Kelimeler arşivi içinde; başında "tulum" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. tulum ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tulum ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tulum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TULUMBACILIK
TULUMKABASI
TULUMCULUK, TULUMLULAR, TULUMSULAR, TULUMPINAR
TULUMBACI, TULUMŞİŞİ, TULUMPATA
TULUMTAŞ, TULUMCUK, TULUMŞAK
TULUMLU, TULUMPA, TULUMCU, TULUMBA
TULUM
TULUM
Bazı yiyecek ve içecekler için koruyucu kap olarak kullanılan, önü yarılmadan bütün olarak yüzülmüş hayvan derisi. Göğüs ve pantolon bölümü bitişik giysi. Gövdesi bu deriden yapılmış üflemeli çalgı, gayda. Şişman, tombul. Tüp.
TULUMŞİŞİ
Kabakulak.
TULUMLULAR
Gömleklilerden, vücutları torba biçiminde kalın bir gömlekle örtülü olan deniz hayvanları takımı, tulumsular.
TULUMBACI
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.
TULUMPA
Havayuvarı basıncının düşmesinden oluşan kasırga, urağan.
TULUMLU
İkincil ağızlı hayvanlardan, gömlekliler (Tunicata) dalının, tulumlular (Ascidiacea) sınıfından, tulumları kıkırdak sertliğinde ve bağırsağı yutağın yan bölgesinde olan türlere sahip bir cins. (Ascidia) İkincil-ağızlı hayvanlardan gömlekliler (Tunicata) dalının tulumlular (Ascidiacea) sınıfından bir kordalı türü. Tulumları kıkırdak sertliğindedir. Bağırsağı yutağın yan bölgesindedir. Ağrı kenti, Suluçem bucağına bağlı bir bölge.
TULUMBACILIK
Tulumbacı olma durumu.
TULUMCU
Tulum çalan veya yapan kimse.
TULUMŞAK
Kabakulak.
TULUMSULAR
Tulumlular.
TULUMCUK
İç kulakta, yarım daire kanallarına bağlı küçük kese. Bitkilerde yüzmeyi kolaylaştıran, tulum biçiminde küçük kese.
TULUMTAŞ
Siirt şehrinde, Bağlıca bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TULUMKABASI
Kabakulak.
TULUMPATA
Çalınan boru, nefir.
TULUMCULUK
Tulumcunun yaptığı iş.
TULUMPINAR
Rize şehri, İkizdere ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde TULUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CHELİCERATA
Vücutları gnathostoma ve idiosoma olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiş, kapitulumda üç eklemli bir çift keliser ve birkaç eklemden oluşmuş pedipalpleri bulunan, anten ve alt çeneleri bulunmayan, karada yaşayan türleri trake solunumu yapan, solunum sistemi olmayan türlerde deri solunumu görülen, erkek ve dişi genital organları ayrı bireylerde bulunan Artropoda alt filumu.
AMYOT
Tulumbanın piston kolunu sıkıştıran kapağın altına sarılan yağlı ve kalınca ip.
ARGIL
Ayni boyda iki kamış düdüğün birleştirilmesiyle yapılan, çingenelerin tulumla ve çobanların ağızla çaldıkları bir çalgı. Şanlıurfa ili, Halfeti belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BAĞALAK
İçine peynir, çökelek konulan oğlak veya kuzu derisi, tulum.
SANDIK
İçine çeşitli şeyler konulan, tahtadan yapılmış, kapaklı ev eşyası. Kamu kesiminde çalışan personelin kendi durumunda düşük faiz ve taksitler hâlinde geri ödemek üzere borç para aldığı birim. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya plastikten yapılmış, dört köşe kap. Mahalle tulumbacılarının omuzda taşıdıkları sandık biçimi tulumba. Bir kurumda para alınıp verilen yer. Kamu kesiminde çalışan personelin sosyal güvenlik işlerini yürüten kuruluş. Yapılarda kum, çakıl vb. şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü aleti. Seçimlerde oy pusulalarının atıldığı kutu.
POMPALAMAK
Pompa ile şişirmek, tulumba ile suyu çekmek veya vermek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek, körüklemek.
MOTOPOMP
Motorlu tulumba.
ASCİDİACEA
Tulumlular.
TULUK
Tulum.
KELEK
Olgunlaşmamış, ham kavun. Yer yer çıplaklığı veya boşluğu olan. Aptal. Kılsız. Irmaklarda işleyen ve şişirilmiş tulumlar üzerine kurulan bir tür sal.
EKLİPTİK
Tutulum.
KIRBACIK
Tulumcuk.
BASACAK
Takunya. Tuluma peynir basmak için kullanılan yuvarlak ve kalın sopa. Basamak.
ÇALPARA
Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.
PÜSKÜRTEÇ
Sıvıları ve toz durumundaki maddeleri gaz veya toz durumunda saçmaya, atmaya yarayan tulumba veya körük biçimindeki aygıt, püskürme makinesi, pülverizatör. Sprey.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
BAĞANA
İçine peynir, çökelek konulan oğlak veya kuzu derisi, tulum. Yeni doğmuş çocuk, üç yaşına kadar olan çocuklara verilen genel ad. Dört, beş günlük keçi yavrusu. Direk.
PİRUHİ
Un, yumurta, tulum peyniri, tereyağı, et suyu ve ceviz içinden yapılmış olan bir hamur yemeği.
KÖKEN
Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.
GAYDA
Kamıştan yapılmış çift düdük ve tulumdan oluşan, tiz sesli, nefesli, İskoçların millî çalgısı.