Kelimeler arşivi içinde; başında "su" olan, toplam 860 adet kelime bulunmaktadır. su ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu su ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde su olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SUPRAPOPÜLASYONU
SUBENDOKARDİYAL, SUBKONJUNKTİVAL, SULANDIRABİLMEK, SUPRAPOPÜLASYON, SUSKUNLAŞTIRMAK
SUBMETASENTRİK, SUBVİTAMİNOZİS, SUÇLANDIRILMAK, SUİBRİĞİGİLLER, SULANDIRABİLME, SULTANÇİFTLİĞİ, SULTANİBUSELİK, SUSKUNLAŞTIRMA, SUTAVUĞUGİLLER, SUYILANIGİLLER
SUBENFEKSİYON, SUÇLANABİLMEK, SUÇLANDIRILMA, SUÇLAYIVERMEK, SULANDIRILMAK, SULTANİHÜZZAM, SUNDURUVERMEK, SUPRAMAKSİLAR, SUPRARENALİZM, SUSATANGİLLER, SUSTENTAKULUM, SUSTURABİLMEK, SUSTURUVERMEK, SUSUZMÜSELLİM, SUSUZOSMANİYE
SUBAYSIRMASI, SUBJEKTİFLİK, SUBJEKTİVİST, SUBJEKTİVİTE, SUBJEKTİVİZM, SUBLÜKSASYON, SUBSTİTÜSYON, SUÇLANABİLME, SUÇLANDIRMAK, SUÇLAYIVERME, SUÇSUZLARINA, SUFRAYILDIZI, SUİKASTÇILIK, SULANDIRILMA, SULAYABİLMEK, SULHSEVERLİK, SULTANÇAYIRI, SULTANDİMLİK, SULTANİYEGAH, SULTANKONAĞI, SULTANKÜPESİ, SULTANPINARI, SULUCAGÜMBET, SULUKARAAĞAÇ, SUNTURLANMAK, SUNULABİLMEK, SUPPOZOTİVAR, SUPRALİTORAL, SUPRAORBİTAL, SURNUŞLANMAK, Devamını Oku »»
SUBKOSTALJİ, SUBKREPİTAN, SUBKUTİKULA, SUBSTANSİYA, SUBTİMPANİK, SUCUKLAŞMAK, SUÇLANDIRMA, SUENDİRMESİ, SUGERDİMESİ, SUKUTUHAYAL, SULANDIRICI, SULANDIRMAK, SULAYABİLME, SULKOPLASTİ, SULTANBEYLİ, SULTANHİSAR, SULTANUŞAĞI, SULUSERPGEN, SULUSIRTLAK, SULUYONCASI, SULUZIRTLAK, SULUZIRTLAN, SUMRUKLAMAK, SUMSAKLAMAK, SUMSUKLAMAK, SUNGURBEYLİ, SUNGURTEKİN, SUNRUKLAMAK, SUNULABİLME, SUOKUGİLLER, Devamını Oku »»
SUBHANALLAH, SUBLİNGUAL, SUBORBİTAL, SUBPAPÜLAR, SUBSPECİES, SUBTİLİSİN, SUBUZAĞISI, SUCALANMAK, SUCUKÇULUK, SUCUKLAŞMA, SUDANOFİLİ, SUGÖTÜRMEZ, SULAKBAHÇE, SULAKÇAYIR, SULANDIRMA, SULHPERVER, SULTANABAT, SULTANDAĞI, SULTANDERE, SULTANHANI, SULTANOĞLU, SULTANTEPE, SULUGAYLAN, SULUGUMBAT, SULULAŞMAK, SULUSEPGİN, SULUSEPKİN, SULUSIKLAM, SULUZIPGIN, SULUZIPLAK, Devamını Oku »»
SUAKACAĞI, SUBCLASİS, SUBFEBRİL, SUBİLGİSİ, SUBJEKTİF, SUBKLASİS, SUBKLİNİK, SUBKRONİK, SUBKÜLTÜR, SUBMUKOZA, SUBÖSTRÜS, SUBREGNUM, SUBTROPİK, SUCULLUĞU, SUÇIKNAĞI, SUÇLANMAK, SUÇSUNMAK, SUÇSUZLUK, SUÇULLUĞU, SUDORİFER, SUFLÖRLÜK, SUGÜNLÜSÜ, SUGÜZLÜĞÜ, SUHULETLE, SUİKASTÇI, SUİSTİMAL, SUKESETEK, SULAKDERE, SULAKYURT, SULARBAŞI, Devamını Oku »»
SUALACAK, SUATILAN, SUBASIĞI, SUBASMAN, SUBATAĞI, SUBAYLIK, SUBEŞİĞİ, SUBFİLUM, SUBGENUS, SUBKUTAN, SUBKUTİS, SUBOĞAZI, SUBOĞUĞU, SUBOTUCU, SUBOYASI, SUBÖREĞİ, SUBSTANS, SUBSTRAT, SUBTİLİN, SUBUĞUSU, SUCTORİA, SUCUHMAH, SUCUKLUK, SUCUKMAK, SUÇATAĞI, SUÇBİLİM, SUÇIKAĞI, SUÇİÇEĞİ, SUÇLAMAK, SUÇLANMA, Devamını Oku »»
