Kelimeler arşivinde; içinde "tali" olan, toplam 134 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tali bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tali ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tali olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MEHMETALİÇİFTLİĞİ, NAFTALİNLEŞTİRMEK
EKSPERİMANTALİZM, KAPİTALİSTLEŞMEK, TRANSANDANTALİZM, EKSPERİMANTALİST, OKSİPİTALİZASYON, TRANSANDANTALİST
ENSTRÜMANTALİZM, KAPİTALİSTLEŞME, ATLANTALİZASYON, HOSPİTALİZASYON, TALİMHANECİBAŞI
ANTİKAPİTALİST, ANTİKAPİTALİZM, FUNDAMENTALİST, FUNDAMENTALİZM, KAPİTALİZASYON, NAFTALİNLENMEK, SANTİMANTALİTE, SANTİMANTALİZM, DEVİTALİZASYON, HİPOGENİTALİZM
BİYOKATALİZÖR, NAFTALİNLEMEK, NAFTALİNLENME, FOTOKATALİZÖR
NAFTALİNLEME, TOTALİTARİZM, BİKUSPİTALİS, FETALİZASYON, HORİZONTALİS, KARASEYİTALİ, KONJENİTALİS, METALİMNİYON, SEYİTALİKÖYÜ
ORYANTALİST, ORYANTALİZM, TALİHSİZLİK, TALİMATNAME, AGENİTALİZM, FOTOKATALİZ, KLORTALİDON, METALİMNİON, OKSİPİTALİS, SEGMENTALİS, SEYİTALİLER, YİĞİTALİLER
HÜSNÜTALİL, KAPİTALİST, KAPİTALİZM, VEJETALİZM, BROMETALİN, ÇATALİPAŞA, OTOKATALİZ, SAGİTTALİS, ŞEFTALİMSİ, TERBUTALİN
KATALİTİK, KATALİZÖR, MANTALİTE, TALİMHANE, TALİMNAME, TOTALİTER, VEJETALİN, BUFOTALİN, DİGİTALİS, DİJİTALİN, FRONTALİS, GENİTALİS, MAKSUTALİ, MEHMETALİ, MORTALİTE, MÜRŞİTALİ, ORBİTALİS, PETALİMSİ, TAHTALİYA, TALİDOMİT
FATALİST, FATALİTE, FATALİZM, NAFTALİN, TALİHSİZ, TALİMSİZ, DENTALİS, DİSTALİS, KATALİST, KOSTALİS, LETALİTE, MANTALİK, MUTTALİP, NESTALİK, REKTALİS, SEPTALİS, SEYİTALİ, ŞEHİTALİ, TALİMGAH, TALİPLER, ÜSTALİZE, VİTALİTE, VİTALİZM, YİĞİTALİ
KATALİZ, METALİK, MUTTALİ, ŞEFTALİ, TALİHLİ, TALİMAR, TALİMAT, TALİMLİ, TALİPLİ, AVATALİ, ÇEVTALİ, DOSTALİ, FETALİS, NATALİT, ŞEYTALİ, TALİKAT, TALİSKA
İTALİK, TALİKA, TALİBE, TALİGA, TALİHA, TALİYE, TOTALİ
TALİH, TALİK, TALİL, TALİM, TALİP, TALİA, TALİS
TALİ
TALİ
İkinci derecede olan, ikincil.
TRANSANDANTALİZM
Deneyüstücülük.
HOSPİTALİZASYON
Hastayı tedavi için hastaneye yatırma.
EKSPERİMANTALİST
Deneyselci.
KAPİTALİSTLEŞME
Kapitalistleşmek durumu.
ENSTRÜMANTALİZM
Araççılık.
NAFTALİNLEŞTİRMEK
Bir gaz veya sıvının naftalin içeriğini arttırmak, naftalince zenginleştirmek.
MEHMETALİÇİFTLİĞİ
Çorum kenti, Sungurlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TRANSANDANTALİST
Deneyüstücü.
ANTİKAPİTALİZM
Kapitalizme karşı olma.
KAPİTALİSTLEŞMEK
Kapitalist duruma gelmek.
OKSİPİTALİZASYON
Art kafa kemiğinin ilk boyun omurunun kaynaşması.
ANTİKAPİTALİST
Kapitalist rejime karşı olan (kimse).
ATLANTALİZASYON
İlk boyun omurunun art kafa kemiğine kaynaşması.
TALİMHANECİBAŞI
Yeniçeri ocağında, talimhanelerde komutanlık ve öğretmenlikle görevli bulunan 5. sağ bölüğün komutanı.
EKSPERİMANTALİZM
Deneyselcilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TALİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÜTÜNCÜL
Totaliter.
BÜTÜNCÜLLÜK
Totaliterlik.
ÇARKIFELEK
Yakıldığında dönerek kıvılcım saçan donanma fişeği. Çarkıfelekgillerden, güzel, büyük, parlak kırmızı çiçekleri olan, duvar kenarlarına ve kameriyeler çevresine ekilen tırmanıcı bir süs bitkisi, fırıldak çiçeği, saat çiçeği (Passiflora caerulea). Talih, kader. Bir tür talih oyunu.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
BEDBAHT
Mutsuz, bahtsız, talihsiz.
BAHTSIZ
Bahtı kötü olan, mutsuz, talihsiz, kadersiz, kötü talihli, bibaht.
BAHTLI
Bahtı iyi olan, mutlu, talihli, kara bahtlı karşıtı.
DEVLET
Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.
BAHT
Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi, kader, talih. Şans.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.
BANKO
İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.
AKSEDİR
Kaplaması mobilyacılıkta kullanılan, açık kahverengi öz odunlu olan bir ağaç (Thuya occidentalist).
ANLAYIŞ
Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.
ANAMALCILIK
Anamala dayanan ve kâr amacı güden üretim düzeni, sermayecilik, kapitalizm.
ALAŞIM
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.
BİLET
Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge.
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.