Kelimeler arşivi içinde; sonunda "temi" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu temi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında temi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde temi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HİPOAMİNOASİTEMİ
HİPERFOSFATEMİ
GRANÜLOSİTEMİ, HİPOFOSFATEMİ
GAMETOSİTEMİ, HİPERAZOTEMİ
OLİGOSİTEMİ, LENFOSİTEMİ, MAKROSİTEMİ
POLİSİTEMİ, PARAZİTEMİ, İLİYERTEMİ
FOSFATEMİ
AZOTEMİ
İSTEMİ, HATEMİ, PİTEMİ
TEMİ
TEMİ
Bitki, ağaç, meyve kümesi.
MAKROSİTEMİ
Makrositozis.
HİPOAMİNOASİTEMİ
Kanda normalden daha az miktarda aminoasit olması.
İLİYERTEMİ
Sinir hastası olan,boş inanca göre cin peri tarafından çarpılmış olan.
PARAZİTEMİ
Parazitlerin kanda bulunması.
FOSFATEMİ
Kanda aşırı fosfat bulunması.
GAMETOSİTEMİ
Malaryal gametositlerin kanda bulunması.
İSTEMİ
Büyük bakır güğüm. Testi.
GRANÜLOSİTEMİ
Kanda granülosit akyuvar sayısının artması.
HİPOFOSFATEMİ
Kanda fosfatların ileri derecede azalması. Kandaki fosfat seviyesinin normalin altında olması.
POLİSİTEMİ
Alyuvar artışı.
LENFOSİTEMİ
Kanda lenfosit sayısının artışı.
HİPERFOSFATEMİ
Kanda fosfatın aşırı miktarda bulunması. Kanda fosfatın aşırı miktarda yükselmesi.
OLİGOSİTEMİ
Kanda alyuvar sayısının ileri derecede azalışı, alyuvar azlığı. Kanın hücresel elemanlarının eksikliği.
HİPERAZOTEMİ
Kanda nitrojen durumunda bir fazlalık.
AZOTEMİ
Kanda üre ve benzerleri azotlu bileşiklerin aşırı miktarda artışı. Akut ve kronik böbrek yetmezliği, şok, idrar yollarında tıkanma, kalp yetmezliği ve böbreklerin perfüzyon yetmezliği gibi nedenlerle kanda üre, ürik asit, kreatinin gibi azot içeren bileşiklerin bulunmasıyla belirgin biyokimyasal bozukluk, üremi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
ARITMAK
Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ARASIZ
Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ARINMA
Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
AĞARTILMAK
Temizlenmek, beyazlatılmak.
ARINMAK
Temizlenmek. Rahatlamak. Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.
AKMAN
Bozulmamış, saf, temiz.
ARILIK
Temizlik, saffet, sililik. Günahsızlık. Kovanların konulduğu yer, kovanlık.