İçinde TUŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tuş" olan, toplam 78 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tuş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tuş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tuş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HACIMAHMUTUŞAĞI, TUTUŞTURUVERMEK, TUTUŞTURABİLMEK

14 harfli kelimeler

TUTUŞTURUVERME, TUTUŞTURABİLME

12 harfli kelimeler

TUTUŞUVERMEK, TUTUŞABİLMEK

11 harfli kelimeler

TUTUŞMAZLIK, HARTUŞLAMAH, TUTUŞKANLIK, HARTUŞLAMAK, HİMMETUŞAĞI, MAKSUTUŞAĞI, TUTUŞTURMAK, RÖTUŞLATMAK, TUTUŞABİLME, TUTUŞUVERME

10 harfli kelimeler

RÖTUŞÇULUK, POLATUŞAĞI, TUTUŞTURMA, RÖTUŞLATMA, RÖTUŞLAMAK, TUTUŞLAMAK, TUŞAKLAMAK, GATUŞUHLUH, SEYİTUŞAĞI, TUŞURLAMAK

9 harfli kelimeler

KURTUŞAĞI, MORTUŞMAK, BURTUŞMAK, TORTUŞMAK, RÖTUŞLAMA

8 harfli kelimeler

RÖTUŞSUZ, ŞİTUŞAĞI, TATUŞAĞI, TUTUŞKAN, DUTUŞMAK, COTUŞMAK, TUTUŞMAK, TUTUŞMAZ, TUŞLAMAK, SOMURTUŞ, SAVURTUŞ, ÜSTTUTUŞ

7 harfli kelimeler

TUŞUMAK, TUTUŞLU, UTUŞMAK, KURUTUŞ, RÖTUŞÇU, RÖTUŞLU, SOĞUTUŞ, TUŞLAMA, TUTUŞMA, KARATUŞ

6 harfli kelimeler

KARTUŞ, OKUTUŞ, AVUTUŞ, HARTUŞ, HONTUŞ, KONTUŞ, TUŞŞAK, TUŞKUN, TUŞİYH, MORTUŞ

5 harfli kelimeler

TUTUŞ, MUTUŞ, TOTUŞ, RÖTUŞ, TUŞAK, TUŞAŞ, TUŞBA, MATUŞ, TUŞEK, DUTUŞ, TUŞİK, KOTUŞ

4 harfli kelimeler

TUŞE

3 harfli kelimeler

TUŞ

Bazı kelimelerin anlamları

TUŞ

Piyano, org vb. müzik aletleriyle daktilo, hesap makinesi, bilgisayar ve telefon gibi makinelerde parmak vurulan yerlerin adı. Yağlı boya ressamlığında fırçadaki boyanın tuvale sürülüş biçimi. Güreşte oyun sırasında iki omzun aynı anda yere değmesiyle oluşan yenilgi. Eskrimde kılıcın ucunun karşı oyuncunun göğüs ve karın bölgesini koruyan özel giysinin bir bölümüne değmesi.

TUTUŞKANLIK

Kolaylıkla tutuşma özelliği.

MAKSUTUŞAĞI

Erzincan ili, Alpköy bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş ili, Narlı bucağına bağlı bir bölge.

HİMMETUŞAĞI

Kırşehir kenti, Akpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

TUTUŞTURUVERME

Tutuşturuvermek işi.

TUTUŞTURUVERMEK

Çabucak tutuşturmak.

HACIMAHMUTUŞAĞI

Aksaray ili, Ortaköy ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

TUTUŞTURABİLMEK

Tutuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TUTUŞTURABİLME

Tutuşturabilmek işi.

HARTUŞLAMAK

Karıştırmak: Sobayı hartuşla ki yansın.

TUTUŞTURMAK

Tutuşmalarını ya da tutuşmasını sağlamak. Coşturmak, çok heyecanlandırmak. Karşısındakinin isteyip istemediğini düşünmeksizin ansızın vermek.

TUTUŞUVERMEK

Çabucak tutuşmak.

TUTUŞABİLMEK

Tutuşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

RÖTUŞLATMAK

Rötuşlama işini yaptırmak.

HARTUŞLAMAH

Karıştırmak.

TUTUŞMAZLIK

Tutuşmaz olma özelliği.

  -   -   -  

Anlamında TUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

BUJİ

Patlamalı motorlarda yakıtı tutuşturmaya yarayan araç.

HARTUÇ

Kartuş.

GİRİŞMEK

Bir işi ele almak. Kalkışmak. Başlamak. Birbirine karışmak. Dövmek. Kavgaya tutuşmak.

ALEVLENDİRMEK

Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.

GİRMEK

Dışarıdan içeriye geçmek. İncelemek, ayrıntılara inmek. İyice anlamak, iyice bilmek. Erişmek, ulaşmak. Yemek yemek. Sulu bir şeyin veya su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak. Sığmak. Tecavüz etmek, geçmek. Ağrı, sancı başlamak, saplanmak. Zaman anlamlı kavramlar için gelmek. Girişmek, başlamak. Kavgaya tutuşmak. Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek. Yüklenmek. Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak. Bulaşmak. Almak, fethetmek. Yazılmak, başlamak. Katılmak.

BAR

Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.

ATEŞ

Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

KAV

Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde. Yılanın deri değiştirirken attığı deri. İçki mahzeni.

ATEŞLEMEK

Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

GRİZU

Normal sıcaklık ve basınçta kömür ocaklarında açığa çıkan ve büyük bölümü saf metandan oluşan, kolayca tutuşabilen gaz.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

ÇIRA

Çam vb. reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü. Lamba. Bu bölümden küçük küçük kesilerek hazırlanmış, tutuşturma ve aydınlatma işlerinde kullanılan parça.

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.

KAPIŞMAK

Birlikte bir şeyin üzerine üşüşüp aceleyle almak, kapmak. Kavgaya girmek. Kavgaya tutuşmak. Hırsla güreşe başlamak.

HORA

Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu.

İŞTİAL

Tutuşma, parlama, alevlenme.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.