Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tur" olan, toplam 64 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VENİPUNKTUR
AKUPUNKTUR
KOLUSTUR, GÜNBATUR, STRUKTUR, ÇUKUNTUR, ÇALPATUR, TAHATTUR
KÜBATUR, ERBATUR, ŞAKATUR, TALATUR, AKBATUR, TAVATUR, TEVATUR
TURTUR, KOPTUR, ZONTUR, ZANTUR, MENTUR, MUSTUR, PANTUR, PONTUR, RUPTUR, YOKTUR, SAVTUR, TANTUR, SINTUR, SONTUR, TUNTUR, TOKTUR, SUNTUR, TOHTUR, TARTUR, KONTUR, ŞAHTUR, SANTUR, MESTUR, ÇONTUR, MASTUR, DOHTUR, DOKTUR, KAFTUR, DÜSTUR, KOFTUR, Devamını Oku »»
FÜTUR, COTUR, KUTUR, YATUR, POTUR, BATUR, BUTUR, KOTUR, ÇUTUR, GOTUR, HATUR, PUTUR, HOTUR, MUTUR, MOTUR, LATUR
TUR
TUR
Dolaşma. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.
ERBATUR
Kahraman, yiğit, cesur, bahadır kimse.
AKUPUNKTUR
Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.
KÜBATUR
Hacimin hesaplanması.
ÇUKUNTUR
Pancar.
TAHATTUR
Hatırlama.
VENİPUNKTUR
Damarın cerrahi delinmesi.
GÜNBATUR
Gümüşhane şehri, Kelkit ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Gümüşhane ili, Şiran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ŞAKATUR
Eriğe benzeyen, olgunlaştığında sarı renkli, mayhoş bir meyve.
TAVATUR
Abartma, abartı. Çok iyi, çok yararlı, çok güzel. Söylenti, abartılı söz, dedikodu. Arapça kökenli tevâtür: Çok acayip; fazla.
ÇALPATUR
Katırcı, kervancı.
KOLUSTUR
Tomruk kesiminde kullanılan büyük bıçkı.
TALATUR
Yoğurt ya da ayran içine hıyar doğranıp sarımsak, nane tozu ve zeytinyağı karıştırılarak yapılan bir çeşit yiyecek, cacık.
STRUKTUR
Yapı, bünye.
AKBATUR
Yürekli, yiğit erkek.
TEVATUR
Arapça kökenli tevâtür: çok fazla; fevkalade.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
ALABALIK
Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ALABAŞ
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki.
AKNE
Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.
AHLATIERBAA
İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.
ACIRGA
Yaban turpu.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
AÇIKAĞIZ
Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).