Kelimeler arşivi içinde; başında "uluk" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. uluk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uluk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ULUKIŞLATOLU
ULUKIŞLA, ULUKONAK
ULUKAAN, ULUKALE, ULUKAPI, ULUKAYA, ULUKENT
ULUKAN, ULUKIR, ULUKÖY, ULUKUŞ, ULUKUT
ULUK
ULUK
Miskin, tembel, pasaklı: Kızım sende bu ulukluk varken satılamazsın. İnce, narin, hastalıklı. Çürümüş, çürümeye yüz tutmuş. Çürük, işe yaramaz, bozuk. Emsiz, ilaçsız. Aptal. Düzensiz, dağınık kimse. Uyuşuk, ağırcanlı. Yaşlı veya uyuz, büyük köpek. Halk dilinde Atın omuz başı.
ULUKALE
Tunceli şehrinde, Akçapınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ULUKAPI
Antalya ilinde, Manavgat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ULUKAN
Soylu, yüce soydan gelen kimse.
ULUKONAK
Aydın ilinde, Karpuzlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kırklareli şehrinde, İnece bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ULUKIŞLA
Niğde iline bağlı ilçelerden biri.
ULUKIŞLATOLU
Aksaray ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ULUKÖY
Afyon kenti, Dombayova nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Afyon şehrinde, Hocalar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Amasya ilinde, Taşova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Ankara şehri, Çayırhan nahiyesine bağlı bir bölge. Bartın ilinde, Kozcağız nahiyesine bağlı bir bölge. Bartın ilinde, Kumluca bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale şehrinde, Ezine ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çankırı şehri, Çerkeş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzincan şehri, Çağlayan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu ili, Bozkurt ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kastamonu şehri, İnebolu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kütahya ilinde, Sabuncu bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Çolaklı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Samsun kenti, Asarcık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Siirt kenti, Yanarsu bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ili, Saraydüzü ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa şehri, Yardımcı bucağına bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, Reşadiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak ili, Çaycuma belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ULUKIR
Balıkesir ili, Sarıköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ULUKUŞ
Baykuş.
ULUKAYA
Saygın, erdemli ve güçlü kimse. Bartın ili, Ulus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muş ili, Yaygın bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ULUKUT
Çok uğurlu, kutlu kimse.
ULUKAAN
Büyük, saygın hükümdar.
ULUKENT
Ağrı kenti, Diyadin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Artvin şehri, Arhavi ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Denizli şehrinde, Tavas belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. İzmir şehri, Menemen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ANLATIMCILIK
Dışa vurumculuk.
ABSTRAKSİYONİZM
Soyutçuluk.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
ANSAMBL
Topluluk.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
AĞITÇILIK
Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
AHENKLİLİK
Ahenkli olma durumu, uyumluluk.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
AĞABABA
Dede, ata. Bir yerde, bir topluluk içinde etkili olan, sözü geçen, ileri gelen (kimse). Sanı "ağa" olan babaya çocuğunun sesleniş sözü.
ARILAR
Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.