Kelimeler arşivinde; içinde "ulum" olan, toplam 81 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulum bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ulum ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulum olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DESULFOTOMACULUM
İNTEROPERKULUM
SUSTENTAKULUM, DİPLOSTOMULUM
RESEPTAKULUM, İNFUNDİBULUM, HİBERNAKULUM, GUBERNAKULUM, ŞİSTOSOMULUM, EPİFUNİKULUM, TULUMBACILIK, PREOPERKULUM
RETİNAKULUM, TULUMKABASI, KORPUSKULUM, ADMİNİKULUM, ZULUMKARLIH
KULUMLAMAK, VESTİBULUM, SPİRAKULUM, ULUMUHSİNE, TULUMLULAR, KORNİKULUM, TUBERKULUM, TULUMCULUK, TULUMSULAR, DAVULUMBAZ, CULUMLAMAK, ACETABULUM, TULUMPINAR, ASETABULUM
RETİKULUM, KAPİTULUM, OSSİKULUM, MARULUMSU, OPERKULUM, GENİKULUM, DURULUMAH, TULUMPATA, TULUMŞİŞİ, ULUMESCİT, TULUMBACI
SİNGULUM, SKUTULUM, SEPTULUM, TULUMŞAK, TULUMTAŞ, ULUMERİÇ, DOĞRULUM, ZULUMLUG, KULUMCAK, İBATULUM, GULUMBAZ, GRANULUM, FRENULUM, CULUMBUZ, TULUMCUK
BOZULUM, TULUMBA, ZULUMBA, YUGULUM, YORULUM, YOĞULUM, TULUMCU, ULUMEŞE, TUTULUM, OSKULUM, BURULUM, TULUMPA, TULUMLU, DULUMAN
ULUMAK, ULUMAN
ULUMA, CULUM, DULUM, ZULUM, ŞULUM, GULUM, TULUM
ULUM
ULUM
Bilimler, ilimler.
TULUMKABASI
Kabakulak.
RETİNAKULUM
Tutucu bağ, tutmaya yarayan bağ.
TULUMBACILIK
Tulumbacı olma durumu.
EPİFUNİKULUM
Funikulus spermatikusun içinden geçtiği kanalis vaginalisin duvarlarını örten periton yaprağı.
DESULFOTOMACULUM
Gram negatif, hareketli, zorunlu anaerobik, hücre çapından büyük endospor oluşturan, çubuk biçiminde bakteri.
PREOPERKULUM
Balıklarda solungaçların önünde olan membran kemiği. Balıklarda solungaç kapağını oluşturan dört kemikten en önde bulunan membran kemiği.
DİPLOSTOMULUM
Diplostomatidae ailesinde bulunan strigeid metaserker. Diplostomatidae ailesinde bulunan bir asalak cinsi.
ŞİSTOSOMULUM
Schistosoma'larda, metaserkerin yerini alan göç eden serker ve erişkin arasındaki genç evre. Schistosoma'ların tatlı sularda serbest olarak yüzen serkerlerinin konak derisine girerken kuyruklarını kaybetmesi sonucunda oluşan yapı.
RESEPTAKULUM
Bir çiçek kümesinde, çiçek kümesi sapının çok sayıda çiçek taşıyan genişlemiş ucu.
HİBERNAKULUM
Bir organizmanın kış uykusuna yattığı yer.
KORPUSKULUM
Gövdecik, cisimcik.
İNTEROPERKULUM
Kemikli balıklar (Teleostei) ve akciğerli balıklarda (Dipnoi) operkulumun, mandibuluma bağlı olan bir zarsı kemiği.
İNFUNDİBULUM
Huni biçiminde herhangi bir yapı veya organ. Kafadan ayaklıların sifonu. Yüksek organizasyonlu balıklarda hipofizi hipotalamusa bağlayan sap. Ktenoforların yassılaşmış mide boşluğu. Huni.
SUSTENTAKULUM
Destek.
GUBERNAKULUM
İleten, idare eden. İki şeyi birleştiren kordon veya şerit biçiminde oluşum. Nematodlarda erkek çiftleşme organının belirli bir kısmı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TULUMBACI
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
PÜSKÜRTEÇ
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.
KIRBACIK
Tulumcuk.
ŞİMİOTROPİZM
Kimya doğrulumu.
TULUMCU
Tulum çalan veya yapan kimse.
KÖKEN
Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.
REZENE
Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare).
PİRUHİ
Un, yumurta, tulum peyniri, tereyağı, et suyu ve ceviz içinden yapılmış olan bir hamur yemeği.
TULUMCUK
İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese. Bitkilerde yüzmeyi kolaylaştıran, tulum biçiminde küçük kese.
POMPALAMAK
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.
SANDIK
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
GAYDA
Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.
EKLİPTİK
Tutulum.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
PAVKIRMAK
Tilki ya da çakal ulumak. Çok öfkelenmek. Alev, bir yere doğru yönelmek. Ateş, alev alev yanmak.
FOTOTROPİZM
Işığa doğrulum.
KELEK
Olgunlaşmamış, ham kavun. Yer yer çıplaklığı veya boşluğu olan. Aptal. Kılsız. Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumlar üzerine kurulan bir tür sal.
MOTOPOMP
Motorlu tulumba.
TULUK
Tulum.