Kelimeler arşivi içinde; başında "uy" olan, toplam 354 adet kelime bulunmaktadır. uy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UYARLANABİLİRLİK, UYGULANABİLİRLİK
UYGULAYIMCIERKİ
UYANDIRABİLMEK, UYARLANABİLMEK, UYARLAYABİLMEK, UYARLAYIVERMEK, UYDURULABİLMEK, UYGULANABİLMEK, UYGULATABİLMEK, UYGULAYABİLMEK, UYGULAYIMBİLİM, UYGULAYIMCILIK, UYGULAYIMTASAR, UYSALLAŞTIRMAK, UYUŞTURABİLMEK
UYANDIRABİLME, UYARILABİLMEK, UYARLANABİLİR, UYARLANABİLME, UYARLAYABİLME, UYARLAYIVERME, UYDULAŞTIRMAK, UYDURULABİLME, UYGULAMACILIK, UYGULANABİLME, UYGULATABİLME, UYGULATTIRMAK, UYGULAYABİLME, UYGULAYICILIK, UYSALLAŞTIRMA, UYUŞABİLİRLİK, UYUŞTURABİLME, UYUŞTURUCULUK, UYUTULABİLMEK, UYUZBÖCEKLERİ, UYUZHAMAMKÖYÜ
UYANDIRILMAK, UYANIKLAŞMAK, UYARILABİLME, UYDULAŞTIRMA, UYDURABİLMEK, UYDURMACILIK, UYDURUKÇULUK, UYDURUVERMEK, UYGULANIRLIK, UYGULATILMAK, UYGULATTIRMA, UYUMEZLENMEK, UYUNTULANMAK, UYURGEZERLİK, UYUŞTURULMAK, UYUŞUMSUZLUK, UYUTULABİLME
UYANABİLMEK, UYANDIRILMA, UYANIKLAŞMA, UYANIVERMEK, UYANUGELMEK, UYARABİLMEK, UYDURABİLME, UYDURMASYON, UYDURUVERME, UYGARLAŞMAK, UYGULATILMA, UYGULAYIMCI, UYGUNSUZLUK, UYLAŞTIRMAK, UYRUKSUZLUK, UYRUMLAYICI, UYSALLAŞMAK, UYUNÇSUZLUK, UYURUYORMAK, UYUŞABİLMEK, UYUŞAMAZLIK, UYUŞTURULMA, UYUTABİLMEK, UYUYABİLMEK, UYUYAKALMAK, UYUYUVERMEK, UYVATLANMAK
UYAKDURMAK, UYAKSIZLIK, UYALDIRMAK, UYANABİLME, UYANDIRMAH, UYANDIRMAK, UYANIVERME, UYARABİLME, UYARICILIK, UYARLANMAK, UYARLANMIŞ, UYARLAYICI, UYARMAKLIK, UYARSIZLIK, UYDULAŞMAK, UYDURULMAK, UYGARLAŞMA, UYGULAMALI, UYGULANMAK, UYGULATMAK, UYGULAYICI, UYHUSUZLUH, UYKUSUZLUK, UYRUKLULUK, UYSALLAMAK, UYSALLAŞMA, UYUKLAŞMAK, UYUMLANMAK, UYUMSUZLUK, UYUNDURMAK, Devamını Oku »»
UYABİLMEK, UYALANMAK, UYANDIRMA, UYANDUMAK, UYANIKLIK, UYANLAMAK, UYARCILIK, UYARILGAN, UYARILMAK, UYARLAMAK, UYARLANMA, UYARLILIK, UYDULAŞMA, UYDURMACA, UYDURMACI, UYDURUKÇU, UYDURULMA, UYGULAMAK, UYGULAMAN, UYGULANIŞ, UYGULANMA, UYGULATMA, UYGULAYIM, UYKUCULUK, UYLUPINAR, UYMACILIK, UYRULAMAH, UYUHLAMAK, UYUKLAMAK, UYULEŞMEK, Devamını Oku »»
UYABİLME, UYALTMAK, UYALUVÇU, UYARICIK, UYARILMA, UYARINCA, UYARLAMA, UYAROĞLU, UYARTMAK, UYDAŞLIK, UYDUKENT, UYDURMAÇ, UYDURMAK, UYGARLIK, UYGULAMA, UYGUNLUK, UYGUNSUZ, UYGURALP, UYLAŞMAH, UYLAŞMAK, UYLUBAĞI, UYMAZLIK, UYNAŞMAK, UYRUKLUK, UYRUKSUZ, UYSALLIK, UYUKLAMA, UYUNTULU, UYUŞMAMA, UYUTULMA, Devamını Oku »»
