TERE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tere" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. tere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

TEREBRATULA, TEREDDÜTSÜZ

10 harfli kelimeler

TEREBENTİN, TEREZLEMEK, TEREZECABU, TEREEKMEĞİ, TEREDDÜTLÜ, TEREDDÜTLE

9 harfli kelimeler

TEREYAĞLI, TERELELLİ, TEREMEKER, TEREMENTİ, TEREKELİK, TERECİLİK

8 harfli kelimeler

TERETTÜP, TERETMEK, TERETELİ, TERESSÜP, TERESSÜD, TEREVZİN, TERENNÜM, TERENMEK, TEREYAĞI, TERELMEK, TEREDDÜT, TEREKMEK, TEREKLİK, TEREKKÜP, TEREKEME

7 harfli kelimeler

TERECİK, TEREVCE, TEREDDİ, TEREBRA, TEREKEM, TERENCE, TEREMPE, TEREMEK

6 harfli kelimeler

TEREZİ, TEREKE, TEREZE, TEREYH, TERECE, TERECİ

5 harfli kelimeler

TEREM, TEREF, TEREH, TEREK, TERES, TEREN

4 harfli kelimeler

TERE

Bazı kelimelerin anlamları

TERE

Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki (Lepidium sativum).

TERETTÜP

Gerekme, icap etme. İş vb. için gerekme, ait olma.

TEREDDÜTLE

Duraksayarak, tereddüt ederek.

TEREMEKER

İşlerine boş veren, savsak.

TEREEKMEĞİ

Kalın börek yufkası.

TEREYAĞLI

Tereyağı ile yapılmış.

TEREDDÜTSÜZ

Tereddüdü olmayan, duraksamasız. Tereddüde yol açmayan. Kararlı olarak, duraksamadan.

TEREZLEMEK

1.Temizlemek. 2.Süslemek, düzenlemek.

TEREZECABU

Perde.

TERECİLİK

Terecinin yaptığı iş.

TERELELLİ

Hafif ve hoppa.

TEREBRATULA

Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) dalından, kabukları uzun, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nda yaşayan türleri olan bir cins. (Terebratula), Kolsu-ayaklılar (Brachiopoda) dalından bir yumuşakçamsı cinsi. Kabukları uzuncadır. Akdeniz ve Atlantik Okyanusunda bulunur. Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) şubesinden, kabukları uzun, Akdeniz ve Atlas Okyanusu'nda yaşayan türleri olan bir cins.

TEREKELİK

Sebze ekilen yer, bostan.

TEREDDÜTLÜ

Tereddüdü olan, duraksamalı. Tereddüde yol açan.

TEREMENTİ

Terebentin.

TEREBENTİN

Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya kendi kendine ya da ağacın çizilmesiyle akan, yağlı boya, yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan, ince, renksiz, kokulu reçine, terementi.

  -   -   -  

Anlamında TERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

ALFABE

Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ALINDI

Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

ARKADAŞ

Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

ALTI

Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

ALTMIŞ

Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.

ALOTROPİ

Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.

ANALIK

Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.

ANT

Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.

ALAŞIMLAMAK

Metale, alaşım elementlerini eriterek katmak.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.