Kelimeler arşivi içinde; başında "tabi" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. tabi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tabi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tabi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TABİATÜSTÜCÜLÜK
TABİİYETSİZLİK, TABİİLEŞTİRMEK
TABİİLEŞTİRME
TABİATSIZLIK, TABİATÜSTÜCÜ
TABİİYETSİZ, TABİİLEŞMEK
TABİATIYLA, TABİATÜSTÜ, TABİİYETLİ, TABİİLEŞME
TABİRNAME, TABİATSIZ
TABİLDOT, TABİİYET, TABİİLİK, TABİPLİK, TABİATLI
TABİLİK, TABİYAT
TABİHİ, TABİAT
TABİİ, TABİP, TABİR
TABİ
TABİ
Bağımlı. Basıcı. Yayımcı.
TABİİYETLİ
Herhangi bir ülkenin uyruğunda olan, uyruklu.
TABİİYETSİZ
Herhangi bir ülkenin uyruğu olmayan, uyruksuz.
TABİATSIZ
Çirkin ve kaba şeylerden tedirgin olmayan, zevksiz (kimse). Huysuz, geçimsiz.
TABİİLEŞMEK
Tabii duruma gelmek.
TABİLDOT
Seçmesiz yemek, alakart karşıtı. Birçok kişinin erzak sağlayıp kendilerine yemek pişirtmek için kurdukları ortaklık.
TABİATIYLA
Doğal bir biçimde, tabii olarak. Kendiliğinden.
TABİİLEŞME
Tabiileşmek işi.
TABİATÜSTÜ
Doğaüstü.
TABİİLEŞTİRMEK
Doğal duruma getirmek.
TABİRNAME
Rüyaların yorumunu yapan kitap.
TABİİYETSİZLİK
Tabiiyetsiz olma durumu, uyruksuzluk.
TABİATÜSTÜCÜLÜK
Doğaüstücülük.
TABİATSIZLIK
Tabiatsız olma durumu.
TABİATÜSTÜCÜ
Doğaüstücü.
TABİİLEŞTİRME
Tabiileştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TABİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAĞIMLILIK
Bağımlı olma durumu, tabiiyet.
DOĞALLIKLA
Doğal olarak, tabii.
DEYİM
Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.
BİTTABİ
Doğal olarak, tabiatıyla, tabii, elbette.
DOĞAL
Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
BAŞHEKİM
Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, başdoktor, baştabip, sertabip.
DENGELEYİCİ
Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.
BÜYÜ
Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
DOĞALLIK
Doğal olma durumu, tabiilik, natürellik.
DOĞALLAŞMAK
Doğal duruma gelmek, tabiileşmek.
BAŞHEKİMLİK
Başhekim olma durumu, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekim ve görevlilerin çalıştığı yer, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik. Başhekimin yaptığı iş, başdoktorluk, baştabiplik, sertabiplik.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
DAYANIKLI
Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
BEDEL
Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.
DOĞALLAŞTIRMAK
Doğal duruma getirmek, tabiileştirmek.
BOR
İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.
DENGELİ
Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.
DOĞA
Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.
DOĞAÜSTÜ
Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü.