Kelimeler arşivi içinde; başında "üç" olan, toplam 148 adet kelime bulunmaktadır. üç ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu üç ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üç olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÜÇDEĞİRMENLER, ÜÇDUTYEŞİLOVA
ÜÇKAĞITÇILIK, ÜÇRENKÇİLLİK
ÜÇKÖŞEDEMİR, ÜÇLERKAYASI
ÜÇHÜYÜKLER, ÜÇKABAAĞAÇ, ÜÇKARAAĞAÇ
ÜÇANBARLI, ÜÇBASAMAK, ÜÇBEŞİKLİ, ÜÇBOYUTLU, ÜÇÇATKILI, ÜÇDEMİRLİ, ÜÇEŞBÖLÜM, ÜÇGENLEME, ÜÇGENÖLÇÜ, ÜÇGÜNLEME, ÜÇĞENÖLÇÜ, ÜÇKAĞITÇI, ÜÇKUYULAR, ÜÇTERİMLİ, ÜÇÜNCÜLÜK
ÜÇAYAKLI, ÜÇÇEYREK, ÜÇDAMLAR, ÜÇEBÖLEN, ÜÇELLEME, ÜÇERLEME, ÜÇGARDAŞ, ÜÇGÜLLÜK, ÜÇGÜLOTU, ÜÇHANLAR, ÜÇHARMAN, ÜÇKALBUR, ÜÇKAPILI, ÜÇKARDAŞ, ÜÇKARDEŞ, ÜÇLEŞMEK, ÜÇOBALAR, ÜÇSANCAK, ÜÇÜZLEME, ÜÇYAPRAK
ÜÇAYLIK, ÜÇBAŞLI, ÜÇBEYLİ, ÜÇBOYUT, ÜÇBÖLÜK, ÜÇBUCAK, ÜÇBUDAK, ÜÇBULAK, ÜÇBÜZME, ÜÇÇATAL, ÜÇDİREK, ÜÇDOĞAN, ÜÇERDEK, ÜÇETEYH, ÜÇEVLER, ÜÇGEDİK, ÜÇGÜLLÜ, ÜÇHÜYÜK, ÜÇIRMAK, ÜÇKAĞIT, ÜÇKAVAK, ÜÇKİRAZ, ÜÇKONAK, ÜÇKÖPRÜ, ÜÇKUBBE, ÜÇKULAK, ÜÇLEMEK, ÜÇLERCE, ÜÇLEŞME, ÜÇLETME, Devamını Oku »»
ÜÇADIM, ÜÇAĞAÇ, ÜÇAĞIL, ÜÇAVLU, ÜÇAYAK, ÜÇDERE, ÜÇERLİ, ÜÇETEK, ÜÇGAZİ, ÜÇGÖZE, ÜÇIŞIK, ÜÇİNCİ, ÜÇKAYA, ÜÇKENT, ÜÇKÖŞE, ÜÇKUYU, ÜÇLEME, ÜÇLÜCE, ÜÇOCAK, ÜÇOLUK, ÜÇOYUK, ÜÇÖREN, ÜÇPEŞİ, ÜÇSIRT, ÜÇTEPE, ÜÇURUM, ÜÇÜGÜN, ÜÇÜNCÜ, ÜÇÜZLÜ, ÜÇYAKA
ÜÇBAŞ, ÜÇDAM, ÜÇGEN, ÜÇGÖL, ÜÇGÖZ, ÜÇGÜL, ÜÇKAT, ÜÇKOL, ÜÇKÖK, ÜÇKÖY, ÜÇLEM, ÜÇLER, ÜÇLÜK, ÜÇTAŞ, ÜÇYOL
ÜÇEL, ÜÇEM, ÜÇER, ÜÇLÜ, ÜÇOK, ÜÇÜK, ÜÇÜL, ÜÇÜM, ÜÇÜN, ÜÇÜZ
ÜÇE
ÜÇ
ÜÇ
İkiden sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 3 ve III rakamlarının adı. İkiden bir artık. Üç (bk. üc, üj, üş).
ÜÇANBARLI
Kalyon sınıfından yelkenli savaş gemilerinin en büyüğü.
ÜÇDEĞİRMENLER
Elâzığ ili, Palu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÜÇLERKAYASI
Afyon ili, İhsaniye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÜÇKABAAĞAÇ
Balıkesir şehri, Altınova bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehri, Hamdibey nahiyesine bağlı bir yer.
ÜÇBOYUTLU
Eni ve boyundan başka derinliği de olan.
ÜÇDEMİRLİ
Üçgen biçiminde saban.
ÜÇKARAAĞAÇ
Yozgat ilinde, Akdağmadeni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÜÇKAĞITÇILIK
Üçkâğıtçının işi. Yalancılık, düzencilik, dolandırıcılık.
ÜÇÇATKILI
Bir perde türü. (Yalvaç Isparta).
ÜÇBEŞİKLİ
Bir perde türü. (Yalvaç Isparta).
ÜÇDUTYEŞİLOVA
Adana ili, Sağkaya.
ÜÇRENKÇİLLİK
Kırmızı, yeşil, mavi renklere duyarlı üç tür koninin de düzgülü bir biçimde çalışır olması durumu. bk. çiftrenkçillik, tekrenkçillik.
ÜÇKÖŞEDEMİR
Üzerinde kalay çubukları yapılan iki demirden oluşmuş bir araç. (Yalvaç Isparta).
ÜÇHÜYÜKLER
Konya şehrinde, Çumra ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
ÜÇBASAMAK
Diyarbakır ilinde, Silvan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFİS
Gümüş balığının küçüğü.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
AÇILAMA
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ADAKLAMAK
Küçük çocuk yürümeye başlamak.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ADACIK
Küçük ada.
ADAYAVRUSU
İki veya üç çifte kürekli küçük balıkçı teknesi.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
AKAK
Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.