Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tum" olan, toplam 67 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tum ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tum olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MİKROFİLAMENTUM
İNTEGUMENTUM
PERİODONTUM
RUDİMENTUM, POSTMENTUM, MİYOSEPTUM, MEZOREKTUM, MEGAREKTUM, LİGAMENTUM, POSTPARTUM, KARŞITUTUM, ABSTRAKTUM
ARBORETUM, METANOTUM, POSTNOTUM, TEGMENTUM, MEZONOTUM, KUADRATUM, SEGMENTUM, EKSKRETUM, OBTURATUM
SEMENTUM, TUMBATUM, PRONOTUM, İNKRETUM, MOMENTUM, AKONİTUM, DURULTUM, TOMBATUM
OMENTUM, OTURTUM, PALATUM, KUANTUM, TAPETUM, STRATUM, SKROTUM, SOĞUTUM
TEKTUM, TAHTUM, UYUTUM, SEPTUM, SKUTUM, SPUTUM, BUTTUM, HORTUM, REKTUM, TORTUM, ASETUM, PANTUM, CORTUM, ÇURTUM, FORTUM, HURTUM, KURTUM, MENTUM
DUTUM, ÇATUM, BUTUM, BİTUM, HUTUM, YUTUM, TUTUM, KETUM, UÇTUM, NOTUM
UTUM
TUM
TUM
1.Ham incir. 2.Erkek incir. 3.Olgunlaşmış bir ocak fındık. Tümü, eksiksiz, hepsi. 1.İki tarla arasına toprak, taş ve benzerleri şeylerle yapılan sınır : Tuma, ağaç diktim. 2.Tarla kıyılarında ekilmeyerek bırakılan dar yer. Arı kovanının kapağı. Nem, çiy. Sulanacak tarlayı boyuna ayıran toprak yığınları. Arıcılıkta, ağaçlara yerleştirilen kovanların tahta zemini.
MEZOREKTUM
Düz bağırsağı leğen boşluğunun tavanına asan periton dürümü.
ARBORETUM
Ağaç parkı.
METANOTUM
Böceklerde ikinci toraks segmenti olan metatoraksın sırt bölgesi.
POSTMENTUM
Böceklerde alt dudağın (labium) kaidesini teşkil eden birleşmiş tek kitin parça.
KARŞITUTUM
Ölçeklenmiş bir tutum sürekliliğinin olumsuz konumlarını oluşturan ve bireylerin onaylamaları durumunda "karşı" olarak nitelendikleri tutum.
RUDİMENTUM
Rudiment.
MEGAREKTUM
Rektum genişlemesi.
LİGAMENTUM
Bağ, şerit.
POSTPARTUM
Doğum sonrası.
PERİODONTUM
Alveoler dental zar.
İNTEGUMENTUM
Deri, örtü, elbise.
MİYOSEPTUM
Miyomerleri birbirinden ayıran bağ dokusu bölmeleri.
MİKROFİLAMENTUM
Ökaryotik hücrelerin plazma zarının altında yer alan, endositoz, eksositoz ve hücre göç hareketlerinin etkinliklerine katılan, miyofibriller, nörofibriller ve tonofibrillerin oluşturduğu hücre iskeletinin ipliksel organelleri, mikrofilamanlar, stres iplikleri.
POSTNOTUM
Böcek segmentlerinin dorsal kısmının art bölgesi.
ABSTRAKTUM
Bir konunun kısa anlatımı, özet.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAVRANIŞ
Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
ÇİZİ
Çizgi. Tutum, davranış. Saban demirinin toprakta bıraktığı iz.
BALDIRAN
Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum). Bu bitkiden çıkarılan zehir, baldırgan.
BİÇİMCİ
Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.
DELİCE
Davranışları aşırı, deli gibi olan. Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Buğdaygillerden, genel olarak buğday tarlalarında yetişen, tohumu zehirli, yabani bir bitki (Lolium temulentum). Aşılanmamış zeytin ağacı, yabani ağaç. Atmaca, şahin. (deli'ce) Delicesine.
DİKLEŞMEK
Dik duruma gelmek. Birine karşı ters tutum içine girmek, karşı durmak.
DENGELİ
Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
ANTİEMPERYALİZM
Emperyalizme karşı tutum, davranış veya öğreti.
DARILMAK
Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek. Azarlamak, paylamak. Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
DENGESİZLİK
Bir şeyde denge bulunmaması durumu. Bir kimsenin tutum ve davranışlarında beklenmedik değişmeler olması, istikrarsızlık.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
DENGESİZ
Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.
BİREYCİLİK
Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.
ALAYCI
Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi. Alay eden, küçümseyen (tutum).
AZİMLİ
Azmi olan. Kararında, tutumunda direnen, kararlı.
ÇAĞDAŞLAŞMAK
Çağın tutumuna, anlayışına, gereklerine uymak, çağdaş duruma gelmek, çağcıllaşmak, modernleşmek, asrileşmek, muasırlaşmak.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
BAĞIMSIZ
Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Müstakil. Bağımsız milletvekili. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.