USAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "usal" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. usal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu usal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde usal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

USAL

İhmal edilecek nitelikte önemsiz. Gamsız, kedersiz, keyfine düşkün. Önemsiz.

USALP

Akıllı yiğit.

USALAN

Akıl alan, akıllı.

USALIRLIK

Bir varsayım, çıkarım ya da bir yanıtın us ölçüleri ya da mantık ilkelerine uygunluğu.

  -   -   -  

Anlamında USAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DENGE

Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

KAMUSALLAŞMA

Kamusallaşmak işi.

DÜŞÜNTÜLÜ

Kurgusal.

KRANK

Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil. Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım.

KOZMOPOLİT

Çeşitli uluslardan kimseleri barındıran, içinde bulunduran. Ulusal özelliklerini yitirmiş kimse.

BİYEL

Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.

BİYONİK

Dirim kurgusal.

KİMONO

Japonların önden çapraz olarak kavuşan uzun ve geniş kollu ulusal giysisi. Geniş kollu sabahlık.

BİREY

Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

ALKARISI

Lohusalara musallat olarak onları boğduğuna inanılan görüntü, çarşamba karısı.

FLÖRT

Kadınla erkek arasındaki duygusal ilişki. Siyasal bir parti, yabancı bir ülke vb.ne tam olarak bağlanmadan yaklaşma. Birbirine duygusal ilgi duyan kadın ve erkek.

KIŞLATMAK

Kışı bir yerde geçirtmek. Musallat etmek.

DUYGUSALLIK

Duygusal olma durumu.

ARDILMAK

Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.

ARIZ

Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.

DUYGULANIM

Etkilenme, duygulanma. İstenç ve anlıktan ayrı görülen, duygusal tepkiler gösterme durumu. Bir ruh durumunun dış sebeplerle değişmesi. Tutkudan daha düzenli ancak daha güçsüz olan seçkin bir eğilim. Duyarlığın harekete geçişi.

DUYGULANMA

Duygulanmak durumu, tahassüs. İç salgı bezlerini de kapsayan türlü etkiler altında duygusal tepkiler gösterme.

HAZ

Hoşa giden duygulanma, hoşlanma, zevk. Sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku. Ezgi. Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma.

FESTİVAL

Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. Düzensiz toplantı, curcuna. Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik. Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılmış olan gösteri, şenlik.

ALIRLIK

Duygusal uyarımları alabilme yeteneği, idrak kabiliyeti.