Kelimeler arşivinde; içinde "tulum" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tulum bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tulum ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tulum olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TULUMBACILIK
TULUMKABASI
TULUMLULAR, TULUMSULAR, TULUMPINAR, TULUMCULUK
TULUMBACI, TULUMŞİŞİ, TULUMPATA, KAPİTULUM
SEPTULUM, TULUMTAŞ, TULUMŞAK, SKUTULUM, İBATULUM, TULUMCUK
TULUMLU, TULUMPA, TUTULUM, TULUMCU, TULUMBA
TULUM
TULUM
Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Şişman, tombul. Tüp.
TULUMBACILIK
Tulumbacı olma durumu.
TULUMTAŞ
Siirt şehrinde, Bağlıca bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KAPİTULUM
Kene ve uyuz etkenlerinde hareketli ağız organellerinin bulunduğu gnathosoma olarak da adlandırılan hareketli baş bölgesi. Deniz kabuklularında mantoyu çevreleyen kalseröz yapı. Sineklerde antenlerin bulunduğu baş bölgesi. Hyperstomatia üst ailesinde bulunan silyumlu protozoonların nematodezmalarının proksimal ucu. Kimi zooflagellataların aksostillerinin organizmanın çekirdeğini içeren ön kısmı. Küçük baş, başçık.
TULUMŞİŞİ
Kabakulak.
TULUMPINAR
Rize şehri, İkizdere ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TULUMKABASI
Kabakulak.
TULUMPATA
Çalınan boru, nefir.
TULUMBACI
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.
TULUMLULAR
Gömleklilerden, vücutları torba biçiminde kalın bir gömlekle örtülü olan deniz hayvanları takımı, tulumsular.
TULUMCULUK
Tulumcunun yaptığı iş.
SEPTULUM
Bölmecik.
SKUTULUM
Küçük kalkan, kalkancık.
TULUMŞAK
Kabakulak.
İBATULUM
Ne iyi.
TULUMSULAR
Tulumlular.
Bu bölümde tanımı içerisinde TULUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRBACIK
Tulumcuk.
AMYOT
Tulumbanın piston kolunu sıkıştıran kapağın altına sarılan yağlı ve kalınca ip.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
ASCİDİACEA
Tulumlular.
PÜSKÜRTEÇ
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.
TULUMCUK
İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese. Bitkilerde yüzmeyi kolaylaştıran, tulum biçiminde küçük kese.
KÖKEN
Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.
GAYDA
Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.
EKLİPTİK
Tutulum.
PİRUHİ
Un, yumurta, tulum peyniri, tereyağı, et suyu ve ceviz içinden yapılmış olan bir hamur yemeği.
MOTOPOMP
Motorlu tulumba.
BAĞANA
İçine peynir, çökelek konulan oğlak veya kuzu derisi, tulum. Yeni doğmuş çocuk, üç yaşına kadar olan çocuklara verilen genel ad. Dört, beş günlük keçi yavrusu. Direk.
KELEK
Olgunlaşmamış, ham kavun. Yer yer çıplaklığı veya boşluğu olan. Aptal. Kılsız. Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumlar üzerine kurulan bir tür sal.
TULUK
Tulum.
POMPALAMAK
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
SANDIK
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
TULUMCU
Tulum çalan veya yapan kimse.
ARGIL
Ayni boyda iki kamış düdüğün birleştirilmesiyle yapılan, çingenelerin tulumla ve çobanların ağızla çaldıkları bir çalgı. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BAĞALAK
İçine peynir, çökelek konulan oğlak veya kuzu derisi, tulum.