SUADİYE, SUAĞASI, SUALÇAN, SUALSİZ, SUAŞMAH, SUBAKUT, SUBASAR, SUBATAN, SUBATUK, SUBİLİM, SUBJEKT, SUBORDO, SUBUTAY, SUCAHLI, SUCIMAK, SUCUALİ, SUCUĞAZ, SUCUKÇU, SUCUKLU, SUCUKÖY, SUCULAR, SUCULUK, SUÇEKEN, SUÇEKER, SUÇEYİN, SUÇIKTI, SUÇLAMA, SUÇURUM, SUÇÜSTÜ, SUDAMEN, Devamını Oku »»
SUALLİ, SUALTI, SUBAĞI, SUBARA, SUBAŞI, SUBEGİ, SUBOYU, SUBRET, SUCAMI, SUCATI, SUÇATI, SUÇSUZ, SUDAŞİ, SUDERE, SUDİYE, SUFLÖR, SUFLÖZ, SUGÖRÜ, SUGÖZE, SUGÖZÜ, SUĞLUK, SUĞMAK, SUĞRAK, SUĞRAN, SUHARA, SUHBET, SUHEYP, SUHTUÇ, SUİZAN, SUKKAM, Devamını Oku »»
SUALP, SUARE, SUAVİ, SUBAK, SUBAT, SUBAY, SUBRA, SUBUN, SUBYE, SUCAK, SUCUK, SUCUL, SUÇLU, SUDAK, SUDAN, SUDOR, SUDUK, SUDUL, SUDUR, SUEVİ, SUFAN, SUFAT, SUFLE, SUFRA, SUĞLA, SUĞLU, SUĞUM, SUĞUR, SUHAT, SUHLI, Devamını Oku »»
SUAL, SUAN, SUAT, SUAY, SUCA, SUCİ, SUCU, SUDA, SUDE, SUDİ, SUDÜ, SUFA, SUFİ, SUKA, SUKU, SULH, SULP, SULU, SUMA, SUME, SUNA, SUNE, SUNİ, SUNU, SUPA, SURA, SURE, SURİ, SUSA, SUST, Devamını Oku »»
SUB, SUÇ, SUK, SUN, SUP, SUR, SUS, SUŞ, SUT, SUV, SUY
SU
SU
Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.
SUÇLANDIRILMAK
Suç yüklendirilmek, itham ettirilmek.
SUPRAPOPÜLASYONU
Bir ekosistemde tüm konaklarda bulunan tek bir parazit türüne ait bireylerin tamamı.
SUSKUNLAŞTIRMA
Suskunlaştırmak işi.
SUBVİTAMİNOZİS
Vitamin yetmezliği.
SUTAVUĞUGİLLER
(Rallidae),iyi bilinen türleridir. Bitki, böcek v.b. yerler.
SULANDIRABİLMEK
Sulandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SUPRAPOPÜLASYON
Belirli bir ekosistemdeki tüm konaklardaki bütün gelişim evrelerindeki tüm bireyleri ifade eden terim.
SUBMETASENTRİK
Sentromerleri kromatid boyutunun orta noktasıyla uçlar arasında bir yerde olan kromozomlar.
SULANDIRABİLME
Sulandırabilmek işi.
SUBENDOKARDİYAL
Endokard altı, endokard altında bulunan.
SUİBRİĞİGİLLER
İki çeneklilerden, otuz kadar bitki türünü içine alan ve örnek bitkisi suibriği olan bir bitki familyası.
SULTANİBUSELİK
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
SULTANÇİFTLİĞİ
İstanbul kenti, Ümraniye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SUBKONJUNKTİVAL
Konjunktiva altı, konjunktiva altında bulunan.
SUSKUNLAŞTIRMAK
Suskun duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde SU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
AÇMA
Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AĞIŞ
Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AGORAFOBİ
Alan korkusu.
AÇELYA
Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ACUZE
Huysuz, yaşlı kadın.
AHENKSİZ
Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.