Kelimeler arşivi içinde; başında "talı" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. talı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu talı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde talı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TALIŞMAN
TALIYAR
TALIGA, TALIKA
TALIB, TALIZ
TALI
TALI
Tatlı.
TALIKA
Çeşitli biçimlerde at arabası. Aile mezarlığı.
TALIB
Arapça kökenli tâlib. İsteyen, talep eden. Bir tarikata girmek isteyen kimse.
TALIZ
Keten ya da kendirden seyrek dokunmuş çuval.
TALIYAR
Çalar, yağma eder.
TALIGA
Arabanın sandık kısmı. (Ortayazı Senirkent Isparta) Gümüşhacıköy Amasya).
TALIŞMAN
Ağustösböceği. Samsun ili, Kavak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde TALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANTİSEPSİ
El, yüz veya vücuttaki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal maddelerle etkisiz hâle getirme veya yok etme işlemi.
AKSONA
Vurgun hastalığına karşı uygulanan emniyet durakları.
ALEVLENME
Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
AKLİYE
Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu. Akılcılık. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü.
ALGIN
Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
ALKOLİK
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olan (kimse).
ALİL
Hastalıklı, sakat.
AKLİYECİ
Akıl hastalıkları uzmanı. Akılcı, usçu.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
ALKOLİZM
Alkollü içkilere hastalık derecesinde düşkün olma durumu.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ALERJİ
Birtakım yiyecek, ilaç, toz, koku vb.ne hastalık derecesinde gösterilen aşırı tepki. Bir kimseye veya bir şeye karşı olumsuz yönde duyulan aşırı duyarlılık.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.