Kelimeler arşivi içinde; başında "taba" olan, toplam 62 adet kelime bulunmaktadır. taba ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu taba ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde taba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TABAKHANETAHTASI
TABANCALAŞMAK
TABANCALAMAK, TABAKAYANIŞI, TABAKALANMAK
TABAKPAZARI, TABAKLANMAK, TABANASTARI, TABAKALANMA, TABAKALAMAK, TABANİDOZİS, TABANİNCİRİ, TABAHPAZARI, TABANLANMAK, TABANSIZLIK
TABAKALAMA, TABAKAYAĞI, TABANLAMAK, TABAKÇILIK, TABALLAMAK, TABANAĞACI, TABAKLAMAK, TABAKLANMA
TABANYOLU, TABANSUYU, TABANSIRA, TABANBÜKÜ, TABANİDAE, TABAKLAMA, TABAKHANE, TABAKASIZ, TABASTIRA
TABAKSIZ, TABANVAY, TABANSIZ, TABASURA, TABANÖZÜ, TABANLIK, TABANLAR, TABANKÖY, TABASIRA, TABAKALI, TABAKLAR, TABASBUS, TABAKLIK
TABANİD, TABAKÇI, TABANLI, TABANCA, TABAKLI, TABABET, TABANUS
TABAKA, TABAĞA, TABAAT
TABAŞ, TABAR, TABAN, TABAK, TABAH, TABAÇ
TABA
TABA
Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi, tütün rengi. Bu renkte olan.
TABAKALANMA
Tabakaların birbiri üstüne veya birbiri ardınca sıralanışı.
TABAKALANMAK
Tabakalar durumuna gelmek.
TABAKPAZARI
Çarşamba günü.
TABAKAYANIŞI
Bir namazlık deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
TABANİNCİRİ
Kuru incir.
TABAKLANMAK
Hayvan postları çeşitli kimyasal maddelerle işlenmek, terbiye edilmek.
TABANSIZLIK
Tabansız olma durumu. Korkaklık, yüreksizlik.
TABANİDOZİS
Tabanidlerin neden olduğu enfeksiyon.
TABAKHANETAHTASI
Dabakların üzerinde deri kazıdıkları tahta. (Yalvaç Isparta).
TABANCALAMAK
Tokatlamak.
TABANLANMAK
Çiğnenmek, tepelenmek.
TABAKALAMAK
Tabaka durumuna getirmek.
TABANCALAŞMAK
Birbirine tokat atmak.
TABAHPAZARI
Çarşamba günü.
TABANASTARI
Ayakkabının içine konan ince deri. (Bor Aksaray Niğde).
Bu bölümde tanımı içerisinde TABA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASIMCILIK
Basımcının yaptığı iş, basım, basmacılık, matbaacılık, tabaat.
ARPACIK
Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.
CINCIK
Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.
ASTİGMATİZM
Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
BACAK
Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
ALT
Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.
AVAM
Alt tabaka, havas karşıtı.
ALTLIK
Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.
BROVNİNG
Namlusu 7,65 milimetre çapında olan otomatik tabanca.
BUĞU
Su buharı. Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı.
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.
ALTIPATLAR
Fişek koymaya yarayan bölümü silindir biçiminde ve namlu gerisinde olan, tek parçadan oluşmuş, altı tane fişek alan tabanca, revolver.
ANTANT
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.
BEŞME
Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü. Tabaklanmamış ham deri. Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü.
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
BERİLYUM
Atom numarası 4, atom ağırlığı 9,013, yoğunluğu 1,84 olan, 2970 °C'de eriyen, zümrüt vb. taşların birleşiminde bulunan, havanın etkisine karşı ince bir oksit tabakasıyla kaplı element (simgesi Be).
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
AYA
Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü, avuç içi. Yaprakların düz ve parlak bölümü. Ayak tabanı.