Kelimeler arşivinde; içinde "ua" olan, toplam 308 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ua bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ua ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ua olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERGUANİDİNEMİ
CHİHUAHUAKÖPEĞİ, MUASIRLAŞTIRMAK, YAĞMURLUARMUTLU
MUASIRLAŞTIRMA, ÇAYBAŞIFUADİYE, PUANLAYABİLMEK
ADABIMUAŞERET, AKSESUARCILIK, BAŞMUALLİMLİK, PUANLANDIRMAK, FLUKTUASYONİS, LİNGUATULOZİS, PUANLAYABİLME, SÜLFAGUANİDİN
GAYRİMUAYYEN, İGUANAGİLLER, MUASIRLAŞMAK, PUANLANDIRMA, ŞAMPUANLAMAK, TEFERRUATSIZ, DESKUAMASYON, FERMUARCILIK, JİNHUADOMUZU, KUADRİVALENT, MENSTRUASYON, MİKROSKUAMOS, MUACCELİYYET
GUATEMALALI, MECMUACILIK, MUAHEDENAME, MUAHEZENAME, MUASIRLAŞMA, MUAYENEHANE, MUAYYENİYET, NİKARAGUALI, ŞAMPUANLAMA, TEFERRUATLI, TULUATÇILIK, AEROAKUATİK, ALİFUATPAŞA, DOĞUAYRANCI, FLUKTUASYON, GUAİFENEZİN, GUATROJENİK, KUADRİLLİON, KUADRİPLEJİ, KUADRUPEDAL, SİGUATOKSİN, ŞUAYİPŞEHRİ
AKSESUARCI, MUALLİMLİK, PARAGUAYLI, BAŞMUALLİM, PUANLATMAK, SUBLİNGUAL, TİYOGUANİN, TUARLANMAK, TUZLUAYRAN, UĞURLUALAN, YURGUAĞACI
FUARCILIK, KALSEDUAN, KONTRPUAN, MARİHUANA, MUAHHAREN, MUAMMALIK, MUASIRLIK, MUAVİNLİK, MUAYENECİ, PUANLAMAK, REZERVUAR, TEFERRUAT, URUGUAYLI, YAVRUAĞZI, DUASIZLIK, FERMUARCI, GUATROJEN, KORNUALİS, KORUAĞASI, KUADRATUM, KURUAKSAK, KUYUALANI, LİNGUALİS, MORLUAYAK, MUAMELECİ, MUTUALİZM, PİCKGUARD, PROKUAZON, PUANLATMA, SKUAMOZUS, Devamını Oku »»
AKSESUAR, MECMUACI, MUADELET, MUAFİYET, MUALLİME, MUAMELAT, MUAMMALI, MUAŞERET, MUAVENET, PUANLAMA, TULUATÇI, ADAMCUAZ, ARKUALİS, ARKUATUS, DUALAMAK, FRAMBUAZ, GUANİDİN, GUANİLAT, GUANOFOR, GUANOZİN, KORUALAN, KURUAĞAÇ, KURUAĞIL, KURUAYŞE, KUŞÇUALİ, KUYUALAN, MUAGGEME, MUALECAT, MUTLUALP, PERTUALA, Devamını Oku »»
FERMUAR, GUARANİ, KONTUAR, KUARTET, MASNUAT, MATBUAT, MEVDUAT, MEVZUAT, MUACCEL, MUACCİZ, MUADDEL, MUADELE, MUAFLIK, MUAHEDE, MUAHEZE, MUAHHAR, MUAKKİP, MUALLAK, MUALLEL, MUALLİM, MUAMELE, MUAMMER, MUANNİT, MUARAZA, MUAREFE, MUAŞAKA, MUATTAL, MUATTAR, MUAYEDE, MUAYENE, Devamını Oku »»
BEDDUA, DUAHAN, DUAYEN, FUARCI, İGUANA, JAGUAR, KUAFÖR, MATBUA, MECMUA, MUADİL, MUALLA, MUAMMA, MUARIZ, MUASIR, MUAVİN, OBUACI, OKTRUA, PUANLI, TULUAT, VUKUAT, ABUABO, BELLUA, BUALIŞ, BUANAK, BUASAH, BUASAK, BUAZAK, BUZUAH, DUALAR, DUASIZ, Devamını Oku »»
DUACI, FUAYE, GUANO, GUATR, MUARE, SUARE, ŞUARA, BUAÇA, BUARI, CUARA, DANUA, DUALI, KUANT, KUARK, KUARS, PUARA, PUARE, SUALP, SUAVİ, ŞUAYP, UANIK
BUAT, FUAR, GUAJ, MUAF, OBUA, PUAN, RUAM, SUAL, BUAZ, ÇUAL, FUAT, KUAK, MUAR, NUAR, PUAR, RUAT, SUAN, SUAT, SUAY, TUAF, TUAN, URUA
DUA, ŞUA, BUA, UAD, YUA
UA
UA
Ova. Ona.
