Sonu TUN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tun" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YENİBEYREHATUN, ESKİBEYREHATUN

11 harfli kelimeler

HEYKELSÜTUN

10 harfli kelimeler

GÜMÜŞHATUN, ALTINHATUN

9 harfli kelimeler

ACARHATUN, DAYAHATUN, NENEHATUN

8 harfli kelimeler

SEMSATUN, HOTHATUN, GÜLHATUN, HÜMMATUN, ÇARHATUN, ÇALHATUN, BEYHATUN, TANHATUN, AĞAHATUN, TUNBATUN, TAVATTUN, TURHATUN

7 harfli kelimeler

ŞURUTUN, AYHATUN, EFLATUN

6 harfli kelimeler

PALTUN, ZEYTUN, SUSTUN, MEFTUN, BURTUN, BARTUN, BASTUN

5 harfli kelimeler

BATUN, HATUN, UYTUN, USTUN, TUTUN, SÜTUN, ALTUN, HOTUN, BİTUN, OYTUN, ORTUN, OHTUN, MUTUN, KUTUN, KATUN, FUTUN, HUTUN

4 harfli kelimeler

OTUN, UTUN

3 harfli kelimeler

TUN

Bazı kelimelerin anlamları

TUN

Gizli yer, köşe bucak.

SEMSATUN

Semizotu.

ACARHATUN

Güzel yüzlü hatun, sevimli hatun.

ALTINHATUN

Üstün nitelikli, değerli kadın.

HEYKELSÜTUN

(Mimarlık) Yunan tapınaklarında ve Uyanış Çağı mimarlık yapıtlarında, sütun üstü kirişlerini taşıyan kadın ya da erkek betili sütun.

GÜMÜŞHATUN

Gümüş gibi değerli olan.

ÇALHATUN

Saplı su tası.

GÜLHATUN

Gül gibi güzel kadın.

DAYAHATUN

Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

ÇARHATUN

Kulplu maşrapa.

NENEHATUN

Erzurum ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ESKİBEYREHATUN

Ardahan şehrinde, Çıldır ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

HOTHATUN

Nazar boncuğu.

YENİBEYREHATUN

Ardahan şehrinde, Çıldır belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

HÜMMATUN

Baykuş.

BEYHATUN

Bey hanımı.

  -   -   -  

Anlamında TUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BIYIK

Üst dudak üzerinde çıkan kıllar. Asma vb. bitkilerde, sarılıp tutunmaya yarayan sürgün. Balıklarda deri uzantısı.

ATROPİN

Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

ALTAYİSTİK

Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.

AĞIZOTU

Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

ALTAYCA

Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.

ANDIZ

Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Servi.

BAŞYAZI

Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.

ALAGEYİK

Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).

BAZİLİKA

İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ASTAT

Atom numarası 85 olan, bizmutun alfa ışınlarıyla bombardımanı sonucu elde edilen yapay element, astatin (simgesi At).

ASILMAK

Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.

BAŞTABAN

Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AZOTÖLÇER

Bir organik maddede bulunan azotun gaz hacmini ayarlamaya yarayan aygıt, azotometre.

AKONİTİN

Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.

BALYEMEZ

Kara ve deniz savaşlarında kullanılan, orta çapta, uzun menzilli, tunçtan top.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.