UYADMAK, UYAKMAK, UYAKSIZ, UYAKTAŞ, UYALÇAK, UYALĞAN, UYALMAK, UYALMAZ, UYANDIK, UYANMAK, UYARALP, UYARCIK, UYARICI, UYARLAÇ, UYARLIK, UYARMAK, UYARSIZ, UYARTMA, UYATLIK, UYATMAK, UYDAŞLI, UYDULUK, UYDURAK, UYDURMA, UYDURUH, UYDURUK, UYGARCA, UYGUNEL, UYGUNER, UYGURCA, Devamını Oku »»
UYAKLI, UYAKSI, UYAMAK, UYANIK, UYANIŞ, UYANMA, UYANUH, UYANUK, UYARAÇ, UYARAN, UYARCI, UYAREL, UYARER, UYARGA, UYARIM, UYARIŞ, UYARLI, UYARMA, UYARTI, UYDUMA, UYİMAK, UYKUCU, UYKULU, UYMACA, UYMACI, UYMAMA, UYUGAN, UYULMA, UYUMAK, UYUMLU, Devamını Oku »»
UYACA, UYARI, UYDAŞ, UYDEK, UYDEŞ, UYDUM, UYDÜL, UYFAT, UYGAL, UYGAN, UYGAR, UYGUÇ, UYGUN, UYGUR, UYĞAR, UYĞUN, UYKUN, UYLAŞ, UYLUH, UYLUK, UYMAH, UYMAK, UYMAN, UYMAZ, UYNUK, UYRAN, UYRUK, UYRUM, UYSAK, UYSAL, Devamını Oku »»
UYAK, UYAN, UYAR, UYAT, UYAZ, UYDU, UYEZ, UYGA, UYGU, UYHA, UYHİ, UYHU, UYKU, UYMA, UYUĞ, UYUK, UYUM, UYUN, UYUR, UYUT, UYUZ
UYA, UYE, UYH, UYY
UY
UY
Korku, acı, acıma bildirir ünlem.
UYGULANABİLİRLİK
Yapılabilirlik.
UYGULAYIMBİLİM
Güç ve bilgiyi denetleme, toplama, biriktirme, işleme, iletme ve benzerleri amaçlar için oluşturulan makinelerin, dizgelerin ve araçların tümü.
UYGULAYIMCILIK
Uygulayımcı olma durumu.
UYARLANABİLMEK
Uyarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYGULANABİLMEK
Uygulanmaya elverişli olmak.
UYARLAYIVERMEK
Kısa sürede uyarlamak.
UYGULAYABİLMEK
Uygulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYARLANABİLİRLİK
Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi.
UYGULATABİLMEK
Uygulatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYGULAYIMCIERKİ
Ekonomik yaşamın ve devlet yönetiminin siyasacıların değil, uygulayımcıların ve iş adamlarının elinde olması. Bu tür bir düzeni savunan görüş.
UYANDIRABİLMEK
Uyandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYARLAYABİLMEK
Uyarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYDURULABİLMEK
Uydurulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYSALLAŞTIRMAK
Uysal duruma getirmek.
UYGULAYIMTASAR
Bir kent ya da kasabanın düzentasarı çerçevesinde, ona uygun olarak çizilen ve yolların, yapı adacıklarının, bölgelerin ayrıntılarını, tasarlanan yapı düzenini ve uygulama için gerekli bilgileri içeren daha büyük ölçekli tasar.
Bu bölümde tanımı içerisinde UY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACIKTIRMAK
Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
ACUZE
Huysuz, yaşlı kadın.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.