Sonu UA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ua" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ua ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ua olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ua olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

TAMANDUA

7 harfli kelimeler

DESİDUA

6 harfli kelimeler

BEDDUA, MATBUA, MECMUA, OKTRUA, BELLUA, LİNGUA

5 harfli kelimeler

DANUA

4 harfli kelimeler

OBUA, URUA

3 harfli kelimeler

DUA, ŞUA, BUA, YUA

2 harfli kelimeler

UA

Bazı kelimelerin anlamları

UA

Ova. Ona.

ŞUA

Işın.

DANUA

Alman mastı.

DESİDUA

İmplantasyonda endometriyumun bağ doku hücrelerinin değişikliğe uğramasıyla ortaya çıkan, iri ve yuvarlak hücreli, desidua bazalis, desidua kapsularis ve desidua parietalis olmak üzere üç kısmı içeren yapı. Düşen, dökülen, geçici.

TAMANDUA

Dişsizler (Edentata) takımının, karıncayiyengiller (Myrmecophagidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 40 cm kadar kuyruğu olan, rengi sarımsı beyaz olup yanları kara lekeli, ön ayakları dört parmaklı, Orta ve Güney Amerika'da ağaçlarda yaşayan, iyi tırmanan bir memeli türü. (Tamandua tetradactyla ), Dişsizler (Edentata) takımının karıncayiyengiller (Myrmecophagidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 60, sarılıcı olan kuyruğu 40 cm. Rengi sarımsı beyaz olup yanları kara lekelidir. Ön ayakları 4 parmaklı olur. Orta ve Güney Amerikada ağaçlarda yaşar. İyi tırmanır.

BUA

Buna. Boğa.

LİNGUA

Dil.

DUA

Yakarış. Tanrı'ya yalvarma, yakarış için söylenen dinî metin.

YUA

Şaşma, korku bildiren ünlem.

BEDDUA

Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.

OKTRUA

Şehre giren şeylerden alınan vergi.

MECMUA

Dergi.

MATBUA

Basma.

BELLUA

Mutfak, avlu veya ahırda, pis suları dışarıya akıtmak için yapılan ark.

URUA

Yufka açılırken, hamurun tahtaya yapışmaması için kullanılan kalın un.

OBUA

Orkestrada yer alan çift kamışlı, tahtadan yapılmış üflemeli çalgı.

  -   -   -  

Anlamında UA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRINTILI

Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

AKSESUARCI

Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

BAŞÖĞRETMEN

İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim.

AZİZ

Ermiş, eren. Sevgide üstün tutulan, muazzez.

BAĞIŞIK

Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

AKSESUARCILIK

Aksesuarcının yaptığı iş. Aksesuarcı olma durumu.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

AVANTAJ

Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.

AHUDUDU

Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.

AKİK

Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

ANTLAŞMA

İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

ASILI

Asılmış olan, asma, asık, muallak. Asılmış bir biçimde.

BASIN

Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

BAKINMAK

Çevreye göz gezdirmek, araştırmak. Muayene olmak.

ALIŞVERİŞ

Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük