Sonu TERE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tere" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tere ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tere olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

HEZERTERE

8 harfli kelimeler

ÜVENTERE, MUHATERE, FLEKTERE, EZERTERE, EZENTERE, EZELTERE, EMİTTERE

7 harfli kelimeler

KÖKTERE, KESTERE, SENTERE, PEFTERE, KÖSTERE, KÖYTERE, KÖVTERE, KÖŞTERE, DESTERE, KÖĞTERE, KÖFTERE, KEŞTERE, KÜSTERE, ŞAHTERE, TESTERE

6 harfli kelimeler

ANTERE, TETERE, ENTERE

5 harfli kelimeler

STERE

4 harfli kelimeler

TERE

Bazı kelimelerin anlamları

TERE

Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki (Lepidium sativum).

EMİTTERE

Dışarı iletme.

KÖKTERE

Suyun bölüm yeri.

ÜVENTERE

Çiftçinin hayvanları yürütmek için kullandığı ucu çivili değnek, üvendire.

EZERTERE

Anason.

EZENTERE

Anason. Sivas şehri, Ulaş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

PEFTERE

Şahini çağırmak için kullanılan yapma kuş. Hallaç tokmağı.

KÖYTERE

Bahçelerde büyük arktan su almak için açılan küçük ark ya da delik.

FLEKTERE

Eğme, bükme.

HEZERTERE

Dereotu.

MUHATERE

Arapça kökenli muhâtara: Gevşek, geçici (Erzincan Merkez).

KESTERE

Kitre.

SENTERE

Bir av tüfeği türü. (Garip Senirkent Isparta).

EZELTERE

Anason. Giresun ilinde, Bulancak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KÖSTERE

Bir tür uzun tahta rendesi, küstere.

KÖVTERE

Bahçe ve tarlalardaki arklardan su almak için açılan ince su yolu.

  -   -   -  

Anlamında TERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

ALINDI

Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AKASMA

Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ALAŞIMLAMAK

Metale, alaşım elementlerini eriterek katmak.

ARKADAŞ

Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş. Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik.

ALTMIŞ

Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.

ANCAK

"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

ANT

Tanrı'yı veya kutsal bilinen bir kişiyi, bir şeyi tanık göstererek bir olayı doğrulama, yemin, kasem. Kendi kendine söz verme, ahit.

ANALIK

Anne olma durumu. Üvey ana. Anne yerini tutan veya anne kadar yakınlık gösteren kadın. Anaca davranış. Anne olma duygusu.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

ALTI

Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.

ALOTROPİ

Karbon, fosfor vb. maddelerin fiziksel bakımdan ayrı özellikler gösterebilmesi durumu.

ALFABE

Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.