TABİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tabi" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. tabi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tabi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tabi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

TABİATÜSTÜCÜLÜK

14 harfli kelimeler

TABİİYETSİZLİK, TABİİLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

TABİİLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

TABİATSIZLIK, TABİATÜSTÜCÜ

11 harfli kelimeler

TABİİYETSİZ, TABİİLEŞMEK

10 harfli kelimeler

TABİATIYLA, TABİATÜSTÜ, TABİİYETLİ, TABİİLEŞME

9 harfli kelimeler

TABİRNAME, TABİATSIZ

8 harfli kelimeler

TABİLDOT, TABİİYET, TABİİLİK, TABİPLİK, TABİATLI

7 harfli kelimeler

TABİLİK, TABİYAT

6 harfli kelimeler

TABİHİ, TABİAT

5 harfli kelimeler

TABİİ, TABİP, TABİR

4 harfli kelimeler

TABİ

Bazı kelimelerin anlamları

TABİ

Bağımlı. Basıcı. Yayımcı.

TABİİYETLİ

Herhangi bir ülkenin uyruğunda olan, uyruklu.

TABİİYETSİZ

Herhangi bir ülkenin uyruğu olmayan, uyruksuz.

TABİATSIZ

Çirkin ve kaba şeylerden tedirgin olmayan, zevksiz (kimse). Huysuz, geçimsiz.

TABİİLEŞMEK

Tabii duruma gelmek.

TABİLDOT

Seçmesiz yemek, alakart karşıtı. Birçok kişinin erzak sağlayıp kendilerine yemek pişirtmek için kurdukları ortaklık.

TABİATIYLA

Doğal bir biçimde, tabii olarak. Kendiliğinden.

TABİİLEŞME

Tabiileşmek işi.

TABİATÜSTÜ

Doğaüstü.

TABİİLEŞTİRMEK

Doğal duruma getirmek.

TABİRNAME

Rüyaların yorumunu yapan kitap.

TABİİYETSİZLİK

Tabiiyetsiz olma durumu, uyruksuzluk.

TABİATÜSTÜCÜLÜK

Doğaüstücülük.

TABİATSIZLIK

Tabiatsız olma durumu.

TABİATÜSTÜCÜ

Doğaüstücü.

TABİİLEŞTİRME

Tabiileştirmek işi.

  -   -   -  

Anlamında TABİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TABİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞIMLILIK

Bağımlı olma durumu, tabiiyet.

DOĞALLIKLA

Doğal olarak, tabii.

DEYİM

Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.

ALAKART

Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.

BİTTABİ

Doğal olarak, tabiatıyla, tabii, elbette.

DOĞAL

Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

BAŞHEKİM

Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.

DENGELEYİCİ

Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.

BÜYÜ

Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

DOĞALLIK

Doğal olma durumu, tabiilik, natürellik.

DOĞALLAŞMAK

Doğal duruma gelmek, tabiileşmek.

BAŞHEKİMLİK

Başhekim olma durumu, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekim ve görevlilerin çalıştığı yer, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekimin yaptığı iş, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik.

BAĞIMLI

Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.

DAYANIKLI

Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

BEDEL

Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.

DOĞALLAŞTIRMAK

Doğal duruma getirmek, tabiileştirmek.

BOR

İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.

DENGELİ

Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.

DOĞA

Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

DOĞAÜSTÜ

Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü.