Sonu USAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "usan" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu usan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında usan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde usan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

USAN

Gafil, gevşek, tembel. İsteksiz.

BALKUSAN

Karaman şehri, Ermenek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

PUSAN

Sis. Kütahya ilinde, Altıntaş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

DURUSAN

Temiz tanınmış kimse.

SUSAN

Tatsız. (yiyecekler için) Tatsız, su tadında, su gibi. Susam.

ULUSAN

Adı yüce tanınmış kişi.

DOKUSAN

Doksan.

  -   -   -  

Anlamında USAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEZMEK

Bezgin duruma gelmek, bezginlik getirmek, bıkıp usanmak.

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

MELAL

Can sıkıntısı, usanç. Üzüntü, hüzün, dert.

BİZAR

Tedirgin, bezmiş, usanmış, bezginlik getirmiş bir biçimde.

BEZDİRMEK

Bıktırmak, usandırmak, bıkkınlık vermek.

FÜTUR

Bezginlik, umutsuzluk, usanç.

BIKILMAK

Usanılmak.

CIRLAMAK

İnce ve usandırıcı ses çıkarmak.

BIKTIRMAK

Bıkmasına yol açmak, bıkkınlık vermek, usandırmak.

GINA

Zenginlik, bolluk. Bıkma, usanma.

MUACCİZ

Sıkıntı veren, taciz eden, bıktıran, usandıran. Yapışkan, sırnaşık, ukala (kimse).

EY

Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü. Usanç anlatan bir seslenme sözü.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

FARIMAK

Güçsüz düşmek, yorulmak. Eskimek, yıpranmak. Vazgeçmek, usanmak. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.

BIKKIN

Çok bıkmış, usanmış, bezmiş.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.

KANIKSAMAK

Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak. Bıkkınlık getirmek, usanmak.

BEZGİNLİK

Bezgin olma durumu, usanç, yorgunluk.

BIKMAK

Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.