YAĞMURLUARMUTLU
Kırşehir şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
BAŞMUALLİMLİK
Başöğretmenlik.
FLUKTUASYONİS
Dalgalanma, yüzme.
MUASIRLAŞTIRMA
Çağdaşlaştırma.
PUANLAYABİLMEK
Puanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
MUASIRLAŞTIRMAK
Çağdaşlaştırmak.
HİPERGUANİDİNEMİ
Kanda guanidinin aşırı miktarda bulunması.
ÇAYBAŞIFUADİYE
Sakarya ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
LİNGUATULOZİS
Linguatula serrata'nın etçillerde ve nadiren diğer türlerde burun boşluğunda oluşturduğu enfeksiyon. Seyrek olarak paranazal sinüslere veya iç kulağa da ulaşabilirler. Parazitin kesin konağı etçillerdir, ancak sapmış parazitizmde otçullar ve insanlar da son konak olabilir. Otçul hayvanlar arakonaktır ve nimfleri mezenteriyal lenf düğümlerinde saptanabilir.
PUANLANDIRMAK
Puan vermek.
SÜLFAGUANİDİN
Özellikle sindirim kanalı enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ve büyük oranda dışkı yoluyla değişmemiş olarak atılan sülfonamid türevi.
CHİHUAHUAKÖPEĞİ
Şivava köpeği.
ADABIMUAŞERET
Görgü kuralları.
PUANLAYABİLME
Puanlayabilmek işi.
AKSESUARCILIK
Aksesuarcının yaptığı iş. Aksesuarcı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde UA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSESUARCI
Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AYRINTILI
Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.
BAKINMAK
Çevreye göz gezdirmek, araştırmak. Muayene olmak.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
BAĞIŞIK
Herhangi bir ödevin veya yükümlülüğün dışında kalan, muaf. Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla direnç kazanmış olan.
ALIŞVERİŞ
Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
BAŞÖĞRETMEN
İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim.
AZİZ
Ermiş, eren. Sevgide üstün tutulan, muazzez.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
AHUDUDU
Gülgillerden, böğürtleni andıran, çalı görünümünde, dikenli bir bitki (Rubus idaeus). Bu bitkinin duta benzeyen, kırmızı renkli, sulu ve kokulu yemişi, ağaç çileği, frambuaz.
ASILI
Asılmış olan, asma, asık, muallak. Asılmış bir biçimde.
BAŞÖĞRETMENLİK
Başöğretmen olma durumu, başmuallimlik. Başöğretmenin yaptığı iş, başmuallimlik.
AKİK
Kalseduan kuvarsının bir türü olan, yüzük taşı, mühür vb. yapmakta kullanılan, türlü renklerde, yarı saydam, parlak ve değerli bir taş.
BASIN
Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.
BASMA
Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
AVANTAJ
Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
ANTLAŞMA
İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.