Kelimeler arşivi içinde; başında "uz" olan, toplam 285 adet kelime bulunmaktadır. uz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UZAKLAŞTIRABİLMEK, UZUNBACAKLIGİLLER
UZAKLAŞTIRABİLME
UZAKLAŞTIRILMAK, UZLAŞTIRABİLMEK
UZAKLAŞABİLMEK, UZAKLAŞTIRILMA, UZATTIRIVERMEK, UZLAŞTIRABİLME, UZLAŞTIRICILIK
UZAKLAŞABİLME, UZAKLAŞTIRICI, UZAKLAŞTIRMAK, UZATTIRIVERME, UZUNHASANKÖYÜ
UZAKLAŞILMAK, UZAKLAŞTIRMA, UZAKLIKÖLÇER, UZBİLİMÖTESİ, UZLAŞABİLMEK, UZLAŞMACILIK, UZUNAHMETLER, UZUNALİUŞAĞI, UZUNHASANLAR, UZUNLAMASINA, UZUNLAMASIYA
UZAKLAŞILMA, UZAMBİLGİSİ, UZANABİLMEK, UZANIVERMEK, UZATABİLMEK, UZATIVERMEK, UZAYABİLMEK, UZLAŞABİLME, UZLAŞMAZLIK, UZLAŞTIRICI, UZLAŞTIRMAK, UZMANLAŞMAK, UZUNCAORMAN, UZUNCAYAYLA, UZUNÇİFTLİK, UZUNHÜSEYİN, UZUNÖKSÜRÜK, UZUNUMEŞŞEK, UZUNZİYARET
UZAHLAŞMAK, UZAKGÖRMEZ, UZAKLANMAK, UZAKLAŞMAK, UZAKSINMAK, UZAKYAZICI, UZAMDAŞLIK, UZANABİLME, UZANDIRMAH, UZANIVERME, UZATABİLME, UZATIVERME, UZATTIRMAK, UZAYABİLME, UZİLETİŞİM, UZLAMASINA, UZLAŞILMAK, UZLAŞTIRMA, UZMANLAŞMA, UZSÖYLEYİŞ, UZSÖZLÜLÜK, UZUNAYAKLI, UZUNCABURÇ, UZUNGÜRGEN, UZUNHARMAN, UZUNKUYRUK, UZUNMAHMUT
UZAKKIŞLA, UZAKLANMA, UZAKLAŞMA, UZAKSAMAK, UZAMÇOĞUZ, UZAMKİMYA, UZANILMAK, UZATILMAK, UZATTIRMA, UZAYCILIK, UZDEYİLER, UZLAŞILMA, UZLAŞMACI, UZLAŞMALI, UZUNAHMET, UZUNARGIT, UZUNBAHÇE, UZUNBAYIR, UZUNBEYLİ, UZUNBURUN, UZUNÇALAR, UZUNÇAYIR, UZUNÇINAR, UZUNGEÇİT, UZUNGEDİK, UZUNGELİN, UZUNGUYLU, UZUNGÜNEY, UZUNKAVAK, UZUNKIRAÇ, Devamını Oku »»
UZADEVİM, UZADUYUM, UZAKDOĞU, UZAKLAMA, UZAKSAMA, UZAMEŞİZ, UZANILMA, UZANNAMA, UZATILMA, UZATMALI, UZAYLAMA, UZBANLAR, UZDAŞMAK, UZERİŞEN, UZERLİYH, UZGÖZLER, UZLANMAK, UZLAŞMAK, UZLAŞMAZ, UZMANLIK, UZOKUMAK, UZUNALAN, UZUNALİÇ, UZUNALMA, UZUNBÖCÜ, UZUNBUCU, UZUNBURÇ, UZUNDERE, UZUNEŞEK, UZUNGAZİ, Devamını Oku »»
UZADILI, UZADIYA, UZAHDAN, UZAKÇAY, UZAKLIK, UZAKTAN, UZAMDAŞ, UZANMAK, UZATICI, UZATMAK, UZBİLİM, UZDEYİŞ, UZDUMAK, UZELMAK, UZGİDER, UZGÖREN, UZGÖRÜR, UZLAMAK, UZLAŞIM, UZLAŞMA, UZSÖZLÜ, UZTEKİN, UZULMAK, UZUNARK, UZUNBAĞ, UZUNCUK, UZUNÇAM, UZUNÇAY, UZUNDAL, UZUNDİŞ, Devamını Oku »»
UZACIK, UZAKÇA, UZAMAK, UZAMIŞ, UZANCA, UZANIM, UZANIŞ, UZANMA, UZANTI, UZATIM, UZATIŞ, UZATMA, UZAYCI, UZAYIŞ, UZAYLI, UZAYSI, UZDUDU, UZKARA, UZLAMA, UZLAŞI, UZSEZİ, UZTÜRK, UZUNCA, UZUNEV, UZUNİK, UZUNLU, UZUNÖZ, UZUVCA
UZALP, UZAMA, UZATI, UZBAY, UZCAN, UZDEN, UZERİ, UZGAÇ, UZGEÇ, UZGUN, UZGUR, UZHAN, UZKAN, UZLET, UZLUK, UZMAK, UZMAN, UZRAK, UZSAN, UZSOY, UZSÖZ, UZTAN, UZTAŞ, UZTAV, UZTAY, UZUNU
UZAH, UZAI, UZAK, UZAM, UZAN, UZAR, UZAY, UZCA, UZCU, UZEL, UZER, UZIK, UZİŞ, UZLA, UZUM, UZUN, UZUT, UZUV, UZVİ
UZA, UZİ, UZO
UZ
UZ
İyi, güzel. İşe yatkın, becerikli, mahir. Masallarda az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik tekerlemesinde "uzak" anlamında kullanılan bir söz.
UZLAŞTIRABİLMEK
Uzlaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UZATTIRIVERME
Uzattırıvermek işi.
UZATTIRIVERMEK
Çabucak veya ansızın uzatmak.
UZUNBACAKLIGİLLER
(Tarsiidae), (Fran. tarse = tarsus kemiği), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının maymunlar (Primates) takımının uzunbacaklımakiler (Tarsioidea) alt-takımına giren bir familyası. Başları yuvarlak, gözleri ve kulakları çok iridir. Ayakları, parmakları ve kuyrukları çok uzun olur. Malaya adalarında ormanlarda yaşayan gece hayvanlarıdır. Cadı maki (Tarsius tarsius) iyi bilinen türüdür.
UZAKLAŞTIRICI
(karşılık: abdüktör), (Lât.abductus=uzaklaştırılmış) Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas.
UZUNHASANKÖYÜ
Malatya ilinde, Balaban nahiyesine bağlı bir yer.
UZLAŞTIRABİLME
Uzlaştırabilmek işi.
UZAKLAŞTIRABİLME
Uzaklaştırabilmek işi.
UZAKLAŞTIRABİLMEK
Uzaklaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UZAKLAŞABİLMEK
Uzaklaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UZLAŞTIRICILIK
Ara buluculuk.
UZAKLAŞTIRILMA
Uzaklaştırılmak işi.
UZAKLAŞTIRMAK
Uzağa götürmek. Çıkarmak, ayırmak. Yabancılaştırmak, ilgisiz bırakmak.
UZAKLAŞTIRILMAK
Uzaklaşması sağlanmak. Görevden alınmasını sağlamak.
UZAKLAŞABİLME
Uzaklaşabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde UZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
AFOROZLU
Aforoz edilmiş, kovulmuş, uzaklaştırılmış.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ACUZE
Huysuz, yaşlı kadın.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ADIMLIK
Adım uzunluğunda olan.