Kelimeler arşivi içinde; başında "tabu" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. tabu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tabu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tabu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TABULAŞTIRMAK
TABULAŞTIRMA
TABUKLAMAK, TABULAŞMAK
TABUKLADI, TABULAŞMA, TABUROĞLU
TABUTLUK, TABUROLU, TABURLAR, TABURELİ
TABURCU, TABURCI
TABURE, TABULA
TABUR, TABUN, TABUT
TABU
TABU
Kutsal sayılan bazı insanlara, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını, kullanılmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dinî inanç. Tekinsiz. Yasaklanarak korunan (nesne, kelime, davranış).
TABURLAR
Ankara şehri, Elmadağ ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TABULA
Tahta. Düzlük.
TABURELİ
İçel şehri, Güzeloluk nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
TABULAŞTIRMAK
Tabu durumuna getirmek.
TABURCU
Hastaneden çıkması kararlaştırılmış (hasta).
TABUTLUK
Camide boş tabutların konulduğu yer. Ancak bir kişinin hareket etmeden ayakta durabileceği özel işkence bölmesi.
TABUKLAMAK
Uyuklamak.
TABUKLADI
Aferin : Tabukladı bu işi iyi yaptın.
TABUROLU
Taburoğlu (köy).
TABUROĞLU
Kırşehir şehrinde, Göllü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TABULAŞMA
Tabulaşmak durumu.
TABULAŞMAK
Tabu kabul edilmek, tabu gibi görünmek, tabu değeri kazanmak, tabu durumuna getirilmek.
TABURE
Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle.
TABULAŞTIRMA
Tabulaştırmak işi.
TABURCI
Taburcu.
Bu bölümde tanımı içerisinde TABU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TÜNEMEK
Kuşlar, kanatlı evcil hayvanlar, uyumak için bir dala veya sırığa konmak. Tabure, yüksekçe iskemle vb. üzerine oturmak.
KATAFALK
Önünden geçilerek kendisine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer.
BARAT
Beraat, arınma. Bir iki santimetre eninde sarı yaldızdan yapılan, tabutların üstüne, yanlarına parçalar halinde yapıştırılan şerit. Hayvanlara vurulan nişan. Berat.
OTURACAK
Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.
SANDUKA
Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
BÖLÜK
Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım. Hizip. Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik. On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı. Saç örgüsü.
AĞACAT
Tabut.
GÜÇGÜN
Taburun beraberinde götürdüğü eşya, ağırlık.
İMAMKAYIĞI
Tabut.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
TENEŞİRLİK
Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer. Teneşir yapmaya yarayan tahta. Ölmek üzere olan (hasta). Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse).
TEKİNSİZ
Tekin olmayan, uğursuz. Belli davranış veya sözlerin bir toplumca, bir toplumsal grupça tehlikeli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması, tabu. Güvenilir olmayan, muammalı (kişi, yer).
SEKMEN
Tabure. Basamak.
GÜCER
Tabur. Güçlü kimse. Giresun kenti, Çamoluk ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Uşak ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ORTA
Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.
BELÇEK
Mintan, içlik, firenk gömleği. Cenazeyi mezara koyarken, tabutun altından geçirilip üstte birleştirilen, kuşak gibi kaput bezi parçası.
SAL
Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı. Tabut.
CENAZE
Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü. Cenaze töreni. Ölü, ölmüş kimse.
BİNBAŞI
Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.