Kelimeler arşivi içinde; başında "siya" olan, toplam 63 adet kelime bulunmaktadır. siya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu siya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde siya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SİYALOADENİTİS, SİYALOSTENOZİS, SİYALODUKTİTİS, SİYAHLAŞTIRMAK, SİYALOLİTYAZİS, SİYALOLİTOTOMİ
SİYALADENİTİS, SİYALOANGİTİS, SİYAHLAŞTIRMA, SİYANOGENETİK, SİYANOBAKTERİ, SİYANOAKRİLAT
SİYANÜRLEMEK, SİYAHIMTIRAK, SİYASETÇİLİK
SİYANOJENİK, SİYAKUSİBAK, SİYANODERMA, SİYASETNAME, SİYAHLATMAK, SİYAHLAŞMAK, SİYAHLANMAK, SİYANÜRLEME
SİYALİSMUS, SİYAHLATMA, SİYAHLAŞMA, SİYAHLANMA, SİYAHLAMAK
SİYALOGOG, SİYANOTİK, SİYANOJEN, SİYANOZİS, SİYASETÇİ, SİYANÜRİK, SİYALOTİK, SİYALOSEL, SİYALOLİT, SİYALOJEN, SİYASETEN, SİYASİYAT, SİYAHIMSI
SİYAMANG, SİYALORE, SİYAHLIK, SİYAHLAR
SİYASET, SİYAVUŞ, SİYASAL, SİYATİK, SİYANÜR, SİYANÖZ, SİYANOZ, SİYANİT, SİYAKAT
SİYASA, SİYASİ, SİYAHİ
SİYAN, SİYAM, SİYAK, SİYAT, SİYAH
SİYA
SİYA
Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme.
SİYASETÇİLİK
Siyasetçinin işi.
SİYALOLİTOTOMİ
Tükürük bezi veya kanalına kesit yapılarak tükürük taşının çıkarılması.
SİYAHLAŞTIRMA
Siyahlaştırmak işi.
SİYALOLİTYAZİS
Salya taşı oluşumu.
SİYANOGENETİK
Siyanojenik.
SİYANOAKRİLAT
Dokuları yapıştırmada kullanılan sentetik materyal.
SİYALOSTENOZİS
Salya kanalı stenozu.
SİYAHIMTIRAK
Siyahımsı.
SİYALADENİTİS
Tükürük bezi yangısı.
SİYANÜRLEMEK
Siyanürden geçirmek.
SİYANOBAKTERİ
Maviyeşil algler olarak da adlandırılan oksijen üreten fotoototrof prokaryotlar.
SİYALOANGİTİS
Salya kanalı yangısı.
SİYALOADENİTİS
Tükürük bezi yangısı.
SİYAHLAŞTIRMAK
Siyahlaşma işini yaptırmak.
SİYALODUKTİTİS
Stensen kanalı yangısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇOTİRA
Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balık (Balistes capriscus).
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
BATI
Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.
COĞRAFYA
Yeryüzünü fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal yönlerden inceleyen bilim. Bir yeryüzü parçasını, bir bölgeyi, bir ülkeyi belirleyen, niteleyen, fiziksel, ekonomik, beşerî, siyasal gerçekliklerin tümü.
BAĞLANIM
Bağlanma işi. Siyasal veya sosyal konularda yan tutma.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
ASFALT
Siyah renkte şekilsiz bir cins bitüm. Ana maddesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. Bu karışımla kaplanmış.
BONJUR
Günaydın, merhaba. Uzun siyah ceketle, çizgili pantolondan oluşan erkek giysisi.
BAŞSIZLIK
Başı ya da başkanı bulunmama durumu. Siyasi ve idari kurumlardaki çözülme sonucunda devlet denetiminin kalmaması durumu, erksizlik.
ARENA
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AT
Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
AMFİBOL
Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu.
BEYAZ
Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kişi. Beyaz zehir.
BAĞLANTISIZ
Aralarında bağlantı bulunmayan, irtibatsız, rabıtasız, angajmansız. Askerî, siyasi yönden hiçbir bloka bağlı olmayan (ülke), bloksuz.