Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tun" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YENİBEYREHATUN, ESKİBEYREHATUN
HEYKELSÜTUN
GÜMÜŞHATUN, ALTINHATUN
ACARHATUN, DAYAHATUN, NENEHATUN
SEMSATUN, HOTHATUN, GÜLHATUN, HÜMMATUN, ÇARHATUN, ÇALHATUN, BEYHATUN, TANHATUN, AĞAHATUN, TUNBATUN, TAVATTUN, TURHATUN
ŞURUTUN, AYHATUN, EFLATUN
PALTUN, ZEYTUN, SUSTUN, MEFTUN, BURTUN, BARTUN, BASTUN
BATUN, HATUN, UYTUN, USTUN, TUTUN, SÜTUN, ALTUN, HOTUN, BİTUN, OYTUN, ORTUN, OHTUN, MUTUN, KUTUN, KATUN, FUTUN, HUTUN
OTUN, UTUN
TUN
TUN
Gizli yer, köşe bucak.
ÇALHATUN
Saplı su tası.
ACARHATUN
Güzel yüzlü hatun, sevimli hatun.
ESKİBEYREHATUN
Ardahan şehrinde, Çıldır ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇARHATUN
Kulplu maşrapa.
HEYKELSÜTUN
(Mimarlık) Yunan tapınaklarında ve Uyanış Çağı mimarlık yapıtlarında, sütun üstü kirişlerini taşıyan kadın ya da erkek betili sütun.
GÜLHATUN
Gül gibi güzel kadın.
GÜMÜŞHATUN
Gümüş gibi değerli olan.
HÜMMATUN
Baykuş.
BEYHATUN
Bey hanımı.
SEMSATUN
Semizotu.
NENEHATUN
Erzurum ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HOTHATUN
Nazar boncuğu.
DAYAHATUN
Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.
ALTINHATUN
Üstün nitelikli, değerli kadın.
YENİBEYREHATUN
Ardahan şehrinde, Çıldır belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTAYCA
Altay Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan. Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Kore ve Japon dillerinin kendisinden türediği varsayılan ana dil.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
BAZİLİKA
İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.
BAŞTABAN
Yunan ve Roma mimarlıklarında, sütunların üstüne oturan ve iki sütun arasındaki uzaklığın üstünü örten büyük, uzun taş kirişlerin oluşturduğu bölüm.
ATROPİN
Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.
AĞIZOTU
Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.
BALYEMEZ
Kara ve deniz savaşlarında kullanılan, orta çapta, uzun menzilli, tunçtan top.
ASTAT
Atom numarası 85 olan, bizmutun alfa ışınlarıyla bombardımanı sonucu elde edilen yapay element, astatin (simgesi At).
AKONİTİN
Boğan otundan çıkarılan ve hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ALTAYİSTİK
Altay grubuna giren Türk, Moğol, Mançu-Tunguz, Japon ve Korelilerin dil, edebiyat, kültür ve tarihleriyle uğraşan bilim dalı.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
AZOTÖLÇER
Bir organik maddede bulunan azotun gaz hacmini ayarlamaya yarayan aygıt, azotometre.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
BIYIK
Üst dudak üzerinde çıkan kıllar. Asma vb. bitkilerde, sarılıp tutunmaya yarayan sürgün. Balıklarda deri uzantısı.
ANDIZ
Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Servi.
BAŞYAZI
Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.