TULUK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tuluk" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. tuluk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tuluk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tuluk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TULUK

Tulum.

TULUKTAŞ

Gaziantep kenti, Nizip ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

TULUKARMUDU

Yazın yetişen, sarı renkli bir armut.

TULUKMAK

Durmak, olduğu yerde kalmak: Top işte burada, taşın dibinde tulukmuş. Asılıp kalmak, takılmak, durmak.

  -   -   -  

Anlamında TULUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TULUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CA

Suyun aktığı delik: Bizim banyonun ca yolu tıkanmış. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Parmaklık, korkuluk. Lavabo, banyo. Çorap şişi. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Ekin taşımaya yarayan kızakların altına konulan çatal ağaçlar. Korkutma ve sürpriz ünlemi. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. Un, tahıl ve benzerleri konulan büyük çuval (Çayağzı). Kolun döner kemiği. Cağ, üzerinde pekmez yapılacak armutların ezildiği tekne. Kalsiyum elementinin simgesi. Kalsiyum. Canlı ağırlık.

MAHARİÇ

Muştuluk parası, armağan.

MÜJDE

Muştu. Sevindirici haber verileceği zaman söylenen bir söz. Muştuluk.

CAĞTORBA

Büyük bez veya deri torba, tuluk.

DÖĞMEYAĞ

Ayrandan yapılan tuluk yağı. (Gençali Senirkent Isparta).

ORBUK

Doymak bilmeyen. Yazın bile karı erimeyen yüksek dağlardaki mağaralar (peynir, yağ tulukları konulur). Su biriken oyuk yer, doğal kuyu. Çam ormanı. Ormanın kuytu yeri. Toprağın çökmesi nedeniyle oluşan delik. Çayın oyduğu yer. Hendek. Yerüstü sularının içinde kaybolduğu doğal oyuklar. Ovalardaki doğal çukurlara yağmur sularının dolmasıyla oluşan göl. Taştan oyulmuş ağzı dar, dibi geniş su oluğu. Huni biçiminde çukur yer.

CECİK

Büyük bez veya deri torba, tuluk. İp eğirmekte kullanılan aracın teli. Kulp, sap. Ağaç veya madeni çivi. Cacık. Renkli yün kilim. (Güllüce Gümüşhanacıköy Amasya). İnce dokunmuş kilim. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya). Tava kulpunu tava sahanına tutturan çivi. (Aksaray Niğde). Kulpu bakır helkeye bağlayan düzen. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

MÜJDELİK

Muştuluk.

CAĞA

Gösteriş, caka. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Bebek, çocuk.

OPRUK

Dağlar ve tepeler arasındaki derin ve büyük çukurlar. Yazın bile karı erimeyen yüksek dağlardaki mağaralar (peynir, yağ tulukları konulur). Su biriken oyuk yer, doğal kuyu. Zindan. Yokuş. Taşlık, kayalık yer. Engebeli yer. Ovalarda akarsuların içine akıp kayboldukları delikler. Volkanik kuyu. Dağlarda, kayalıklarda bulunan derin, doğal çukurlar, delikler.

CİCER

Küçük tuluk, tulum.

CAK

Büyük bez veya deri torba, tuluk. Lavabo, banyo. Aşık kemiğinin çukur tarafı.

KÜMET

Çocuğun doğum haberini veren kimseye babanın verdiği bahşiş, muştuluk parası. Kiremit.

KÖBELEK

Bir çeşit mantar. Mısır koçanı. Tahıllara dadanan bir çeşit küçük kelebek. Muştuluk parası.

CAG

Büyük bez veya deri torba, tuluk. Parmaklık, korkuluk.

OLUNTU

Göstermeci nitelikteki oyunlarda olay bölümleri. Ana olaya bağlı, destekleyici ikincil olay. Bir koşukta, bir hikâyede asıl olaya karışan ikinci derecede olgu. Eski Yunan trajedisinde kısım, ki az çok şimdi perde dediğimiz bölümü karşılar (OLUNTULUK, Episodique). Bir koşukta, bir öyküde asıl olaya karışan ikinci derecede olgu.

TULUH

Pekmez, peynir, yağ ve benzerleri şeyler koymaya yarayan ya da yayık olarak kullanılan deri, tulum. Şişirilmiş hayvan derisi, tulum. İçerisine peynir konan koyun postu, tuluk. Eski türkçe tulkuk: Yüzülerek çıkarılmış deri (Erzincan Merkez). Tuluk; hayvanların sidik torbası; tulum.