Kelimeler arşivinde; içinde "terk" olan, toplam 40 tane kelime bulunuyor. İçerisinde terk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu terk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında terk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İNTERKONEKSİYON, STERKOBİLİNOJEN
TERKEHATİPLER, TERKEHALİLLER, STERKORARİYAN
TERKİMLEŞMEK
İNTERKSİLER, STERKOBİLİN, STERKOROLİT, TERKİBİBENT, TERKELLEMEK, TERKİLEŞMEK
TERKİPHANE, İNTERKİNEZ, TERKİSALAT, TERKİLEMEK
TERKİŞMEK, TERKOLMAK, TERKİPSİZ
TERKİMEK, TERKEŞİK, YETERKIZ, TERKİPLİ, TERKEMEK, GÖKTERKE, TERKÜLLÜ
TERKİBİ, TERKİLİ
TERKİM, TERKEN, TERKİL, TERKİÇ, TERKEŞ, TERKES, TERKEL, TERKİP, TERKİN
TERKE, TERKİ
TERK
TERK
Bırakma, ayrılma. Vazgeçme. Bakmama, ihmal etme.
İNTERKONEKSİYON
Birçok elektrik şebekesi arasında bağlantı kurma.
TERKİBİBENT
Divan edebiyatında uyakları başka başka olan birkaç bentten oluşan ve her bendin sonunda kafiyeleri aynı birer beyti bulunan manzume biçimi.
TERKEHALİLLER
Bartın kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TERKİPHANE
Terkibibentte vasıta beytinden önceki beyitlerin oluşturduğu bent.
STERKOBİLİN
Dışkıdaki sterkobilinojenin havayla temas edince oksitlenmesi sonucu meydana gelen ve dışkının rengini veren portakal sarısı rengindeki madde.
STERKOBİLİNOJEN
Bilirubinin bağırsaklarda bakteriler tarafından indirgenmesiyle oluşan ve dışkıyla atılan renksiz ürün.
TERKİMLEŞMEK
Biriyle belli bir yer ve zamanda buluşmak için anlaşmak, sözleşmek.
TERKELLEMEK
Yinelemek.
İNTERKİNEZ
Çekirdeğin iki bölünme devresi arasındaki dinlenme durumu.
TERKİSALAT
1.Terbiyesiz. 2.Beceriksiz, uyuşuk.
TERKİLEŞMEK
Bir hayvana iki kişi birlikte binmek. Ata iki kişi binmek.
TERKEHATİPLER
Bartın şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
STERKOROLİT
Bağırsaklarda dışkının sertleşmesi, dışkının taş kesilmesi, fekalit.
İNTERKSİLER
İkincil odun boruları içinde oluşan soymuk boruları.
STERKORARİYAN
Tripanosomaların Stercoraria grubuna ait veya tripanosomaların Stercoraria grubunun neden olduğu.
Bu bölümde tanımı içerisinde TERK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
METRUKİYET
Bırakılma, terk edilme. Ayrılma, boşanma.
ANSINMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. İşleri oluruna bırakmak. Söz söylemek isterken söyliyememek, tutulup kalmak.
BEZOAR
Mide-bağırsak sisteminde bitkisel veya hayvansal kılların veya liflerin kümeleşip sertleşmesi ve sindirim kanalını terk etmeemsi sonucu oluşan ve tarihte panzehir olarak kullanılan taş benzeri kitle.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
AYRİLMAK
Terk etmek. 2.Vvedalaşmak, ayrılmak. Taksim olmak, çatallaşmak.
GEÇİLMEK
Geçme işi yapılmak. Bırakmak, terk etmek.
KOYMAK
Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Etkilemek, dokunmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Katmak, eklemek. Bırakmak, terk etmek. Bırakmak. İmza, tarih, adres yazmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.
BİLEŞİM
Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.
FERAĞ
Bir işten vazgeçme, çekilme, el çekme, terk etme. Bir mülkü başkasına bırakma, başkasının üstüne geçirme.
BIRAKMAK
Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
METRUK
Bırakılmış, terk edilmiş. Kullanılmayan.
BAKIMSIZLIK
Bakımsız olma, terk edilme, yüzüstü bırakılma durumu.
ÖRÜMCEKLENMEK
Bir yer örümcek ağlarıyla dolmak. Bakımsız ve terk edilmiş bulunmak. Ateşli hastalıklarda göz, ağız vb. yerler kurumuş salgılarla perdelenir gibi olmak.
BAĞCAK
1.Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Çocuğun kundağını sarmaya yarayan ip, yünden örülen kuşak. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Çobanların gece yatısında kollarına koyun bağladıkları örme ip (Çopraşık k.), karşılığı bağırcak. Koyun sürüsünün geceleri, yattığı yeri terk edip etmediğini anlamak amacıyla çobanın bileğini bir koyunun boynuna bağladığı ip. (Çaltı Gelendost, Kusarı Yalvaç, Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta) (bağacak) : (Yenikent Aksaray Niğde) (bağecik) : (Yakaköy Gelendost Isparta).
TESLİM
Bir şeyi sahibine verme. Fasıl müziğinde peşrevin ve saz semaisinin her hanesi sonunda tekrarlanan parça. Emanet alınan bir şeyi sahibine geri verme. Gerçek olduğunu kabul etme, doğrulama. Bırakma, devretme, terk etme. Teslim ol veya teslim oluyorum sözü.
BIRAKILMAK
Bırakma işine konu olmak, terk edilmek.
ARIS
Gelincik. Sürülmemiş, terk edilmiş, bakımsız tarla: Bu yıl bizim tarlalar arış kaldı.
TAMLAMA
Bir adın başka bir ad, zamir veya sıfatla birlikte oluşturduğu kelime grubu, terkip: Evin kapısı. Bizim evimiz. Karlı dağlar gibi. Tamamlama.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
LÜTFEN
Birinden bir şey isterken "dilerim, rica ederim" anlamında kullanılan bir söz. İstemeyerek, gönülsüz bir biçimde.