TABE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tabe" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. tabe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tabe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tabe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TABE

Tabii.

TABETMEK

Basmak.

TABELALI

Tabelası olan.

TABES

Kronik hastalıklarda gittikçe zayıflama.

TABETME

Tabetmek işi.

TABELASIZ

Tabelası olmayan.

TABELACI

Tabela yazan kimse.

TABELACILIK

Tabelacının işi.

TABENDE

Parlayan, ışık veren.

TABELA

Üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret veya resim bulunan, tahta veya sac parçası, levha. Hastanelerde her hastanın gündelik yemek ve ilacının yazıldığı kâğıt. Hastane, yatılı okul, askerî birlik gibi toplu yemek verilen yerlerde, günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü, miktarını gösteren çizelge.

  -   -   -  

Anlamında TABE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TABE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LEVHA

Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha. Tabela. Tablo, resim.

RETORİK

Güzel söz söyleme, hitabet sanatı. Söz sanatlarını inceleyen bilim dalı, belagat.

İSLAMKÖY

Adıyaman ili, Kâhta belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Diyarbakır şehrinde, Kulp ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan şehrinde, Kuruçay nahiyesine bağlı bir bölge. Isparta şehri, Atabey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu kenti, Kuzyaka bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak şehrinde, Devrek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

SÖYLEV

Bir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz, nutuk, hitabe.

ORTAKSAMA

(Söz sanatı terimi). Karşımızdakine söz söylerken, yalnız onu ilgilendiren bir işe kendimizi de ortak gösterecek şekilde hitabetmemiz. Bir öğretmenin öğrencilere: Çalışmıyoruz, tembellik ediyoruz, sonra güçlük çekeriz demesi gibi. Kendi fikrimize ortak imiş gibi karşımızdakine söz söylememiz. Karşısındakine söz söylerken, yalnız onu ilgilendiren bir işe kendinizi de ortak gösterecek biçimde söz söyleme. Bir öğretmenin öğrencilere: "Çalışmıyoruz, tembellik ediyoruz, sonra güçlük çekeriz" demesi gibi. Kendi düşüncemize ortakmış gibi karşımızdakine söz söyleme.

KARTELA

Tombala vb. oyunlarda sayıların yazılı olduğu kart. Boya, kumaş, halı vb. ürünlerin çeşitlerini küçük parçalar hâlinde gösteren liste. Tuluat tiyatrosunun kapısına asılan tabela.

KÜTÜPHANECİ

Kitaplıkta görevli kimse, bibliyotekçi. Kitaplık bilimci, bibliyotekçi. Kitabevi sahibi, kitapçı.

TAHRİR

Yazma, kitabet, kompozisyon.

KAPICAK

Isparta ilinde, Atabey ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YAZIT

Bir kimse veya bir olayın anısını yaşatmak için bir şey üzerine kazılan yazı, kitabe. Çevresi kabartma silmeli, içinde yazı olan taş.

HARMANÖREN

Isparta şehri, Atabey belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

PEMBELİ

Amasya şehri, Göynücek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Isparta şehrinde, Atabey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KOMPOZİSYON

Ayrı ayrı parçaları bir araya getirerek bir bütün oluşturma biçimi ve işi. Öğrencilere duygu ve düşüncelerini etkili ve düzgün bir biçimde anlatmaları için yaptırılan yazılı veya sözlü çalışma, tahrir, kitabet.

KÜTÜPHANE

Kitaplık. Kitap satılan dükkân, kitabevi.

KATALOG

Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, eşyaları tanıtan, gösteren liste veya kitap, fihrist.