TERS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ters" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. ters ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ters ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ters olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

TERSBAKIŞIMLI

12 harfli kelimeler

TERSİNMEZLİK

11 harfli kelimeler

TERSYÜZLEME, TERSÖRÖZGER, TERSİNİRLİK, TERSİNELEME, TERSLEMEDEN

10 harfli kelimeler

TERSİNLEME, TERSİBOZUK, TERSLENMEK, TERSLEŞMEK

9 harfli kelimeler

TERSLENME, TERSLEMEK, TERSKULAK, TERSLEŞME, TERSKIRIK, TERSBEŞİK, TERSİNMEZ, TERSİNMEK, TERSANELİ

8 harfli kelimeler

TERSLEME, TERSİYUS, TERSİYER, TERSİNME, TERSİNİR, TERSAKAN, TERSİMEK, TERSAYAK, TERSDEYİ, TERSELME

7 harfli kelimeler

TERSİNE, TERSYEL, TERSANE, TERSLİK, TERSEFE, TERSEVİ

6 harfli kelimeler

TERSEN, TERSİI, TERSÇE, TERSİK, TERSİL, TERSİP, TERSİM

5 harfli kelimeler

TERSİ

4 harfli kelimeler

TERS

Bazı kelimelerin anlamları

TERS

Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.

TERSLEMEK

Bir kimseye gönül kırıcı, sert söz söylemek veya gönül kırıcı davranmak, azarlamak. Hayvanlar pislemek.

TERSYÜZLEME

Bir dizeyin diksıralarını yansıra, yansıralarını diksıra yapma işlemi.

TERSKULAK

Bir çeşit mantar.

TERSLENMEK

Tersleme işine konu olmak. Aksilik etmek, terslik göstermek.

TERSBAKIŞIMLI

Bakişımlama altında aynı kalan, yalnız im değiştiren işlev özelliğinde olan.

TERSİBOZUK

Sürgün, ishal.

TERSLEŞMEK

Terslik etmek, zıt davranmak.

TERSİNELEME

(Söz sanatı terimi) Düşündüğünü, alay maksadiyle ve alay olduğunu belli edecek şekilde, tersine bir ifade ile anlatma. Tembellik eden birine: Maşallah siz hiç boş duramıyorsunuz demek gibi (TERSİNELİ, Ironique).

TERSLEMEDEN

Elin tersiyle.

TERSİNİRLİK

Tersinir bir olayın özelliği.

TERSÖRÖZGER

Yazın esen ve bitkileri kurutan yel, samyeli.

TERSİNLEME

Etkiyi artırmak için tersini söyleyerek biriyle ya da bir olayla alay etme. Biriyle ya da bir olayla alay. Etkiyi çoğaltmak için, bir şeyin tersini söyleyerek alay etme; birini sözle vurma.

TERSİNMEZLİK

Doğal olaylarda olduğu gibi, bir sürecin zaman içinde tersine dönmeden belirli bir yöne doğru sürmesi.

TERSLEŞME

Tersleşmek işi.

TERSLENME

Terslenmek işi.

  -   -   -  

Anlamında TERS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TERS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.

AYNASIZ

Aynası olmayan. Polis. Hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz.

CANCAĞIZ

"Kendiliğinden isterse, içinden gelirse" anlamındaki cancağızı isterse sözünde geçer.

ARKA

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

AYKIRI

Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

BURMAK

Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek. Acıtmak. Ağza kekre tat vermek. Mide, bağırsak sancımak. İğdiş etmek.

AKSİLİK

Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.

ÇELMEK

Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

DAR

İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.

ÇELİŞMEK

Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirlerine ters düşmek, tutarsız olmak, mütenakız olmak.

ÇARPIK

Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.

AKSİLEŞMEK

Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.

ÇAPSIZ

Çapı geniş olmayan. Yetersiz, dar görüşlü.

AKSİ

Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.

BALDIRGAN

Baldıran. Şeytantersi.

ARYANİZM

IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.

BİLAKİS

Tersine olarak, tam tersine, tersine, aksine.

AKSİNE

Tersine.