Kelimeler arşivi içinde; başında "temi" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. temi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu temi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde temi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TEMİZLETEBİLMEK, TEMİZLENEBİLMEK, TEMİZLEYEBİLMEK
TEMİZLETEBİLME, TEMİZLENEBİLME, TEMİZLEMECİLİK, TEMİZLEYİCİLİK, TEMİZLETTİRMEK, TEMİZLEYEBİLME
TEMİZLİKÇİLİK, TEMİZLETTİRME
TEMİZGİNELİK
TEMİZLEYİCİ, TEMİZLETMEK, TEMİZLENMEK, TEMİZLEMECİ
TEMİZLENİŞ, TEMİZLENME, TEMİZLEMEK, TEMİZLETME, TEMİRKAZAK, TEMİZLEYİŞ, TEMİNATSIZ, TEMİZLİKÇİ, TEMİZLAMAK
TEMİZLEME, TEMİNATLI
TEMİZLİK, TEMİZSAN, TEMİZSOY, TEMİZKAN, TEMİZKAL, TEMİZHAN, TEMİZCAN, TEMİZALP, TEMİNCEK, TEMİNCİK, TEMİRBAY, TEMİZLEK
TEMİREK, TEMİZÖZ, TEMİZOL, TEMİNAT, TEMİRAT, TEMİSİN, TEMİZCE, TEMİZEL, TEMİZER
TEMİRE, TEMİRT, TEMİME
TEMİS, TEMİR, TEMİZ, TEMİN, TEMİM
TEMİ
TEMİ
Bitki, ağaç, meyve kümesi.
TEMİZLETEBİLME
Temizletebilmek işi.
TEMİZGİNELİK
Temizce, temiz olarak.
TEMİZLEMECİLİK
Temizlemecinin yaptığı iş.
TEMİZLEYEBİLMEK
Temizleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TEMİZLEYEBİLME
Temizleyebilmek işi.
TEMİZLETTİRMEK
Temizletme işini yaptırmak.
TEMİZLETTİRME
Temizlettirmek işi.
TEMİZLETMEK
Temizleme işini yaptırmak.
TEMİZLETEBİLMEK
Temizletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TEMİZLENEBİLME
Temizlenebilmek işi.
TEMİZLEYİCİ
Buhar makineleri aracılığıyla temizleme işini yapan kimse. Bu işin yapıldığı yer. Temizleme özelliği olan.
TEMİZLİKÇİLİK
Temizlikçi olma durumu.
TEMİZLENEBİLMEK
Temizlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TEMİZLEYİCİLİK
Temizleyici olma durumu.
TEMİZLENMEK
Temiz duruma gelmek, arınmak, paklanmak. Kumarda öbür oyuncu veya oyuncularca bütün parası alınmak. Ortadan kaldırılmak, öldürülmek. Sakıncalı bir durum, iş düzelmek, bitmek. Kadınlarda aybaşı durumu sona ermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEMİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AĞARTILMAK
Temizlenmek, beyazlatılmak.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ARITMAK
Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
AKLAMAK
Suçsuz veya borçsuz olduğu yargısına vararak birini temize çıkarmak, tebriye etmek, ibra etmek.
ARINMAK
Temizlenmek. Rahatlamak. Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
ADAMAKILLI
Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
ARILIK
Temizlik, saffet, sililik. Günahsızlık. Kovanların konulduğu yer, kovanlık.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ARINMA
Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.
ARI
Temiz. Günahsız. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica). Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis.
ARASIZ
Sürekli olarak, arkası kesilmeden, ara vermeden, müstemirren, vira.
AKMAN
Bozulmamış, saf, temiz.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.