TABA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "taba" olan, toplam 62 adet kelime bulunmaktadır. taba ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu taba ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde taba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

TABAKHANETAHTASI

13 harfli kelimeler

TABANCALAŞMAK

12 harfli kelimeler

TABANCALAMAK, TABAKAYANIŞI, TABAKALANMAK

11 harfli kelimeler

TABAKPAZARI, TABAKLANMAK, TABANASTARI, TABAKALANMA, TABAKALAMAK, TABANİDOZİS, TABANİNCİRİ, TABAHPAZARI, TABANLANMAK, TABANSIZLIK

10 harfli kelimeler

TABAKALAMA, TABAKAYAĞI, TABANLAMAK, TABAKÇILIK, TABALLAMAK, TABANAĞACI, TABAKLAMAK, TABAKLANMA

9 harfli kelimeler

TABANYOLU, TABANSUYU, TABANSIRA, TABANBÜKÜ, TABANİDAE, TABAKLAMA, TABAKHANE, TABAKASIZ, TABASTIRA

8 harfli kelimeler

TABAKSIZ, TABANVAY, TABANSIZ, TABASURA, TABANÖZÜ, TABANLIK, TABANLAR, TABANKÖY, TABASIRA, TABAKALI, TABAKLAR, TABASBUS, TABAKLIK

7 harfli kelimeler

TABANİD, TABAKÇI, TABANLI, TABANCA, TABAKLI, TABABET, TABANUS

6 harfli kelimeler

TABAKA, TABAĞA, TABAAT

5 harfli kelimeler

TABAŞ, TABAR, TABAN, TABAK, TABAH, TABAÇ

4 harfli kelimeler

TABA

Bazı kelimelerin anlamları

TABA

Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi, tütün rengi. Bu renkte olan.

TABAKALANMA

Tabakaların birbiri üstüne veya birbiri ardınca sıralanışı.

TABAKALANMAK

Tabakalar durumuna gelmek.

TABAKPAZARI

Çarşamba günü.

TABAKAYANIŞI

Bir namazlık deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

TABANİNCİRİ

Kuru incir.

TABAKLANMAK

Hayvan postları çeşitli kimyasal maddelerle işlenmek, terbiye edilmek.

TABANSIZLIK

Tabansız olma durumu. Korkaklık, yüreksizlik.

TABANİDOZİS

Tabanidlerin neden olduğu enfeksiyon.

TABAKHANETAHTASI

Dabakların üzerinde deri kazıdıkları tahta. (Yalvaç Isparta).

TABANCALAMAK

Tokatlamak.

TABANLANMAK

Çiğnenmek, tepelenmek.

TABAKALAMAK

Tabaka durumuna getirmek.

TABANCALAŞMAK

Birbirine tokat atmak.

TABAHPAZARI

Çarşamba günü.

TABANASTARI

Ayakkabının içine konan ince deri. (Bor Aksaray Niğde).

  -   -   -  

Anlamında TABA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TABA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASIMCILIK

Basımcının yaptığı iş, basım, basmacılık, matbaacılık, tabaat.

ARPACIK

Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.

CINCIK

Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

BACAK

Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

AVAM

Alt tabaka, havas karşıtı.

ALTLIK

Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.

BROVNİNG

Namlusu 7,65 milimetre çapında olan otomatik tabanca.

BUĞU

Su buharı. Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı.

BOY

Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.

ALTIPATLAR

Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.

ANTANT

Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.

BEŞME

Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü. Tabaklanmamış ham deri. Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü.

AYI

Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

BERİLYUM

Atom numarası 4, atom ağırlığı 9,013, yoğunluğu 1,84 olan, 2970 °C'de eriyen, zümrüt vb. taşların birleşiminde bulunan, havanın etkisine karşı ince bir oksit tabakasıyla kaplı element (simgesi Be).

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

AYA

Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü, avuç içi. Yaprakların düz ve parlak bölümü. Ayak tabanı.