Kelimeler arşivi içinde; sonunda "talı" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. Sonu talı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında talı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde talı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
URUSGATALI, KUKULETALI, ÇİKOLATALI, PIRLANTALI
PATENTALI, LOKANTALI, LAVANTALI, ISPARTALI, FİLİNTALI, FALÇATALI, SİGORTALI
AVANTALI, VASITALI, CIVATALI, ŞAMATALI, RABITALI, FAÇETALI
HASTALI, PALTALI, TARTALI, TAHTALI, BALTALI, SUSTALI, PASTALI, PAFTALI, NOKTALI, MALTALI, İHATALI, ÇANTALI
TALI
Tatlı.
ÇİKOLATALI
Çikolatası olan.
LOKANTALI
Lokantası olan.
LAVANTALI
İçinde lavanta bulunan.
ISPARTALI
Isparta ilinden olan kimse.
PATENTALI
Yabancı bir devletin uyruğu ve korunumu altında bulunduğunu belirten tezkereye sahip kimse.
FİLİNTALI
Filintası olan.
PIRLANTALI
Pırlantası olan.
SİGORTALI
Sigorta edilmiş. Güven altına alınmış, sağlama bağlanmış. Sosyal sigorta kapsamına alınmış işçi.
AVANTALI
İçinde emeksiz kazanç bulunan. Avanta alarak.
VASITALI
Araçlı. Dolaylı.
CIVATALI
Cıvatası olan. Cıvata ile tutturulmuş olan.
KUKULETALI
Kukuletası olan.
ŞAMATALI
Gürültülü patırtılı. Çok eğlenceli.
FALÇATALI
Falçatası olan.
URUSGATALI
Ruhsatlı, izinli.
Bu bölümde tanımı içerisinde TALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
ALKOLİZM
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olma durumu.
ALKOLİK
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olan (kimse).
ANTİSEPSİ
El, yüz veya vücuttaki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal maddelerle etkisiz hâle getirme veya yok etme işlemi.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ALİL
Hastalıklı, sakat.
AKSONA
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ALGIN
Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.
AKLİYECİ
Akıl hastalıkları uzmanı. Akılcı, usçu.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.