ULUM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ulum" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ulum ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ulum ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ulum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ULUM

Bilimler, ilimler.

ULUMEŞE

Konya ilinde, Ereğli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ULUMA

Ulumak işi.

ULUMAK

Köpek, kurt, çakal vb. hayvanlar uzun, iniltili, ağlar gibi bir ses çıkarmak. İnsan iniltili ses çıkararak boğuk boğuk ağlamak.

ULUMERİÇ

Meriç Irmağı gibi coşkun olan kimse.

ULUMESCİT

Bolu ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ULUMUHSİNE

Konya ili, Sille nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ULUMAN

Ulu, yüksek, saygın kimse.

  -   -   -  

Anlamında ULUM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TULUMCU

Tulum çalan veya yapan kimse.

PAVKIRMAK

Tilki ya da çakal ulumak. Çok öfkelenmek. Alev, bir yere doğru yönelmek. Ateş, alev alev yanmak.

KÖKEN

Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

GAYDA

Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.

EKLİPTİK

Tutulum.

TULUMBACILIK

Tulumbacı olma durumu.

BOŞALTAÇ

Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.

TULUK

Tulum.

POMPALAMAK

Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.

ÇALPARA

Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

TULUMBACI

Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.

REZENE

Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare).

SANDIK

İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.

PİRUHİ

Un, yumurta, tulum peyniri, tereyağı, et suyu ve ceviz içinden yapılmış olan bir hamur yemeği.

ŞİMİOTROPİZM

Kimya doğrulumu.

FOTOTROPİZM

Işığa doğrulum.

KELEK

Olgunlaşmamış, ham kavun. Yer yer çıplaklığı veya boşluğu olan. Aptal. Kılsız. Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumlar üzerine kurulan bir tür sal.

MOTOPOMP

Motorlu tulumba.

PÜSKÜRTEÇ

Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.

KIRBACIK

Tulumcuk.