Sonu ULUM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ulum" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ulum ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ulum olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ulum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

DESULFOTOMACULUM

14 harfli kelimeler

İNTEROPERKULUM

13 harfli kelimeler

SUSTENTAKULUM, DİPLOSTOMULUM

12 harfli kelimeler

İNFUNDİBULUM, GUBERNAKULUM, EPİFUNİKULUM, HİBERNAKULUM, RESEPTAKULUM, ŞİSTOSOMULUM, PREOPERKULUM

11 harfli kelimeler

ADMİNİKULUM, KORPUSKULUM, RETİNAKULUM

10 harfli kelimeler

TUBERKULUM, KORNİKULUM, VESTİBULUM, SPİRAKULUM, ASETABULUM, ACETABULUM

9 harfli kelimeler

RETİKULUM, GENİKULUM, KAPİTULUM, OPERKULUM, OSSİKULUM

8 harfli kelimeler

SEPTULUM, SİNGULUM, SKUTULUM, İBATULUM, GRANULUM, FRENULUM, DOĞRULUM

7 harfli kelimeler

OSKULUM, YOĞULUM, YORULUM, BURULUM, BOZULUM, YUGULUM, TUTULUM

5 harfli kelimeler

ZULUM, ŞULUM, GULUM, DULUM, CULUM, TULUM

4 harfli kelimeler

ULUM

Bazı kelimelerin anlamları

ULUM

Bilimler, ilimler.

TUBERKULUM

Tümsekçik, küçük çıkıntı.

İNTEROPERKULUM

Kemikli balıklar (Teleostei) ve akciğerli balıklarda (Dipnoi) operkulumun, mandibuluma bağlı olan bir zarsı kemiği.

GUBERNAKULUM

İleten, idare eden. İki şeyi birleştiren kordon veya şerit biçiminde oluşum. Nematodlarda erkek çiftleşme organının belirli bir kısmı.

DİPLOSTOMULUM

Diplostomatidae ailesinde bulunan strigeid metaserker. Diplostomatidae ailesinde bulunan bir asalak cinsi.

İNFUNDİBULUM

Huni biçiminde herhangi bir yapı veya organ. Kafadan ayaklıların sifonu. Yüksek organizasyonlu balıklarda hipofizi hipotalamusa bağlayan sap. Ktenoforların yassılaşmış mide boşluğu. Huni.

SUSTENTAKULUM

Destek.

HİBERNAKULUM

Bir organizmanın kış uykusuna yattığı yer.

RESEPTAKULUM

Bir çiçek kümesinde, çiçek kümesi sapının çok sayıda çiçek taşıyan genişlemiş ucu.

EPİFUNİKULUM

Funikulus spermatikusun içinden geçtiği kanalis vaginalisin duvarlarını örten periton yaprağı.

DESULFOTOMACULUM

Gram negatif, hareketli, zorunlu anaerobik, hücre çapından büyük endospor oluşturan, çubuk biçiminde bakteri.

RETİNAKULUM

Tutucu bağ, tutmaya yarayan bağ.

KORPUSKULUM

Gövdecik, cisimcik.

ŞİSTOSOMULUM

Schistosoma'larda, metaserkerin yerini alan göç eden serker ve erişkin arasındaki genç evre. Schistosoma'ların tatlı sularda serbest olarak yüzen serkerlerinin konak derisine girerken kuyruklarını kaybetmesi sonucunda oluşan yapı.

PREOPERKULUM

Balıklarda solungaçların önünde olan membran kemiği. Balıklarda solungaç kapağını oluşturan dört kemikten en önde bulunan membran kemiği.

ADMİNİKULUM

Destek, dayanak.

  -   -   -  

Anlamında ULUM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SANDIK

İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.

PİRUHİ

Un, yumurta, tulum peyniri, tereyağı, et suyu ve ceviz içinden yapılmış olan bir hamur yemeği.

ÇALPARA

Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

POMPALAMAK

Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.

KÖKEN

Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

KELEK

Olgunlaşmamış, ham kavun. Yer yer çıplaklığı veya boşluğu olan. Aptal. Kılsız. Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumlar üzerine kurulan bir tür sal.

BOŞALTAÇ

Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.

TULUMCU

Tulum çalan veya yapan kimse.

TULUMBACI

Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.

PÜSKÜRTEÇ

Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.

TULUMBACILIK

Tulumbacı olma durumu.

PAVKIRMAK

Tilki ya da çakal ulumak. Çok öfkelenmek. Alev, bir yere doğru yönelmek. Ateş, alev alev yanmak.

ŞİMİOTROPİZM

Kimya doğrulumu.

FOTOTROPİZM

Işığa doğrulum.

GAYDA

Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.

EKLİPTİK

Tutulum.

TULUK

Tulum.

KIRBACIK

Tulumcuk.

MOTOPOMP

Motorlu tulumba.

REZENE

Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare).