TİT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tit" olan, toplam 73 adet kelime bulunmaktadır. tit ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tit ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TİTRERSİNEKLER

13 harfli kelimeler

TİTREYİVERMEK, TİTREYEBİLMEK, TİTREŞİMÖLÇER

12 harfli kelimeler

TİTREYİVERME, TİTREYEBİLME, TİTREKLEŞMEK, TİTREŞTİRMEK, TİTREŞİRGÜCÜ

11 harfli kelimeler

TİTMİKLEMEK, TİTİZLEŞMEK, TİTİZLENMEK, TİTRERSİNEK, TİTREMLEMEK, TİTREŞİMSİZ, TİTLİTOMBAK, TİTİREGIZIM, TİTREŞTİRME, TİTREKLEŞME, TİTREKKAVAK

10 harfli kelimeler

TİTREMLEME, TİTREŞİMLİ, TİTİZLİKLE, TİTİZLEŞME, TİTİZLENME, TİTİREŞMEK, TİTRİMETRİ

9 harfli kelimeler

TİTRERCİK, TİTTİRMEK, TİTREŞKEN, TİTREŞMEK, TİTREKOTU, TİTREKLİK, TİTRETMEK, TİTSİNMEK, TİTRASYON, TİTİREMEK

8 harfli kelimeler

TİTREŞİM, TİTANYUM, TİTREYİK, TİTRETME, TİTRETİŞ, TİTREYİŞ, TİTREŞME, TİTREŞİR, TİTİZLİK, TİTRATÖR, TİTREMEĞ, TİTREMEK

7 harfli kelimeler

TİTİZER, TİTREME, TİTİREK, TİTİRGE, TİTİRİK, TİTİRTİ, TİTİZCE

6 harfli kelimeler

TİTMEK, TİTREM, TİTROK, TİTREK

5 harfli kelimeler

TİTAK, TİTRE, TİTAN, TİTAH, TİTER, TİTİK, TİTİN, TİTİZ, TİTKİ

4 harfli kelimeler

TİTİ, TİTR, TİTA

3 harfli kelimeler

TİT

Bazı kelimelerin anlamları

TİT

Ceviz oyununda dikilen en büyük ceviz.

TİTREKLEŞMEK

Titrek duruma gelmek.

TİTREŞTİRMEK

Her yanı titretmek. Titreşim durumuna getirmek.

TİTRERSİNEKLER

İnce gövdeli, çok ince bacaklı, dar kanatlı sinek türlerini içine alan ve sağlığımız için az çok önem taşıyan iplikboynuzlular familyası.

TİTREMLEMEK

Konuşmada, düşünce veya duyuştan gelen yumuşaklık ve sertlik özelliklerini belirtmek için tonları düzenlemek.

TİTİZLEŞMEK

Titizlenmek.

TİTREYEBİLMEK

Titreme olasılığı bulunmak.

TİTREŞİRGÜCÜ

Öğeciklerin belli dalga boyundaki ışıkları soğurma, salma olasılığını ölçen nicelik.

TİTMİKLEMEK

Lif lif, ince ince ayırmak, didik didik etmek.

TİTREYİVERMEK

Aniden titremek.

TİTRERSİNEK

Yaza doğru sulak bölgelerde ortaya çıkan ve raslansal olarak memeleri kurtlandırıp sütün değerini düşüren küçük sinek; tüysinek. Chironomidae ailesinde bulunan ısırıkları oldukça acı verici, Mansonella ozzardi ve Dipetalonema perstans'a vektörlük yapan küçük kanatlı sinekler.

TİTREŞİMSİZ

Titreşim yapmayan veya titreşim oluşturmayan. Sert.

TİTREYEBİLME

Titreyebilmek işi.

TİTREŞİMÖLÇER

Titreşen bir nesnenin yerdeğişimini, hızını ve ivmesini ölçen aygıt.

TİTREYİVERME

Titreyivermek işi.

TİTİZLENMEK

Çok dikkat ve özenle davranmak veya böyle davranılmasını istemek, titiz olmak, titizlik göstermek. Öfkelenmek, huysuzlanmak, rahatsız olmak.

  -   -   -  

Anlamında TİT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ISPAZMOZ

Aşırı titreme, kasılma.

ÇIRPINTI

Çırpınma. Aşırı uykusuzluk, huzursuzluk, titreme, silkinme durumu. Suların ufak ve oynak dalgalarla kaynaşması. Ruhsal gerginliğin dışa vurulması, ajitasyon.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

İFİLDEMEK

Hafifçe titremek. Ürpermek.

DİYAPAZON

Titreştirildiğinde ana seslerden birini veren, U biçiminde, küçük bir çelik araç.

HAŞLAMLILAR

Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı.

ANTİTOKSİK

Antitoksin.

DİSİPLİN

Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

HERTZ

Saniyede bir titreşim yapan devirli bir olayın frekansına eşit frekans birimi.

ÇAKAL

Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.

DÜŞÜNMEK

Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.

DÜĞÜM

İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.

ANTİTOKSİN

İçine giren toksinleri zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde, antitoksik.

IŞILDAMAK

Titrek, parlak bir ışık saçmak, parıldamak.

DALGA

Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

BINGILDAMAK

Et ve sıvı yumuşaklık veya şişmanlık sebebiyle oynamak, titremek.

CİDDİ

Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.

FONOGRAFİ

Seslerin gerektikçe tekrarlanmasını sağlamak için bunların titreşimlerini, madde üzerine iz olarak geçirme yöntemi.

ETİ

Hitit.