Kelimeler arşivi içinde; başında "tul" olan, toplam 59 adet kelime bulunmaktadır. tul ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tul ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TULUMBACILIK
TULUATÇILIK, TULUNKABASI, TULUMKABASI, TULUKARMUDU
TULUMSULAR, TULUMCULUK, TULUMLULAR, TULAZLAMAK, TULAZDAMAH, TULUTOMBAK, TULUMPINAR
TULUMPATA, TULUMŞİŞİ, TULUMBACI
TULUKMAK, TULUMTAŞ, TULUKTAŞ, TULUMŞAK, TULUATÇI, TULLAMAH, TULUNMAK, TULUNTAŞ, TULLAMAK, TULUMCUK, TULKUMAK, TULĞUMAK, TULAREMİ
TULUMCU, TULLAŞA, TULUMLU, TULGALI, TULUMPA, TULAMAK, TULUMBA
TULUAT, TULLUK, TULKUK, TULİNA, TULHUM, TULGAR, TULEME, TULANİ, TULYUM
TULUN, TULUİ, TULUP, TULUŞ, TULUM, TULUK, TULUH, TULUĞ, TULLİ, TULLA, TULCA, TULAZ
TULU, TULA
TUL
TUL
Boylam. Uzunluk.
TULUMSULAR
Tulumlular.
TULUNKABASI
Kabakulak.
TULUMBACI
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse. Külhanbeyi. Tulumba yapan, satan veya onaran kimse.
TULAZLAMAK
Atmak, fırlatmak. Fırlatmak.
TULUATÇILIK
Tuluatçı olma durumu.
TULUMBACILIK
Tulumbacı olma durumu.
TULUMŞİŞİ
Kabakulak.
TULUMPINAR
Rize şehri, İkizdere ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
TULUMCULUK
Tulumcunun yaptığı iş.
TULUMPATA
Çalınan boru, nefir.
TULUTOMBAK
Şeftali.
TULUKARMUDU
Yazın yetişen, sarı renkli bir armut.
TULAZDAMAH
Pırlatmak.
TULUMKABASI
Kabakulak.
TULUMLULAR
Gömleklilerden, vücutları torba biçiminde kalın bir gömlekle örtülü olan deniz hayvanları takımı, tulumsular.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASTİGMAT
Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz).
AKSIRIKLI
Aksırığa tutulmuş, sık sık aksıran, hapşırıklı.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
AYILMAK
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.
AYRICASIZ
Ayrı tutulmadan, istisnasız bir biçimde.
ARP
Dik tutularak parmakla çalınan, üç köşeli, telli çalgı.
AYRICALIK
Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ANIMSAMAK
Bilinip unutulan bir şeyi akla getirmek, hatırlamak.
AYAKÇI
Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.
AVUTULMA
Avutulmak işi.
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
ASTIMLI
Astımı olan, astım hastalığına tutulmuş olan.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ARKOZ
Birleşiminde feldspat bulunan, kum taşı türünden bir tortul kayaç.
ASFALTİT
Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.