Kelimeler arşivinde; içinde "ters" olan, toplam 55 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ters bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ters ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ters olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İNTERSEKSÜALİTE
KARAKTERSİZLİK
TERSBAKIŞIMLI, KARAKTERSİZCE, İNTERSPESİFİK
TERSİNMEZLİK
TERSYÜZLEME, KARAKTERSİZ, TERSÖRÖZGER, TERSLEMEDEN, TERSİNELEME, EŞTERSÜSTEL, YETERSİZLİK, ŞEYTANTERSİ, TERSİNİRLİK
TERSLENMEK, TERSLEŞMEK, TERSİNLEME, TERSİBOZUK
TERSLENME, TERSKULAK, TERSKIRIK, TERSANELİ, TERSİNMEZ, TERSİNMEK, İNTERSEKS, TERSLEMEK, TERSLEŞME, TERSBEŞİK
TERSİNME, TERSİYUS, YETERSİZ, TERSLEME, TERSİMEK, TERSİYER, TERSİNİR, TERSELME, TERSAKAN, TERSAYAK, TERSDEYİ
TERSEVİ, TERSYEL, TERSANE, TERSLİK, TERSİNE, TERSEFE
TERSÇE, TERSİM, TERSİP, TERSİL, TERSİK, TERSİI, TERSEN
TERSİ
TERS
TERS
Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Hayvan pisliği. Bir şeyin aksi, karşıtı.
TERSİNİRLİK
Tersinir bir olayın özelliği.
TERSYÜZLEME
Bir dizeyin diksıralarını yansıra, yansıralarını diksıra yapma işlemi.
KARAKTERSİZ
Karakteri kötü olan.
KARAKTERSİZLİK
Güvenilir karakteri olmama durumu.
İNTERSPESİFİK
Türler arası.
EŞTERSÜSTEL
Bir sayı için, terseyinin tersüsteli.
TERSİNELEME
(Söz sanatı terimi) Düşündüğünü, alay maksadiyle ve alay olduğunu belli edecek şekilde, tersine bir ifade ile anlatma. Tembellik eden birine: Maşallah siz hiç boş duramıyorsunuz demek gibi (TERSİNELİ, Ironique).
TERSLEMEDEN
Elin tersiyle.
İNTERSEKSÜALİTE
İki cinslilik.
TERSÖRÖZGER
Yazın esen ve bitkileri kurutan yel, samyeli.
ŞEYTANTERSİ
Maydanozgillerden, Orta Asya'da ve Akdeniz ülkelerinde yetişen, kalın köklü, sarı çiçekli, pis kokulu bitki (Ferula assa-foetida). Bu bitkiden elde edilen ve hekimlikte kullanılan reçineli zamk.
KARAKTERSİZCE
Karaktersiz bir biçimde.
TERSBAKIŞIMLI
Bakişımlama altında aynı kalan, yalnız im değiştiren işlev özelliğinde olan.
TERSİNMEZLİK
Doğal olaylarda olduğu gibi, bir sürecin zaman içinde tersine dönmeden belirli bir yöne doğru sürmesi.
YETERSİZLİK
Yetersiz olma durumu, kifayetsizlik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TERS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAR
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
BİLAKİS
Tersine olarak, tam tersine, tersine, aksine.
AKSİ
Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.
ÇARPIK
Düzgünlüğünü yitirerek eğrilmiş, doğru karşıtı. Gerektiği gibi olmayan, düzgün olmayan. Aksi, ters, huysuz bir biçimde. Kötü.
ÇELİŞMEK
Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirlerine ters düşmek, tutarsız olmak, mütenakız olmak.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
AYKIRI
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
AYNASIZ
Aynası olmayan. Polis. Hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz.
ÇAPSIZ
Çapı geniş olmayan. Yetersiz, dar görüşlü.
BURMAK
Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek. Acıtmak. Ağza kekre tat vermek. Mide, bağırsak sancımak. İğdiş etmek.
CANCAĞIZ
"Kendiliğinden isterse, içinden gelirse" anlamındaki cancağızı isterse sözünde geçer.
AKSİLEŞMEK
Huysuzlanmak, huysuzluk etmek, ters davranmak, inatçılık etmek.
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
ÇELMEK
Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.
ARYANİZM
IV. yüzyılda Arius adlı bir papazın kurduğu ve Hristiyan inanışının tersine olarak İsa'nın tanrılığını inkâr eden mezhep.
BALDIRGAN
Baldıran. Şeytantersi.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
AKSİNE
Tersine.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).