İçinde USAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "usan" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde usan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu usan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında usan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

DOĞUSANDAL, USANDIRMAK, KANUNUSANİ, SARUSANDAL, HALBUSANKİ

9 harfli kelimeler

MUSANDIRA, MUSANDERE, USANDIRMA, AKPUSANIK, USANILMAK

8 harfli kelimeler

USANILMA, BALKUSAN, SUSANMAK, USANÇLIK, MUSANNİF

7 harfli kelimeler

SUSANAK, PUSANAK, PUSANIK, DOKUSAN, USANGAN, USANLIK, YUSANUK, DURUSAN, USANMAK, USANGIN, MUSANNA

6 harfli kelimeler

USANTI, USANMA, ULUSAN

5 harfli kelimeler

PUSAN, SUSAN, USANÇ

4 harfli kelimeler

USAN

Bazı kelimelerin anlamları

USAN

Gafil, gevşek, tembel. İsteksiz.

BALKUSAN

Karaman şehri, Ermenek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

MUSANNİF

Sınıflandırma işlemi yapan kimse. Kitap yazan, yazar.

MUSANDERE

Balkon ve merdiven korkuluğu.

SUSANMAK

Susamak.

USANDIRMA

Usandırmak işi.

USANILMAK

Usanma işi yapılmak.

SARUSANDAL

Arı kuşu cinsinden eti yenir bir kuş.

DOĞUSANDAL

İçel kenti, Elvanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KANUNUSANİ

Ocak.

USANILMA

Usanılmak durumu.

USANÇLIK

Usanma durumunda olma, bıkma.

MUSANDIRA

Evlerde yatak yorgan konulan yer, yüklük. Mutfakta yüksek ve geniş raf.

USANDIRMAK

Usanmasına yol açmak.

AKPUSANIK

Bir çeşit beyaz buğday.

HALBUSANKİ

Hâlbuki.

  -   -   -  

Anlamında USAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUACCİZ

Sıkıntı veren, taciz eden, bıktıran, usandıran. Yapışkan, sırnaşık, ukala (kimse).

AMAN

Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.

FARIMAK

Güçsüz düşmek, yorulmak. Eskimek, yıpranmak. Vazgeçmek, usanmak. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.

BIKKIN

Çok bıkmış, usanmış, bezmiş.

CIRLAMAK

İnce ve usandırıcı ses çıkarmak.

BIKTIRMAK

Bıkmasına yol açmak, bıkkınlık vermek, usandırmak.

ALBASTI

Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.

OCAK

Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Şömine. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Ev, aile, soy. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Yılın birinci ayı, kânunusani.

BEZGİNLİK

Bezgin olma durumu, usanç, yorgunluk.

MELAL

Can sıkıntısı, usanç. Üzüntü, hüzün, dert.

KANIKSAMAK

Çok tekrarlama sebebiyle etkilenmez olmak, alışmak. Bıkkınlık getirmek, usanmak.

BIKILMAK

Usanılmak.

BIKMAK

Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.

FÜTUR

Bezginlik, umutsuzluk, usanç.

GINA

Zenginlik, bolluk. Bıkma, usanma.

BEZMEK

Bezgin duruma gelmek, bezginlik getirmek, bıkıp usanmak.

EY

Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü. Usanç anlatan bir seslenme sözü.

BİZAR

Tedirgin, bezmiş, usanmış, bezginlik getirmiş bir biçimde.

BEZDİRMEK

Bıktırmak, usandırmak, bıkkınlık vermek.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.