TABU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tabu" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. tabu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tabu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tabu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

TABULAŞTIRMAK

12 harfli kelimeler

TABULAŞTIRMA

10 harfli kelimeler

TABUKLAMAK, TABULAŞMAK

9 harfli kelimeler

TABUKLADI, TABULAŞMA, TABUROĞLU

8 harfli kelimeler

TABUTLUK, TABUROLU, TABURLAR, TABURELİ

7 harfli kelimeler

TABURCU, TABURCI

6 harfli kelimeler

TABURE, TABULA

5 harfli kelimeler

TABUR, TABUN, TABUT

4 harfli kelimeler

TABU

Bazı kelimelerin anlamları

TABU

Kutsal sayılan bazı insanlara, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını, kullanılmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dinî inanç. Tekinsiz. Yasaklanarak korunan (nesne, kelime, davranış).

TABUROĞLU

Kırşehir şehrinde, Göllü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TABULA

Tahta. Düzlük.

TABURCU

Hastaneden çıkması kararlaştırılmış (hasta).

TABURE

Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle.

TABUKLADI

Aferin : Tabukladı bu işi iyi yaptın.

TABURELİ

İçel şehri, Güzeloluk nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TABULAŞTIRMAK

Tabu durumuna getirmek.

TABULAŞTIRMA

Tabulaştırmak işi.

TABURLAR

Ankara şehri, Elmadağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

TABUROLU

Taburoğlu (köy).

TABURCI

Taburcu.

TABUKLAMAK

Uyuklamak.

TABULAŞMA

Tabulaşmak durumu.

TABULAŞMAK

Tabu kabul edilmek, tabu gibi görünmek, tabu değeri kazanmak, tabu durumuna getirilmek.

TABUTLUK

Camide boş tabutların konulduğu yer. Ancak bir kişinin hareket etmeden ayakta durabileceği özel işkence bölmesi.

  -   -   -  

Anlamında TABU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TABU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÜCER

Tabur. Güçlü kimse. Giresun kenti, Çamoluk ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Uşak ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

BELÇEK

Mintan, içlik, firenk gömleği. Cenazeyi mezara koyarken, tabutun altından geçirilip üstte birleştirilen, kuşak gibi kaput bezi parçası.

OTURACAK

Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.

BİNBAŞI

Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.

KATAFALK

Önünden geçilerek kendisine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer.

SANDUKA

Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık.

BÖLÜK

Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.

TEKİNSİZ

Tekin olmayan, uğursuz. Belli davranış veya sözlerin bir toplumca, bir toplumsal grupça tehlikeli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması, tabu. Güvenilir olmayan, muammalı (kişi, yer).

SEKMEN

Tabure. Basamak.

AĞACAT

Tabut.

GÜÇGÜN

Taburun beraberinde götürdüğü eşya, ağırlık.

BARAT

Beraat, arınma. Bir iki santimetre eninde sarı yaldızdan yapılan, tabutların üstüne, yanlarına parçalar halinde yapıştırılan şerit. Hayvanlara vurulan nişan. Berat.

SAL

Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı. Tabut.

İMAMKAYIĞI

Tabut.

TÜNEMEK

Kuşlar, kanatlı evcil hayvanlar, uyumak için bir dala veya sırığa konmak. Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak.

CENAZE

Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Cenaze töreni. Ölü, ölmüş kimse.

TENEŞİRLİK

Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer. Teneşir yapmaya yarayan tahta. Ölmek üzere olan (hasta). Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse).

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

ORTA

Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.