Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tabi" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tabi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tabi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tabi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TABİ
Bağımlı. Basıcı. Yayımcı.
BİTTABİ
Doğal olarak, tabiatıyla, tabii, elbette.
KİTABİ
Kitapla ilgili. Kitaba uygun. Kitaba bağlı kalan, özgür düşünemeyen (kimse). Düzgün, dil bilgisi kurallarına uygun (anlatım). Kuru, sıkıcı (anlatım).
Bu bölümde tanımı içerisinde TABİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOĞAL
Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.
DENGELEYİCİ
Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.
BEDEL
Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.
DEYİM
Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.
DAYANIKLI
Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
BAŞHEKİMLİK
Başhekim olma durumu, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekim ve görevlilerin çalıştığı yer, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekimin yaptığı iş, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik.
DOĞALLAŞMAK
Doğal duruma gelmek, tabiileşmek.
DOĞALLIK
Doğal olma durumu, tabiilik, natürellik.
DOĞAÜSTÜCÜ
Doğaüstücülük yanlısı, tabiatüstücü, sürnatüralist.
BAĞIMLILIK
Bağımlı olma durumu, tabiiyet.
DENGELİ
Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.
DOĞALLAŞTIRMAK
Doğal duruma getirmek, tabiileştirmek.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
DOĞALLIKLA
Doğal olarak, tabii.
BAŞHEKİM
Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.
BOR
İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.
DOĞA
Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.
DOĞAÜSTÜ
Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü.
BÜYÜ
Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.