Sonu SO ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "so" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. Sonu so ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında so olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde so olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

AFFETTUOSO

8 harfli kelimeler

ESPRESSO, MAESTOSO, GRACİOSO, HİDROKSO

7 harfli kelimeler

KALİPSO, DELÜMSO, GIRIMSO

6 harfli kelimeler

KÜRASO, AKSESO

5 harfli kelimeler

BASSO, FALSO, HORSO, KOSSO, KÖSSO

4 harfli kelimeler

LASO, PASO, PESO, HUSO, HÜSO, MESO, MİSO, TOSO

3 harfli kelimeler

OSO, ÖSO

2 harfli kelimeler

SO

Bazı kelimelerin anlamları

SO

Git (ünlem). Sucuk kurutmaya yarayan, üstünde çengelli çiviler bulunan sopa.

KALİPSO

Jamaika'dan yayılmış iki zamanlı bir dans. Bu dansın müziği.

KÜRASO

Acı portakal kabuğundan yapılmış olan bir içki.

FALSO

Yanlış davranış. Yanlışlık, hata. Bir parça çalınır veya söylenirken yapılmış olan nota yanlışlığı. Topun rakip oyuncuları yanıltacak biçimde eğri gitmesi.

HİDROKSO

Anyonik OH- ligantını belirten ön ek.

AKSESO

Ek, ilave.

GIRIMSO

Kırağı.

HORSO

Şişman.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

KÖSSO

Ateş karıştırmaya yarayan bir ucu yanmış odun, tahta.

MAESTOSO

Bir parça görkemli bir biçimde ve ağır tempoyla çalınarak. Eğlenceli müzik parçası. Bu tempo ile çalınan parça.

KOSSO

İri, heybetli (insan için): Amma da kosso adam. Ayı : Dağdan gelirken bir kosso gördüm.

GRACİOSO

İspanyol halk tiyatrosunda gülünçlükler yapan uşak tipi.

ESPRESSO

Kaynatılarak koyu kıvamlı duruma getirilen sert İtalyan kahvesi.

BASSO

En kalın erkek sesi. En kalın sesli orkestra çalgısı.

DELÜMSO

Deli gibi, delice.

  -   -   -  

Anlamında SO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.

AFGAN

Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

AĞARIK

Beyazlaşmış. Rengi solmuş.

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

ABSTRE

Soyut.

ABSTRAKSİYONİZM

Soyutçuluk.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

AĞARMAK

Beyazlaşmak. Rengi solmak. Aydınlanmak.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ABUS

Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

ABSORBE

Soğurma.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük