TUR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tur" olan, toplam 185 adet kelime bulunmaktadır. tur ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tur ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TURNABALIĞIGİLLER

14 harfli kelimeler

TURNERSENDROMU

13 harfli kelimeler

TURFANDACILIK, TURLAYABİLMEK, TURUNCULAŞMAK, TURUNCUMTIRAK

12 harfli kelimeler

TURBİDİMETRE, TURKUVAZIMSI, TURLAYABİLME, TURUNCULAŞMA, TURUNÇGİLLER

11 harfli kelimeler

TURFANDALIK, TURGULANMIŞ, TURHUNLAMAK, TURİZMCİLİK, TURLUTOMBAK, TURNABALIĞI, TURNACIBAŞI, TURNAÇAYIRI, TURNAGAGASI, TURNAGEÇİDİ, TURNAGİLLER, TURŞULAŞMAK, TURUKTURMAK

10 harfli kelimeler

TURANCILIK, TURBELARİA, TURBELARYA, TURBİNATUS, TURFALAMAK, TURFANDACI, TURGUTREİS, TURNAAYAĞI, TURPGİLLER, TURRİTELLA, TURŞAŞİRİN, TURŞUCULUK, TURŞULAŞMA, TURŞUPALAN, TURUNCUMSU

9 harfli kelimeler

TURALAMAK, TURATEKİN, TURBİDİTE, TURDURMAK, TURFALAMA, TURFULLAR, TURGURMAK, TURGUTALP, TURGUTBEY, TURGUTKÖY, TURGUTLAR, TURKUTMAK, TURKYEMEZ, TURNADERE, TURNADİLİ, TURNAGÖZÜ, TURNASUYU, TURNAYOLU, TURPÇULAR, TURŞKİRAZ, TURŞPALAN, TURUBADUR, TURUNÇOTU, TURUNÇOVA

8 harfli kelimeler

TURAALTI, TURALAMA, TURANKÖY, TURANLAR, TURAPLAR, TURBALIK, TURFANDA, TURGUTLU, TURHANLI, TURHATUN, TURİSTİK, TURİZMCİ, TURKUVAZ, TURLAMAK, TURLUHAN, TURMALİN, TURNACIK, TURNAGÖL, TURNAKÖY, TURNALAR, TURNUSOL, TURSİKUS, TURŞUAŞI, TURŞULUK, TURŞUMAK, TURULMAK, TURUMTAY, TURUNÇLU, TURUŞMAK, TURVANDA

7 harfli kelimeler

TURAMAK, TURAMAN, TURAMPA, TURANCI, TURANLI, TURBAŞI, TURGUCU, TURKİYA, TURKMAK, TURKMAN, TURKUAZ, TURLAMA, TURNACI, TURNALI, TURNİKE, TURNUVA, TURPOTU, TURPUNA, TURŞUCU, TURTURU, TURUNCU

6 harfli kelimeler

TURABİ, TURAFE, TURALI, TURALP, TURANA, TURANİ, TURBAY, TURCAN, TURFAN, TURGAY, TURGOR, TURGUT, TURHAL, TURHAN, TURİST, TURİZM, TURKAK, TURKAN, TURKAZ, TURKUN, TURLUK, TURMAK, TURPAN, TURPÇU, TURPLU, TURTAR, TURTUR, TURUDU, TURUNC, TURUNÇ, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

TURAÇ, TURAH, TURAK, TURAL, TURAM, TURAN, TURAŞ, TURAT, TURAY, TURBA, TURBO, TURFA, TURGU, TURHA, TURIK, TURİK, TURİS, TURİT, TURKİ, TURLA, TURLİ, TURLU, TURMA, TURNA, TURNE, TURNO, TURŞI, TURŞU, TURTA, TURUK, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

TURA, TURÇ, TURP, TURŞ, TURT, TURU

3 harfli kelimeler

TUR

Bazı kelimelerin anlamları

TUR

Dolaşma. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.

TURHUNLAMAK

Kapıyı açılamayacak biçimde iyice kapamak.

TURUNÇGİLLER

Sedef otugillerin, turunç, portakal, limon, mandalina vb.ni içine alan bir alt familyası, narenciye.

TURBİDİMETRE

Suyun bulanıklık derecesini ölçmek için kullanılan alet.

TURİZMCİLİK

Turizmcinin işi veya mesleği.

TURKUVAZIMSI

Rengi turkuvazı andıran.

TURUNCULAŞMAK

Turuncu bir renge girmek.

TURLAYABİLMEK

Turlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

TURFANDACILIK

Turfandacı olma durumu.

TURUNCUMTIRAK

Turuncumsu.

TURUNCULAŞMA

Turunculaşmak işi.

TURLAYABİLME

Turlayabilmek işi.

TURNABALIĞIGİLLER

Örnek türü turnabalığı, geniş tenyaya ikinci arakonakçılık eden çok yırtıcı balıklar familyası. (Esocidae),iyi bilinen türüdür.

TURFANDALIK

Turfanda meyve veya sebze yetiştirilen tarla.

TURNERSENDROMU

Kısraklarda en çok görülen kromozomal anomali (63, XO genotype). Gonadal disgenesise bağlı olarak hayvan ergin yaşa gelmesine rağmen üreme organları normal gelişmelerini göstermezler. Normal kızgınlık döngüsü göstermezler. İki yumurtalık da küçük ve yumuşaktır.

TURGULANMIŞ

vakfedilmiş (bk. bekitlenmiş).

  -   -   -  

Anlamında TUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AÇIKAĞIZ

Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AFYONLAMAK

Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.

ALABAŞ

Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ACIRGA

Yaban turpu.

AKNE

Yağ bezlerinin deri üzerinde oluşturduğu iltihaplı sivilce.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

AFYON

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

AĞIRLIKLI

Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AHLATIERBAA

İnsanın kişiliğini oluşturduğuna inanılan bedendeki balgam, kan, safra ve sevda ögeleri.

ADRES

Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.

ALABALIK

Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).