURSUZ, ADAMUKSUZ, ÇEKELEVUZ, FİYONKSUZ, GAYRUHSUZ, HINDARSUZ, KADISUSUZ, KARAKAVUZ, LAVABOSUZ, MAHZURSUZ, MESMURSUZ, PANJURSUZ, RİZİKOSUZ, TEKBOYNUZ, TEVAZUSUZ, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

AKORTSUZ, BANYOSUZ, BOYUNSUZ, BOYUTSUZ, BULUTSUZ, BURGUSUZ, BUZULSUZ, COŞKUSUZ, ÇAMURSUZ, ÇOCUKSUZ, ÇUBUKSUZ, DOĞRUSUZ, DOYUMSUZ, DUYGUSUZ, DUYUMSUZ, FALSOSUZ, FÜTURSUZ, HAMURSUZ, HAVUZSUZ, HUDUTSUZ, HUZURSUZ, KABLOSUZ, KABUKSUZ, KADROSUZ, KANUNSUZ, KOPUKSUZ, KORKUSUZ, KOŞULSUZ, KURGUSUZ, KURUMSUZ, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ARGOSUZ, BLOKSUZ, BORÇSUZ, BURSSUZ, DEFOSUZ, DOKUSUZ, DOSTSUZ, GAGAVUZ, KILAVUZ, KOKUSUZ, KONÇSUZ, KONUSUZ, KULPSUZ, KURTSUZ, OĞULSUZ, OLUMSUZ, ONURSUZ, ORDUSUZ, ORUÇSUZ, POSTSUZ, ŞUURSUZ, TAARRUZ, TAPUSUZ, TEMARUZ, TENAKUZ, UĞURSUZ, UMUTSUZ, UYKUSUZ, UYUMSUZ, VİDOSUZ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

BOYNUZ, BOYSUZ, BUMBUZ, BUNSUZ, ÇULSUZ, DONSUZ, HUYSUZ, KARPUZ, KOLSUZ, KUMSUZ, KUNDUZ, KUTSUZ, MAHCUZ, MAHFUZ, MAHMUZ, MAKBUZ, MEKNUZ, MELHUZ, MUTSUZ, NEVRUZ, NURSUZ, POZSUZ, PULSUZ, RUHSUZ, RUJSUZ, SONSUZ, SOYSUZ, SUÇSUZ, TEARUZ, TEMMUZ, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ARMUZ, BUĞUZ, DOKUZ, DOMUZ, HAVUZ, KAPUZ, KAVUZ, KOPUZ, KUDUZ, MARUZ, NÜFUZ, ODSUZ, ONSUZ, OTSUZ, RUMUZ, SUSUZ, TOKUZ, TOPUZ, UÇSUZ, YAVUZ, ADSUZ, ANDUZ, ARSUZ, ASSUZ, AVRUZ, BOĞUZ, BOMUZ, BOYUZ, BULUZ, BUMUZ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ARUZ, BLUZ, OĞUZ, OMUZ, OTUZ, UCUZ, UYUZ, AVUZ, DRUZ, EKUZ, GAUZ, GOUZ, OBUZ, OKUZ, OLUZ, ORUZ, ÖĞUZ, UBUZ, UĞUZ, UJUZ, ULUZ, UMUZ, UPUZ, URUZ, UVUZ

3 harfli kelimeler

BUZ, KUZ, MUZ, RUZ, TUZ, AUZ, CUZ, DUZ, GUZ, NUZ, PUZ, YUZ

2 harfli kelimeler

UZ

Bazı kelimelerin anlamları

UZ

İyi, güzel. İşe yatkın, becerikli, mahir. Masallarda az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik tekerlemesinde "uzak" anlamında kullanılan bir söz.

KOMBİNEZONSUZ

Kombinezonu olmayan.

KALSİYUMSUZ

Birleşiminde kalsiyum bulunmayan.

PROVİZYONSUZ

Bankada karşılığı olmayan (çek).

YILANLICAKUZ

Zonguldak kenti, Devrek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KARACAKILAVUZ

Tekirdağ şehri, Banarlı nahiyesine bağlı bir bölge.

BALLIBOYNUZ

Bakla şeklinde ve kahve renkli, yenilebilen, tatlı bir çeşit meyve.

RADYASYONSUZ

İçinde radyasyon bulunmayan.

PROMOSYONSUZ

Promosyonu olmayan.

DEPOZİTOSUZ

Depozitosu olmayan.

DESTURUNSUZ

Destursuz, izinsiz.

KURTULUŞSUZ

Kurtuluşu olmayan.

HOLDURHOLUZ

Gelişigüzel.

PANTOLONSUZ

Pantolonu olmayan.

DEDİKODUSUZ

Dedikodusu olmayan.

ERKEKKILAVUZ

Somunlara diş açmakta kullanılan pürtüklü çelik araç. (Aksaray Niğde).

  -   -   -  

Anlamında UZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

ABAZAN

Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ACEMBORUSU

Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ABLATYA

Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.

ADIMLIK

Adım uzunluğunda olan.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AFOROZLU

Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ACUZE

Huysuz, yaşlı kadın.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.